Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Seçim sonrası olası iktisadi eğilimler (2)

SEÇİM sonuçlarıyla ilgili olumlu havanın iç talep büyümesine bir ivme kazandırması bekleniyor. İç talepteki büyümenin diğer makro ekonomik büyüklüklere çeşitli etkileri olacaktır.

İleriye dönük olası gelişmeleri belirleyecek bir diğer unsur seçimler nedeniyle bozulma eğilimine giren kamu finansman dengesinin ne boyutta ve ne denli hızlı düzeltileceğidir. Seçim döneminde bozulan kamu finansman dengesi önümüzdeki dönemde iç talep büyümesine katkı yaparken, kamu finansman dengesinin hızla düzeltilmesi iç talep büyümesindeki ivmeye, sınırlı da olsa, frenleyici bir etki yapabilecektir.

DIŞ AÇIKLAR

Ekonomik birimlerin ertelenmiş yatırım ve tüketim kararlarının devreye girmesiyle ithalat talebinde artış beklenmelidir
. Dolayısıyla, önümüzdeki aylarda dış ticaret açığının artma eğilimine girmesi şaşırtıcı olmayacaktır. Aynı paralelde, cari işlemler açığı da artacaktır. Turizm gelirlerinde beklenenin üzerinde bir artış cari işlemler açığındaki artışı biraz sınırlayabilir.

2006 yılının ortasından bugüne kadar özel kesimin tasarruf dengesinde bir düzelme, kamu kesiminin tasarruf dengesinde ise bir bozulma söz konusuydu. Büyük ölçüde bu iki farklı eğilim birbirini dengeledi ve cari işlemler açığı yıllık bazda 31 milyar dolar civarında bir istikrara kavuştu. Önümüzdeki dönemde, özel kesimin tasarruf dengesinin yeniden bir bozulma eğilimi içine girmesi beklenmelidir. Kamu kesimi tasarruf dengesi düzelmeye başlasa da, ekonomideki toplam tasarruf dengesinin bozulması söz konusu olacaktır. Dolayısıyla, cari işlemler açığının (dışarıdan ithal edilen tasarruflar) artması yönünde ekonomide bir talep doğacaktır.

Bu aşamada, cari işlemler açığını düşürmek ya da artmasını önlemeye yönelik politika seçenekleri çok gerçekçi görünmemektedir. Kamu kesimi tasarruflarını artırmaya yönelik olarak bütçe harcamalarını kısmak (bu alanda önemli katılıklar söz konusudur) bu anlamda yeterli olamayacaktır. Ertelenmekte olan kamu kesimi fiyat ayarlamalarının çok hızlı bir biçimde devreye sokulması ise enflasyon görünümünü bozacaktır. Kamu kesiminde fiyat ayarlamaları yapılsa dahi, bu ayarlamalar belli bir süreye yayılacaktır. Zaten, öyle de olmalıdır.

FİNANSMAN KALİTESİ

Cari işlemler açığının
geldiği ve önümüzdeki dönemde gelebileceği boyut Türkiye ekonomisinin en kırılgan alanlarından biri olmaya devam edecektir. Sorunun kalıcı çözümü kısa dönemde gerçekçi olmadığına göre, dikkat edilmesi gereken konu kısa dönemde cari işlemler açığının finansmanının kalitesidir. Açığın finansmanının kalitesini artırılmasına yönelik olarak ekonomi politikalarına güven ve göreli ekonomik istikrar önemli olmaktadır.

Enflasyon hedefi ciddiye alınıp "fiyat istikrarı odaklı" para politikasından ödün verilmemelidir. Özelleştirmeler devam etmelidir. Gündemdeki yapısal reformlar geciktirilmeden devreye sokulmalıdır. Avrupa Birliği ve IMF ile ilişkilerin bu alanda çok önemli "çapa" görevi gördükleri unutulmamalıdır. O şartlarda, cari işlemler açığının çok önemli bir bölümünün doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile finanse edilmesi mümkün olabilecektir.

Bu arada, uluslararası piyasalarda gelişmekte olan ülkelere yönelik risk iştahının kaçmaması içinde duacı olmak gerekiyor. Çünkü, bu aşamada, Türkiye ekonomisindeki kırılganlıkları kısa dönemde giderip "yumuşak iniş" yapma olanağı kalmamıştır.
X