Gündem Haberleri

    Seçimlerdeki denge oyunları AB'ye zarar veriyor

    Financial Times
    18.11.2009 - 00:31 | Son Güncelleme:

    Financial Times gazetesinde yayımlanan başyazıda Avrupa Birliği (AB) için başkan arayışındaki denge çabasının listeyi daralttığı ve etkili isimlerin oyunun dışında kalmasına sebep olduğu belirtildi.

    Makalede AB’nin bugün devletler üstü dev bir devlet olmadığına, yakın gelecekte de olmayacağına vurgu yapılarak dolayısıyla başkanlar üstü bir başkan aramanın da gereksiz olduğu hatırlatıldı.                                

     

    Başyazıda “Avrupa Birliği’nin asıl ihtiyaç duyduğu şey ajandayı koordine edecek, anlaşmaların güçlendirilmesi için gerektiğinde ülkeleri zorlayabilecek ve AB’nin görüşünü dünya çapında sözcülüğünü yapabilecek birisi” yorumu yapıldı.                                           

     

    Makalede ayrıca aynı durumun dışişleri bakanlığı görevi için de geçerli olduğu belirtilerek 27 ülkenin ortak dış politikasını müzakere edip yönetebilecek, stratejik görüş sahibi bir diplomata ihtiyaç duyulduğu savunuldu.

                                                              

    AB liderleri bu hafta yapacakları toplantıda Avrupa Birliği Konseyi için bir “başkan” ve diplomatik olarak güçlü bir “yüksek temsilci” seçecekler.                                  

                          

    Bu iki görev AB’nin önümüzdeki yıllarda güçlü bir küresel lider olarak konumunu sağlamlaştırmak açısından çok önemli. Seçilecek kişilerin birlikte uyum içinde çalışabilmeleri, en üstün ve en yetenekli adaylar olmaları gerekiyor.

                              

    BARROSO'YU DENGELEMELİ

    AB’nin önde gelen isimleri başkanın bugün görevde olan ya da geçmişte görev yapmış ve merkez sağ görüşleriyle bilinen bir devlet başkanı, yüksek temsilcinin ise merkez sol siyasetin içinden gelmesi gerektiğini savunuyor.

     

    Avrupa Komisyonu’na başkan yardımcılığı yapacak olan bu kişinin Komisyon’un merkez sağ görüşlü başkanı Jose Manuel Barroso’yu dengeleyecek biri olması gerektiği ifade ediliyor. Ancak başyazıda böyle yazısız kuralların AB’nin seçeneklerini sınırladığı belirtildi.

     

    Her iki görev için de böyle ön koşullar getirilmesi bazı önemli adayları yarışın dışında bırakıyor. Zira Avrupa’da merkez sol son seçimlerin ardından ağır yaralar aldı.

     

    Yüksek temsilci görevi için en iyi iki aday olan Lord Patten (Avrupa Komisyonu eski Dış İlişkiler Sorumlusu) ve Carl Bildt (İsveç Dışişleri Bakanı) merkez sağ partilerden geliyor. Ancak yukarıda bahsedilen koşullardan ötürü bu iki isim adaylık için düşünülmüyor.

     

    YENİ İSİMLER DE DÜŞÜNÜLMELİ

    Başkanlık konusunda da aynı sıkıntılar yaşanıyor. En önde gelen aday olan Tony Blair hem solcu İşçi Partisi’nden geliyor, hem de solun içinde sevilmiyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel ideal bir isim olmakla birlikte seçimlere katılmıyor.

     

    Adaylar içinden en çok Belçika Başbakanı Herman von Rompuy destek görüyor çünkü siyasi arenada düşman sayısı en az olan adayın von Rompuy olduğu biliniyor.

     

    Başyazıda ayrıca Fransa Maliye Bakanı Christine Lagarde, Letonya’nın eski Cumhurbaşkanı Vaira Vike-Freiberga ve Dünya Ticaret Örgütü Genel Direktörü Pascal Lamy’nin de resmin içine dahil edilmesi gerektiği savunuldu. Ancak bu yazısız kurallar yüzünden bu kişiler oyuna alınmıyor.

     

    Bu tür kendi kendini engelleme hamleleri, en çok AB’ye zarar veriyor.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı