Ege Haberleri

EGE

    SEÇİLEN ADAYIN etrafında kilitlenin

    Banu ŞEN / HÜRRİYET
    28.09.2013 - 01:17 | Son Güncelleme: 27.09.2013 - 17:03

    ANKARA’da Hürriyet EGE’nin sorularını yanıtlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, röportajın ikinci bölümünde ise İzmir ve örgüte bir dizi mesaj verdi:

    Son zamanlarda İzmir’e üst üste geldiniz... Yakında yine bir İzmir programınız var mı?
    - Evet, bu aralar çok sık İzmir’e geldim. Daha da geleceğim. Belediyeler de çok arzu ediyorlar. Aziz Bey’in iki büyük projesi olacak. Biri Körfez’le ilgili... Oradaki çamurları çıkarıp başka bir ürüne dönüştürüyor. Körfez’i yaşanabilir bir hale getiriyor. Temel atma törenine gelip, işlemler nasıl oluyor inceleyeceğiz.

    İzmir’in önemini sık sık vurguluyorsunuz. Türkiye siyasetinde İzmir’in yerini değerlendirir misiniz...
    - İzmir ilk ve son kurşunun atıldığı yerdir. Yani ulusal direnişin başladığı ve nihai zaferin mührünün vurulduğu şehrimizdir. Ekonomik ve sosyal kalkınma hamlelerinin başladığı, demokratik, modern toplum ideali ile hızla bütünleşmiş, herkesin özel hayatına saygılı, yaşam tarzı dayatmalarına itiraz eden çağdaş Türkiye’nin öncü modellerinden biridir. Ayrıca, İzmir’in bir başka özelliği daha vardır. Tarihin en büyük devrimcisi Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün annesinin yattığı, kabrinin bulunduğu yerdir. Zübeyde Hanım’a kucak açmış, kucağında huzurla ve şefkatle koruyan şehrimizdir. Bu nedenle ekonomik, siyasal ve toplumsal yaşamımızın aydınlık yüzüdür.

    SEÇİLEN ADAYIN etrafında kilitlenin

    Bir kişi aday olacak

    CHP’de adeta aday adayı rekoru oldu. Bu kadar talep olmasıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?
    - Yerel seçimlerle ilgili olarak İzmir il ve ilçelerine rekor sayıda aday adayı başvurusu CHP’ye duyulan güveni ve seçimleri kazanacağımıza olan inancı gösteriyor. Bu sadece İzmir’de böyle değil. İstanbul, Ankara dahil diğer il ve bazı ilçelerimizde de böyle. İki pencereden bakmak da mümkün. Memnun edici çünkü adaylar özgüveni yüksek, ‘Ben yüzde 100 seçilirim, seçilirsem çok daha iyi hizmet veririm’ anlayışıyla aday oluyorlar. Tabii bir de zorluğu var. Adaylar birbirinden değerli. Sonuçta bir kişi aday olacak. Burada diğerlerinin de seçilen adayın etrafında kilitlenmesi gerekiyor. Eğer kilitlenmezseniz, doğru yapmamış olursunuz.

    Bunu İzmir’e, örgütlerinize bir mesaj olarak değerlendirebilir miyiz?
    - Bu mesaj olarak gitsin. Şunu kabul edelim; aday adayı olmak güzel şey ama sonuçta bir kişi aday olacak, diğerleri üzülecektir. Elbette herkesin gönlünde bir aslan yatıyor. Ama bu burkulmayı telafi etmeleri ve süratle belirlenen adayın etrafında kenetlenmeleri gerekiyor. CHP’lilik bilinci, kent bilinci, yurtseverlik bilinci... Adına ne derseniz deyin, böyle olması gerekiyor. ”Biz Cumhuriyet Halk Partili’yiz özünde; bulunduğumuz kente, beldeye, ilçeye hizmet etmek vardır. Benim yerime şimdilik o aday oldu, ona destek vereceğiz” demeleri lazım.

    Çok sayıda aday adayı olması karar vermede yine de işinizi zorlaştıracak mı?
    - Elbette zorlaştıracak. Ama güzel bir zorluk olacak bu. Adaylar belirlenirken dikkatli olunacak. Halkın adaylarımıza bakışı nedir, bu araştırılacak. Sonuçta temel amacımız halkın en çok istediği kişiyi aday olarak saptamak ve halkın karşısına çıkarmak. Bunun için değişik yöntemlere başvuracağız. Ancak buradan bir çağrı daha yapmak istiyorum. Aday kim olursa olsun, aday adaylarımızın partili bilinci ve sorumluluğuyla hareket etmeleri gerekiyor. “Aday olamadım, küsüyorum, artık çalışmayacağım” dememeliler. Seçilen adayın etrafında kilitlenmeliyiz. Bu CHP’lilik bilincidir. Kişisel çıkarları aşma bilincidir.

    SEÇİLEN ADAYIN etrafında kilitlenin

    Karşı olanla savunan

    Önümüzdeki yerel seçimlerle ilgili genel bir değerlendirme yapabilir misiniz...
    - Bu seçimler Cumhuriyet’e karşı olanlarla Cumhuriyet’i savunanların seçimleridir. Ben öyle görüyorum. Eğer ülkede bir siyasi parti iktidarsa ve orada resmi tabelalarda Türkiye Cumhuriyeti harflerini kaldırıyorlarsa, o iktidarın Cumhuriyet’le sorunu var demektir. Eğer bir iktidarın bakanları bir törende Türk Bayrağı geçerken ayağa kalkmıyorlarsa, o bakanların bayrakla ve Cumhuriyet’le bir sorunları var demektir. O tablo ortaya çıkmasına karşın, onun mensup olduğu partinin genel başkanı ve başbakan, “Neden bayrağa saygısızlık yaptınız, ayağa kalkmadınız?” diye soru sormuyor ve o bakanlar hala koltuklarında oturuyorsa, o kişinin Cumhuriyet’le ve bayrakla sorunu var demektir. O yüzden bu seçimler çok önemli. Biz önem veriyoruz bu seçimlere. Bir ülkede iktidarın kapısını çalabileceği komşusu kalmamışsa, herkesi kırıp dökmüşse, düşman etmişse, orada sorun var demektir. Oysa, Kurtuluş Savaşı’nda, “Yurtta barış dünyada barış” diyen bir toplumuz. Barış varken, savaş neden?

    SEÇİLEN ADAYIN etrafında kilitlenin

    İzmir’e müdahale etmemek gerekiyor

    AK Parti’nin bugüne kadar İzmir’de seçim kazanamamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
    - İzmir; uygar, demokrat, özgüvenli, kentine sahip çıkan bir kent. İzmir’i Ortaçağ karanlığına götüreceğim diye yola çıkarsanız İzmirli buna izin vermez, vermiyor da zaten. Başbakan şöyle de önem vermiyor; İstanbul’da ve Ankara’da yurttaşların ödediği vergilere ve devletin bu iki yere yaptığı yatırımlara bakın. İzmir, ödediği kadar geri alamıyor. Elinden tutan var mı Başbakan’ın? Hayır. Neden İzmir’in hakkını teslim etmiyorsun? İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyeleri metrolarını yapamadı. Ulaştırma Bakanlığı, “Siz beceremediniz merkezi hükümet olarak ben yapacağım” dedi. İzmir ise kendisi yapıyor. Hem de İstanbul’un üçte bir, Ankara’nın ikide birine yapıyor. Çünkü İzmir Büyükşehir Belediyesi, kullandığı her kuruşun hesabını İzmir halkına veriyor. İzmirli bu gerçekleri görüyor. İstanbul yaşanabilir olmaktan çıktı. Ama İzmir, dünyanın sayılı yaşanabilir kentlerinden biri. Brookings Enstitüsü’nün İzmir’i dünyanın en sağlıklı gelişen dördüncü metropolü seçmiş olması çok önemli. Bunu ben söylesem ya da sivil toplum kuruluşu söylese “Taraflı” derler. Ama dünyanın kabul ettiği Brookings Enstitüsü, raporlarıyla, “Evet, İzmir çok sağlıklı gelişiyor” diyor. Çağdaşlaşmaya karşı olanlar çağdaşlaşmanın simgesi olan kentlere de karşı olurlar. İzmir, Türkiye’nin Batı’ya açılan faydalı kapısıdır. İzmirli’nin beklediği katkıyı yapmak ama İzmirli’nin özel yaşamına müdahale etmememiz gerekiyor. Bu ikisi birbirinden çok farklı. Başbakan buna dikkat etmiyor, “Ben her yere müdahale ederim” diyor. Bu doğru değil. İzmirli kendisini dünyaya tanıttı. Bakın EXPO’da belediye başkanını neredeyse devre dışı bırakıyorlar. Niçin? Batılılar diyorlar ki, “Bu iş belediyenin, yerel yönetimlerin işi...” Ama onlar, “İlla ki vali olacak” diyor. Neden? İzmir Belediyesi CHP’li de ondan. Bu kıskançlığın ötesinde, farklı bir şey. Aziz Kocaoğlu, İzmir’e hizmet ediyor. Kim AKP’li, kim MHP’li, kim CHP’li, kim BDP’li ayrımı yapmadan her yere aynı hizmeti sunuyor.

    Önceki seçim mitinglerinize İzmir ve Ege’den başlamıştınız. İzmir mitinglerinizle ilgili ne düşünüyorsunuz?
    - Elbette İzmir’de de mitingimiz olacak. Biz de İzmir mitinglerinin coşkusunu, heyecanını özledik. İzmir’de de sizlerle olacağız.


    Fotoğraflar: Oğuz Demir / HÜRRİYET, (ANKARA)

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı