Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Seçim olacak

    Hürriyet Haber
    19.03.1999 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Cumhurbaşkanı Demirel ‘‘İşin doğrusu 18 Nisan'da seçimlerin yapılmasıdır’’ dedi. Demirel, Orgeneral Kıvrıkoğlu'nun açıklaması için de, ‘‘Soru sorulduğunda ‘ağzım dikili mi' desin? Rejimin üzerine asker gölgesi gibi bir şey çıkarmayın’’ diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, küskün milletvekillerinin girişimiyle başlayan ‘‘Seçim ertelenecek mi?’’ tartışmalarına son noktayı koydu. Çankaya Köşkü’ndeki kabullerinden sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Demirel, salondan ayrılırken, arkasına dönmeden ‘‘18 Nisan'da seçim yapılacak’’ dedi. Demirel’in gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

    ŞAŞILACAK ŞEY YOK

    24 Şubat'ta listeler belli olduktan sonra, bir kısım milletvekilleri -ki küskünler diye literatüre de girmişlerdir- ve bir siyasi parti -daha çok öyle görünüyor- Meclis'i toplantıya çağırmışlardır. Bunda şaşılacak hiçbir şey yoktur. 110 kişi biraraya gelirse Meclis'i toplantıya çağırır. 184 olunca da Meclis açılır.

    ERTELEME ÖNERGESİ

    Henüz erken seçim için alınmış kararın kaldırılması, seçimlerin 18 Nisan'da değil de, başka bir zamanda yapılması hakkında şu ana kadar verilmiş bir önerge de yoktur. Olabilir de. Olursa bu önerge 30 Temmuz 1998'deki önerge gibi mualemeye tabi olur. O önerge komisyondan geçmiştir. Komisyondan geçer, Meclis'in Genel Kurulu'na gelir. Bir de seçimlerin nasıl yapılacağını tanzim eden 31 Temmuz 1998'de Resmi Gazete'de çıkan kanun var. Öyle de bir kanun lazımdır. Eğer bütün bunlar 18 Nisan'a kadar usulüne, Meclis zeminindeki şartlara ve içtüzüğe göre yapılabilirse, o zaman yeni bir durum çıkar ortaya. Bütün bunlar yapılamazsa seçim gelir geçer.

    DOĞRUSU 18 NİSAN

    18 Nisan'da seçimin yapılmasına mani olarak Türkiye'de parlamentoyu açık tutmak, çalıştırmak Türkiye'nin yararına olmaz. Çünkü parlamento zaten küskünler yokken çalışmakta sıkıntıdaydı. Bölünmüş bir parlamento idi. Bu durumu ile yeniden bölünmüştür. Doğrusu parlamentonun 18 Nisan'da milletin hür iradesiyle yenilenmesidir. Yani 18 Nisan'da seçimlerin yapılmasıdır.

    KÜSKÜNLER MEŞRUDUR

    Ben siyasi partilerin üstündeyim. Parlamentoda başlayan bu hareket eğer içtüzüğe ve kanunlara uygun şekilde devam ederse zemin de meşrudur, hareket de meşrudur. Ama bu çizgide kalmak şartıyla. Ama bundan memnun olmayanlar vardır. Peki bu hareket başarıya ulaşırsa? 18 Nisan'da yapılacak seçimlerin ertelenmesi gibi bir durum hasıl olursa ne olur? Dünyanın sonu olmaz. Ben bunu dedim diye, seçimlerin ertelenmesine taraftarıymışım gibi birtakım spekülasyonlar yapıldı.

    18 NİSAN DİYENLER NEREDE?

    25 Kasım'da 55. hükümet düştüğü zaman yeni hükümet kurulmasına geçildiği vakit, yaptığım istişarelerde siyasi partilere herşeyi düşünüp taşınmaları ve atacakları adımın sonunu getirmeleri lazım geldiğini ifade ettim. Hiçkimse seçimin 18 Nisan sonrasına bırakılmasına taraftar olmadı. Şimdi 18 Nisan'da seçimler yapılacaktır diyenler nerede?

    RAYDAN ÇIKARMAK

    Birisi gelip rayına oturmuş seçim çalışmaları giderken bu treni raydan çıkarmaya çalışıyorsa, treni rayda tutmak için ‘Hayır, sen bunu yapamazsın’ diyecektir. Bir de onların sadece konuşmak yerine kuvvetlerini oraya koymaları lazım. 9 ay evvel Türkiye'de seçim ilanı yapıldı. O zaman da söyledik. ‘Bu kadar erken seçim ilanı yapmayın, devleti felç edersiniz.’ Devletin çalışmaları ağırlaşmıştır.

    ÇOĞUNLUKLA HERŞEY BİTMEZ

    Parlamentonun itibarı üzerinde yeni tartışmaların meydana gelmesine kimse meydan vermemeli. Parlamentodan olgunluk beklediğimi daha önce de söyledim. Parlamentonun iradesi herşeyin üstündedir ama Türkiye Cumhuriyeti'nin organlarının hepsinin yeri Anayasa'da tayin edilmiştir. Parlamentoda çoğunluk sağladığınız zaman herşey bitmiyor. Vatandaşlarıma şunu söylüyorum: Telaş edecek bir şey yok. Parlamento kendi zemininde birtakım çalışmaları sürdürmeye çalışıyor. Meşruiyet içinde kalındığı sürece hiçkimse rahatsız olmasın. Meşruiyetin dışına çıkılması gibi bir durumu da görmüyorum.

    GENSORU TELAŞ YARATMASIN

    Bir defa hükümet düştü mü yani? Böyle zamanlarda 3 gün, 5 gün, 15 gün sonrası konuşulamaz. Bugün ne varsa o konuşulur. Gensoru verilmesi hükümet düştü anlamına gelmez. Gensoru başarısızlığa uğrarsa bu mesele biter. Başarıya uğrar, yeni hükümet arayışları başlar. Yeniden kural konmasına falan da gerek yok. Ben bu kuralları olduğu gibi uygularım.

    ASKERİ İŞE SOKMAYIN

    Askeri falan da kimse işin içine sokmasın. Genelkurmay Başkanı fikrini söylemiş. Hemen bunu ‘Asker ültimatom verdi’ haline getirmenin manası yok.

    312 MESELESİ

    TCK'nın 312.maddesi değiştirilsin diyenler olduğu gibi değiştirilmesin diyenler de var. Sayın Genelkurmay Başkanı'nın söylediği de ‘Bugünkü ortamda değiştirilmesi doğru olmaz.’ Bunu söylüyor. Bunun heyecan uyandıracak bir tarafı yok. Türkiye neyle uğraşıyor? Daha 3-4 gün evvel 13 vatandaşımızın cayır cayır yanmasının sebebi budur.

    AĞZI DİKİLİ Mİ?

    Genelkurmay Başkanı'na bir soru sorulduğu zaman ‘Benim ağzım dikili mi?’ desin. Genelkurmay Başkanı ‘312.maddenin çıkarılmasının Türkiye’ye iyi olmayacağını düşünüyoruz' derse Türkiye'deki demokrasi asker gölgesi altında mı olur? herkes bu kadar laf ediyor kimse birşey demiyor da veya ‘Biz seçimlerin yapılmasını istiyoruz’ derse ‘Vay efendim, asker gölgesi işin içine girdi’ mi olacak?



    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı