Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Seçim kaosu Irak'ta şiddeti yeniden tetikleyebilir

    Reuters
    28.11.2009 - 00:23 | Son Güncelleme: 28.11.2009 - 14:36

    Irak’ın yılan hikayesine dönen seçim yasası üzerindeki politik mücadelenin derin mezhep ayrılıklarını gün yüzüne çıkardığı gibi, yeni çatışmalar yaratmasından endişe ediliyor.

    Ülkede çoğunluğu oluşturan Şiiler, azınlıktaki Kürtlerin ve sayıları az olmasına rağmen bir dönem iktidar gücünü elinde tutan Sünniler, parlamentodaki koltuk sayıları üzerindeki ciddi görüş ayrılıkları yaşıyor.

                       

    Reuters haber ajansında yayımlanan bir analizde, söz konusu görüş ayrılıkları, Ocak’ta yapılması planlanan seçimlerde durumun hassasiyetini gözler önüne seriyor.                                   

    Bu seçim, ABD güçlerinin geri çekilme süreci başladığında ülkenin nasıl yönetileceği konusunda da belirleyici olacak.

    Cumhurbaşkanı’nın Sünni-Arap Yardımcısı Tarık El-Haşimi’nin seçim yasasını veto etmesi birçokları tarafından Şii ve Kürt milletvekillerinin Sünnilerin politik gücünü kısıtlamak için yaptıkları yasal düzenlemeye bir misilleme olarak görülüyor.            

    Reuters, veto kararının uzun dönemli sonuçlarının olabileceği yorumunu yaptı. Ajansa konuşan IHS Global Insight analisti Gala Riani, “Seçim yasası kaosu Irak’ta siyasi ortamla ilgili olumsuzluk sinyaller veriyor” dedi.

    Riani ayrıca, “Mezhep, din ve etnik gruplar arasında kökleri derin bir tarihsel güvensizliğe dayanan bölünmenin boyutlarını ve derinliğini bir kez daha gözler önüne seriyor” diye konuştu.

    Analizde, ertelenmesi beklenen seçimlerin, 2003’teki ABD işgali ile başlayan tarihinin en kötü mezhep çatışmasından kurtulmaya çalışan ve başta petrol şirketleri olmak üzere uluslar arası yatırımcıları çekmeye çalışan Irak için bir dönüm noktası olduğu belirtildi.

    Sünni isyancıların ve diğer şiddet yanlısı grupların bombalı saldırıları sıklıkla devam ediyor olsa da şiddet olaylarında işgalin başladığı döneme kıyasla ciddi bir düşüş görülüyor.

    Güvenlik durumunda yaşanan bu iyileşme, 31 Aralık 2011 tarihinde tamamen geri çekilmiş olmayı amaçlayan ABD’nin Ağustos 2010’dan itibaren muharip operasyonlarını bitirmeye karar vermesine neden oldu.

    Bu durum aynı zamanda, Şii önderliğindeki hükümetin başta İngiliz BP olmak üzere petrol şirketleri ile milyar dolarlık anlaşmalar imzalamasına fırsat verdi. Ancak güvenlik durumunda elde edilen bu iyileşmenin tersine dönebileceği ve yeniden şiddet olaylarının artabileceği yönünde gelebilecek sinyaller, bu yatırım anlaşmalarını da olumsuz etkileyecek.

    “VAR OLAN ÖNEM”

    Analize göre, Batılı diplomatlar, Iraklı Sünnilerin Saddam Hüseyin’in devrilmesinin ardından politik nüfuzlarını kaybetmelerinden dolayı hissettikleri içerlemeyi abartılı görmenin zor olduğunu düşünüyor.

    Bu nedenle de Şii hükümetin, Sünnilerin siyasette veya Irak’ın geleceğinin belirlenmesinde söz haklarını elinden almaya niyetlendiğini gösterecek herhangi bir sinyalin Sünni grupların yeniden silaha sarılmasına neden olabileceği ifade ediliyor.

    Riana, “Irak’ın demokratik deneyinde gelinen noktada, her bir önemli yasa, gruplar tarafından var oluşsal önemde görülüyor. Bu yüzden politik kayıpların da genelde sürekli ve geri döndürülemez olduğu düşünülüyor” dedi.

    Ekonomi tarafında ise yaşanan kavgaların ileride tekrar çatışmaları tetiklemesi ve dünyanın en büyük üçüncü petrol rezervi olan Irak’a yatırım yapmanın karşılığında yüksek riskle karşı karşıya kalınması yatırımcılar için en önemli sorun olarak görülüyor.

    Aberdeen Asset Managers Ltd şirketi portföy yöneticisi Edwin Gutierrez, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Kimsenin yapılacak seçimlerin iyi ve sorunsuz yaşanacağına dair illüzyonlar gördüğünü zannetmiyorum” diyerek seçimlere yönelik karamsarlığını ortaya koydu.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı