Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Seçmenin ikinci tercihinde çok ilginç sonuçlar

Muharrem SARIKAYA

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, bir süredir seçimlerin iki turlu yapılbması için ısrar ediyor. Hatta, hiç değilse yerel seçimlerin iki turlu olması arzusunu dile getiriyor ve ‘‘son kez uyarıyorum’’ diyor.

Cumhurbaşkanı'nı bu çağrıyı yapmaya iten faktör ise eline ulaşan son kamuoyu yoklamaları.

Aslında birçok partinin yaptırdığı kamuoyu yoklamaları da Demirel'in elinde olandan farklı değil.

ANAP'ın etkin isimlerinden biri, dün şunları söylüyor:

‘‘Cumhurbaşkanı haklı bir uyarıda bulunuyor. Çünkü seçim sonrası üçlüden aşağı koalisyon çıkmıyor. Hatta dörtlü koalisyona gidiyor...’’

* * *

Bu iddiasını güçlendirmek için de, oy oranları yerine, hesabını 550 milletvekilinin dağılımı üzerine yapmayı yeğliyor.

Kamuoyu yoklamaları MHP'nin Türkiye barajını aştığını gösteriyor.

Bu durumda, TBMM'de temsil edilecek parti sayısı altıyı buluyor.

Bir parti barajı geçtiği anda, 55-60 arası milletvekilini garantiliyor.

Barajın biraz üzerinde seyreden iki parti, CHP ve MHP'nin bu durumda çıkaracakları milletvekili sayısı 120 civarında gözüküyor.

TBMM'deki 550 milletvekilinden 120 düşüldüğünde geriye 430 sandalye kalıyor.

FP'nin çıkaracağı sandalye sayısı 130 olarak hesaplanıyor.

Bu durumda geriye kalan 300 sandalyeyi, ANAP, DYP ve DSP'nin paylaşması gerekiyor.

Diğer bir anlatımla, hükümetin sağlıklı olarak kurulması için gereken 276 sayısı ancak üç partinin koalisyonu ile olası hale geliyor.

Bu üç partinin bir araya gelememesi halinde ise, bir koalisyon için ihtiyaç duyulan parti sayısı bir anda dörde, hatta beşe çıkabiliyor.

Bu da beraberinde bugünkünden daha karmaşık ve sorunlu bir siyasi tabloyu ortaya çıkarıyor.

İşte bundan dolayı Demirel, seçimlerin iki turlu yapılması arzusunu ‘‘Son kez uyarıyorum’’ diye dile getirme gereği duyuyor.

* * *

Güncel soru ise şu: ANAP-DYP-DSP'den hangisi önde gidiyor?

Kamuoyu yoklaması yapanlara göre, aslında şu an için hiçbiri diğerine açık fark sağlamış değil.

Ancak seçmenin ikinci parti tercihine bakıldığında, kimin öne fırlayabileceğinin ipuçları gözüküyor.

FP'li seçmenin ikinci parti tercihi DYP ve MHP arasında eşit paylaşılıyor.

DYP'li seçmenin ikinci parti tercihi de buna paralel olarak yine FP ve MHP arasında eşit dağılım gösteriyor.

Ancak ilgiçtir, MHP seçmeni aynı eksende bulunmuyor.

MHP'li seçmenin ikinci tercihi DSP çıkıyor.

CHP'li seçmenin ikinci parti tercihi ANAP oluyor.

Buna karşılık ANAP'lı seçmen ikinci parti olarak DSP'yi tercih ediyor.

DSP'li seçmenin ikinci parti tercihi ise ANAP...

* * *

Bu durumda bugün adayların akınından da anlaşılacağı gibi şu an için teveccüh DSP'den yana gözüküyor.

CHP Parti Meclisi üyesi, DİSK Başkanı Rıdvan Budak'tan, Bağımsız İzmir Milletvekili Adalet eski Bakanı Hasan Denizkurdu'na kadar birçok ismin adaylık için DSP'den yana eğilimi de bunun bir işareti olarak yorumlanıyor.

DSP, seçimde bugünkü yönelimin ortaya koyduğu başarı ivmesini yakalayabilecek mi?

Bunun için söylenen tek şey var; hükümetteki performansının ne olacağı.

Özellikle iç ve dış borç ödemeleri ve toplu sözleşme sıkıntılarıyla geçecek üç aylık bu dönemden DSP yıpranmadan çıkabilecek mi?

DSP'nin bu dönemde iyi bir performans çıkarması diğer partilerin hesaplarını gözden geçirtecek.

Ancak, en küçük bir tökezleme de DSP'nin hesabını altüst edecek...



X