"Sedat Ergin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sedat Ergin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sedat Ergin

Sedat Ergin: AB'nin tutumu Türkiye'yi nasıl etkiler?

Sedat ERGİN

Refah Partisi 16 Ocak 1998 tarihinde Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldığında, bu karara sert tepki gösteren Batılı çevrelerin başında Avrupa Birliği yer alıyordu. AB'yi, ABD Yönetimi izlemişti.

İngiltere, AB Dönem Başkanı sıfatıyla yaptığı açıklamada, Anayasa Mahkemesi kararının ‘‘Çoğulcu demokrasi ve ifade özgürlüğü açısından endişe verici olduğunu’’ duyurmuştu.

AB komisyonu, ayrı bir açıklamayla kararı aynı gerekçelerle eleştirmişti.

Benzer şekilde, Amerikan Yönetimi de ‘‘Yasal bir partinin kapatılmasının çok partili demokratik düzene olan güveni sarsacağını’’ duyurmuştu.

AB Dönem Başkanlığı, geçen hafta yaptığı bir açıklamada ise Avusturya'daki ırkçı çizgideki Özgürlükçü Parti'nin (FPÖ) hükümete girmesi halinde AB'nin bu ülkeye yaptırım uygulayacağını duyurdu.

Washington'da Beyaz Saray tarafından yapılan bir açıklamada ise ABD'nin AB'nin kaygılarını paylaştığı belirtilerek, FPÖ hükümete katılırsa ‘‘Avusturya ile ilişkilerin gözden geçirilebileceği’’ belirtildi.

* * *

Birinci örnekte, anayasa ve yasaları ihlal ettiği gerekçesiyle bir parti hakkında yüksek mahkeme tarafından hukuk çerçevesi içinde verilmiş bir karar söz konusu. Ancak, bu karar demokrasi açısından endişe verici bulunuyor.

İkinci örnekte ise, düzgün ve adil geçen bir seçimde yasal bir parti sandıktan halkın yüzde 27'sinin oyunu alarak çıkıyor. Ancak, bu partinin demokratik hakkına müdahale ediliyor.

Türkiye örneğinde, yüksek yargının kararını demokrasiye ters düştüğü gerekçesiyle eleştiren AB ve ABD, Avusturya örneğinde meşru bir seçim sonucunu uygulatmamak için yasal bir partinin hakkını askıya alabiliyorlar.

Demokrasi adına bir partinin kapatılmasını eleştiren kuruluşların, yine demokrasi adına demokratik bir seçim sonucunu geçersiz saymaya hakları olabilir mi?

Bu bir çelişki değil midir?

* * *

Soruyu şöyle de yöneltmek mümkün:

Hangisi daha meşru?

Bir ülkenin meşru anayasal düzeni çerçevesinde bir partinin kapatılması mı?

Yoksa, bir başka ülkede anayasal düzen açısından kapatılmasında sakınca görülmeyen bir partinin, mahkeme değil, uluslararası bir kuruluş tarafından yasaklanması mı?

Soruları pekálá çoğaltabiliriz.

Ancak hepsinin yanıtları, adres olarak büyük bir çelişkiye işaret edecektir.

AB ve ABD'nin Türkiye ve Avusturya örneklerinde içine düştükleri çelişki, Türkiye'nin kendi özel koşullarındaki anayasal pratiğinin haklılığını ortaya koymuştur.

Dolayısıyla onlara düşen, şimdi bu açıklamalarını geri almaktır.

X