"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Seçsek de bitse

Sokaklarda seçim kirliliği had safhada.

Her sokakta, caddede kadın/erkek adaylar ya kötü çekilmiş ya da fazla fotoşoplanmış berbat resimleriyle arz-ı endam etmekteler.
Sloganları da dikkat çekici değil, ya sıradan ya agresif.
Kılıçdaroğlu’nun “Sakin Güç”ü en farklı slogandı. Onun da aşırma olduğu ortaya çıktı. Yaratıcı Reklamcılar Platformu pazar günü Taraf’a tam sayfa ilan vererek bu “intihal suçu”nu duyurmuş. Meğer bu slogan ünlü reklamcı Sequela’nın zamanında Mitterrand için kullandığı sloganmış.
Bu kadarı da ayrıntı, boşverrr diyebilirsiniz, doğru.
şahsen bana gına geldi: Bu tantanadan, kargaşadan, projelerin değil “Ben dürüstüm/ hayır len, asıl ben dürüstüm” tartışmasından...
Neyse ki az kaldı bitiyor, nisan geliyor, film festivali de başlıyor şehirde. Sonra yaz, dallar kiraz. Böyle böyle motive oluyoruz işte.

ılk festival filmi notları

ıstanbul Film Festivali demişken, bu yılın programını şöyle bir taradım ve işte ilk taramada “gidilsin” diye not aldığım birkaç film (sonra devamı gelir belki listenin).
1. Mamut (Akbank Galaları’nda yer alan bir film. Daha önce “Yüreğimde Bir Delik” filmini izlediğim Lukas Moodysson’ın yeni filmi.)
2. Il Divo (ıtalyan siyasetçinin hikayesi. 2008 Cannes Jüri özel ödüllü.)
3. Kontes (16. yüzyılda yaşamış meşhur seri katil Elizabeth Bathory’yi anlatan bir film. Julie Delpy hem oynuyor hem yönetiyor. Kaçmaz.)
4. Balık Çocuk (Arjantin Sineması bölümünden öylesine seçtiğim bir film. Konusunda her şey var diye... “Her şey?”, her şey işte: ıntikam, seks, suç...
5. Sebastiane (Asiller, Azizler, Aşıklar bölümünden Derek Jarman’ın ilk filmi. Aynı bölümden Andrey Rublev de favorim, onu da listeye ekle.)

Ev sahipleri arasındaki yeni akım

Siz de duyuyor ya da bizzat tanık oluyorsunuzdur.
Ev sahipleri bu yıl kendiliğinden kiracılarına zam yapmıyor, hatta yüzde20 indirime gidenler bile var.
Kriz dolayısıyla tabii.
Biliyorlar ki şu andaki kiracılarını çıkarsalar, aynı rakama tutulmayacak evleri.
Nitekim “tutulmayan” evleri için ilginç çözümler bulan da var.
En popüler olanı, evlerini evli erkeklere “garsoniyer” olarak kiralayanlar!
“Nasıl yani?” diyene: Emlak sitelerinde hayli yoğunmuş bu uygulama.
ıster günlük, ister haftalık, ister aylık; kaç gün çapkınlık yapmayı planlıyorsa artık adam, ona göre ev sahibiyle anlaşıp kira bedelini ödüyormuş. Ve genelde (haliyle) eşyalı evler rağbet görüyormuş.

Ortaçgil-Gülben Ergen buluşması kolay olmadı

Malum, haberi bolca çıktı. Gülben Ergen nisanda çıkacak yeni albümünde Bülent Ortaçgil’in eski bir şarkısını da yorumluyor.
Ortaçgil’in şarkısını almak (“Bu Su Hiç Durmaz”) Ergen için pek kolay olmamış.
Önce telefonla aramış Gülben Hanım, Ortaçgil’i.
Ancak Bülent Bey kendisini tanımayınca kendini tanıtmış, yaptıklarından bahsetmiş.
Sonra da evine gidip uzun uzun yeni albümün içeriğini, nasıl bir sound’a sahip olacağını anlatmış.
Bülent Ortaçgil ikna olmuş, ama şarkısının yeni düzenlemesini dinledikten sonra onay vereceğini belirtmiş (eh bu da bir duayenin en büyük hakkı).
Nihayet düzenlemeyi beğenince Ortaçgil, şarkı Ergen’in albümüne girebilmiş.

Savoy’daki Sezen Aksu-Fatih Akın buluşması

Cihangir’deki Savoy Pastanesi’ni, oranın nefis kahvaltı tabağını, hızlı servisini bilen bilir.
Savoy Balıkçısı ise herhalde açılalı üç yıl filan oldu. Kendi halinde, mütevazı bir mekandır. Yani Savoy’un pastanesi kadar popüler değildir.
Oysa yakın zamanda bu mekan daha çok parlayacak gibi.
Çünkü hafta sonu Sezen Aksu ve Fatih Akın’ın da olduğu kalabalık bir masa Savoy Balıkçısı’ndaydı.

X