Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Seçim senaryoları

Muharrem SARIKAYA

CHP lideri Deniz Baykal'ın, ‘seçim tarihinin deklaresi’ şartıyla hükümete destek verebileceğini açıklamasının ardından, ANAP'ta iki gündür seçime dönük senaryolar üretiliyor.

Bu senaryolara bakıldığında ise seçimin zamanı konusunda ANAP'ta ortak bir kanaatin olmadığı görülüyor.

ANAP da koalisyon ortakları DTP ve DSP gibi, ‘‘seçim tarihinin önceden açıklanmasına’’ karşı.

Ortaya konulan gerekçe ise açık:

‘‘Seçim tarihi deklare edildiği andan itibaren, parlamento da, hükümet de tıkanır. Bürokrasi kilitlenir. Meclis'te de her milletvekili bir genel başkan haline gelir, kullanacağı her oy için bir talepte bulunur.’’

Bununla birlikte ‘‘seçimin zamanı’’ konusunda üretilen senaryolar ise şöyle:

1- KASIM'A KADAR Devlet Bakanı Eyüp Aşık'ın başını çektiği, bazı milletvekillerinin de destek verdiği bu senaryonun uygulanmasını isteyenler, kasımda seçimi hedefliyor. Çankaya'dan da gelen taleplere dikkat çekilerek, seçimin kaçınılmaz olduğu, başka bir hükümetle gitmek yerine, Anasol-D ile gidilmesinin yararlı olacağı vurgulanıyor.

Hükümetin kasımda seçim kararı alması halinde Baykal'ın, mevcut hükümet ile seçime gidilmesi konusunda ikna edileceğine inanılıyor.

2- YENİ BİR HÜKÜMET Bu senaryonun sahiplerinin odaklandığı tarih de kasım... Hükümetin kasıma kadar devam etmesi, ancak daha sonra da bir seçim hükümeti kurulmasını hedefliyorlar. Bu senaryonun uygulanmasını arzulayanların seçim için koydukları tarih ise mart veya mayıs. 1999 baharında yerel seçimler ile genel seçimlerin bir arada yapılmasının yararına inanıyorlar.

3- BU YIL SEÇİM OLMAZ ANAP'ta Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Taşar, Orman Bakanı Ersin Taranoğlu'nun açıkça dile getirdiği ve birçok bakanın destek verdiği bu senaryoya göre ‘‘bu yıl kesinlikle seçim yok...’’

Bu bakanlar, Baykal'ın çıkışının hükümete fazla bir etki etmeyeceği görüşünü taşıyor. Hatta çok yakın bir gelecekte yapılacak seçimin, Baykal açısından da olumlu sonuçlanmayacağı belirtiliyor.

Baykal'ın çıkışının gerisinde yatan nedeni ise ‘‘CHP'nin mayıstaki büyük kurultayına’’ bağlıyorlar ve şu dikkat çekici yorumda bulunuyorlar:

‘‘İl kongrelerinde bu kadar olay çıkıyorsa, büyük kongrede bu daha da büyük olur. Baykal bu nedenle mayısta yapılacak büyük kongre öncesi, teşkilat ve milletvekilleri üzerinde seçim baskısı yaratmak istiyor.’’

Bu grupta yer alanların, seçimin bu yıl olmayacağına dönük diğer bir dayanakları ise Yüksek Seçim Kurulu ve Anayasa Mahkemesi.

Özellikle yurtdışındaki Türk vatandaşlarının oy kullanmalarına ilişkin yasanın çıkmadığına dikkat çekiliyor. Gurbetçi seçmen kütüklerinin hazırlanması için de en az 6 aya ihtiyaç olduğu belirtiliyor.

Yurtdışındaki Türk vatandaşlarının oy kullanmaları sağlanmadan gidilecek bir seçimin de Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edileceği vurgulanıyor.

Bütün bunlara karşın, Baykal'ın ‘‘İsteğimi yerine getirmediniz, desteğimi çekiyorum’’ demesi halinde ne olacağı sorusu ise şu ilginç yanıtı buluyor:

‘‘O zamana kadar Çiller'in durumu netleşir ve DYP'den destek bulunur.’’

Hatta ANAP'ta, malvarlığından yeniden aklanması halinde Çiller ile ‘‘el sıkışıp birlikte yola devam’’ etme planı bile yapılıyor.

ANAP'ta yazılan senaryolar böyle olmakla birlikte, tümünün finali aynı cümleyle bitiyor:

‘‘Her şey iki ay sonra netleşir...’’













X