Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Seçim sonrası hükümetin ekonomi gündemi

Aylardır süren seçim tartışmaları, Pazar gecesi sonuçların belli olmasıyla noktalandı. Cumhuriyet tarihinin en büyük seçim başarılarından birine imza atan AKP, deyim yerindeyse sildi süpürdü…

Yeni dönemde, hükümetin ekonomi gündemi de çok yoğun olacak.

 

İŞSİZLİK, CARİ AÇIK VE KAYITDIŞI

Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri olan “işsizlik”, önümüzdeki dönemde de sorun olmaya devam edecek. Son beş yılda yakalanan ortalama yüzde 7’lik büyüme bile, işsizlikte maalesef ciddi bir azalma yaratmadı.

2006’da 20 milyar dolar olan, 2007’nin ilk yarısında 10 milyar doları aşan doğrudan yabancı sermaye yatırımları, daha çok hazır tesislerin alınması şeklinde olduğu için, ilave istihdam çok az oldu. Şu anda yüzde 9.8 olarak açıklanan işsizlik oranına, Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) İş-Kur’a başvurmayanları ve mevsimlik çalışanları dahil etmiyor. Bunlar da dahil edildiğinde, gerçek işsizlik oranı yüzde 19’a ulaşıyor.

Ekonomiyle ilgilenen herkesin sorun olarak kabul ettiği cari açık, 2006 yılında 32 milyar dolar civarında idi. 2007’de de bu civarda bir cari açık tahmin ediliyor. Bu açık şimdilik “yabancı sermaye” ve “sıcak para (emanet para)” ile finanse ediliyor. Önümüzdeki dönemde ekonominin gündemini sürekli işgal edecek olan yüksek cari açık konusunda, ciddi önlemler alınması gerekiyor.

Oranı Başbakan tarafından yüzde 50 olarak açıklanan kayıtdışı ekonomi, yıllardır devam eden ve çözümlenemeyen bir sorun. Oranı yüzde 47 olarak ifade edilen kayıtdışı istihdam da bu olayın bir başka boyutu. Hükümetin açıkladığı yüzde 5 işveren sigorta primi hissesi indirimi ve asgari geçim indiriminin 2008’de devreye girmesi, istihdam üzerindeki yükü yaklaşık, yüzde 10 azaltabilecek. İstihdam üzerindeki yüklerin azalması, kayıtdışı istihdam ve işsizliğin önlenmesi bakımından, son derece önemli. Bu indirim, acilen gündeme alınmalı.

DIŞ AÇIK VE BORÇLAR

Dövizin aşırı ucuzlaması, bir yandan enflasyonu düşürürken diğer yandan da ithalata dayalı bir büyüme süreci yaşattı. Bu da 2006 yılı dış ticaret açığını 53 milyar dolara tırmandırdı. Seçim sonrası ortaya çıkan tablo nedeniyle, döviz düşmeye devam ediyor. Bu da ithalatı biraz daha artıracak “dış ticaret açığı” biraz daha büyüyecek. Bu da seçim sonrası ekonominin gündemindeki önemli sorunlardan biri olacak.

Türkiye’nin son 4,5 yılda 222 milyar dolardan 410 milyar dolara çıkan toplam borcunun, 126 milyar doları özel sektörün dış borcu. Son 4,5 yılda 44 milyar dolardan 126 milyar dolara çıkan bu borca “Efendim, borcun 126 milyar doları özel sektörün, bu bizi ilgilendirmez” demek mümkün değil. Aynı gemideyiz, bu sorunu ciddi bir şekilde, ekonominin gündemine almak gerekiyor.

VERGİLER

Dolaylı vergilerin oranı, yüzde 70’e çıkmış durumda. Özellikle telefondaki iletişim vergisi ile alkollü içki ve akaryakıttaki ÖTV’nin gözden geçirilmesi gerekiyor.

Bu arada, ücretlilerin vergi tarifesinin 5 puan aşağı çekilmesi, istihdam üzerindeki yükü ciddi şekilde azaltabilecek. Bunlar yapılırken, vergi tabanını genişletmeye yönelik bazı düzenlemeler yapılması, ortaya çıkabilecek vergi kaybını önleyebilir.

DİĞERLERİ

Önümüzdeki dönemde Özelleştirmeler (PETKİM, enerji dağıtımı, TEKEL, Milli Piyango İdaresi, Karayollarının 2 Boğaz Köprüsü ve 6 otoyolu, Halk Bankası ve Türkiye Şeker Fabrikaları), Sosyal Güvenlik Yasası, Market Yasası, Gelir Vergisi ve Vergi Usul Yasası, IMF ile yapılan ve 2008’de süresi dolan “stand-by anlaşması” seçim sonrasında, hükümetin ekonomi gündemini oluşturacak önemli konular arasında yer alıyor.

Türkiye’nin, seçim sonrası, ekonominin temel sorunlarını kavrayan ve bir yandan istihdam yaratmayı ve büyümeyi teşvik eden diğer yandan da sıkı para ve maliye politikalarından ödün vermeyen, yeni bir ekonomik program hazırlaması ve ithalat yerine ihracata dayalı bir büyümeyi hedeflemesi gerekiyor.

X