Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Schuster Q7 ve çetesinin şerifi olmamalı

İKİNCİ yarıya flaş transferlerle girecek olan Beşiktaş'ta herkes "Q7 ve çetesi"ni konuşuyor. Biz "çetesi" demeyelim de "arkadaşları" diyelim. Neden mi?

Quaresma, arkadaşlarından yardım istemiş. Bakmış ki Beşiktaş’ta işler iyi gitmiyor, “Bana ayak uyduran yok” diyerek eski arkadaşlarını İstanbul’a çağırmış. Bu arkadaşları da son derece üst düzey futbolcular. Yeni transferler Beşiktaş’a hayırlı olsun. 
Beşiktaş’ın artık hücum hattı belli. Oyun kurucu Guti ve onların önünde Quaresma, Simao ve Almeida. Siyah beyazlı taraftarlar hücum hattını böyle görmek istiyor. Zaten, Beşiktaş’ın kadrosuna baktığımızda bu dört oyuncunun arasına girecek isim de yok. Orta saha da belli. Ernst veya Fernandes. Alternatifleri de yerli statüsündeki Mehmet Aurelio.
Geri dörtlüye ise Ekrem’in dönmesi çok önemli. Sakatlıktan kurtulup formayı alması halinde sağda Ekrem, göbekte İbrahim Toraman ve Ersan, solda da kaptan İbrahim Üzülmez olacak. Böylece Beşiktaş, Türkiye’deki ideal 11’ine kavuşacak. Ancak Schuster, Sivok’u da oynatmak istiyor. Ona şans vermesi halinde bu durumda Ernst veya Fernandes’e kulübe yolu gözükecek.
Tablo böyle olunca Alman hocanın da kafası iyice karışacak. Düşünebiliyor musunuz Schuster’in elindeki oyuncu bolluğunu. 11 kurmakta zorlanıyor. Göndermeyi düşündüğü oyuncuları ise herkes istiyor. Schuster’in elindeki kadro hem derin hem de çok yetenekli. Beşiktaş yönetimi üzerine düşeni yapmıştır. Müthiş bir transfer başarısına imza attılar. İş artık tamamen Schuster’in zekasına kaldı.
İkinci yarı öncesi Beşiktaş ligde 17’de 17 yapar mı? Sadece Beşiktaşlılar değil herkes üç transferin ardından bunu konuşuyor. 17’de 15 yaparlarsa bana göre şampiyonluğun en büyük adayı olurlar. Tabii ki bu rakiplerinin kaybedeceği puanlara da bağlı. 6 veya 7 puan kaybıyla siyah beyazlılar sezonun sonuna kadar zirvenin ortağı olur. Çünkü, Trabzonspor ile aradaki 14 puanlık fark kapanmayacak bir fark değil. Bu kadro bu farkı eritir. Yeter ki Schuster işini doğru yapsın.
Bu şu demek, Schuster asla Q7 ve Çetesi’nin şerifi olmayacak. Onlara destek verecek, özgürlük tanıyacak. Yani, bu çeteyi yönlendirecek.

Kocaman’a önerim var: Sol beke transfer yap

FENERBAHÇE’de teknik direktör Aykut Kocaman, transfer istemediğini belirtmiş. Belki kendine göre doğruları ve planları vardır. Ama bana göre Fenerbahçe’nin defansif bir sol beke mutlaka ihtiyacı var ve böyle bir transfer de yapmalı. Çünkü, Fenerbahçe’nin yumuşak karnı orası. Bütün yenen goller o bölgeden geldigi gibi bütün pozisyonlar da oradan veriliyor. Yobo da o açığı kapatayım derken çok pozisyon hatası yapıyor. Yani, Fenerbahçe sol kanattan rakibe çok gol pozisyonu veriyor.
Fenerbahçe zaten savunmayı iyi yapamıyor. Geriyi sağlamlaştırmış olsalardı sezonun ilk yarısında daha önemli yol alabilirlerdi. Santos ile Caner sol bek değiller. Santos, Caner’den önde olsa da sol bek mevkiinde oynamak istemiyor. Görünen o ki yine değişen bir şey olmayacak.
Kondisyon sorunu da Fenerbahçe’nin önündeki handikaplardan biri. Takım koşamıyor, rakibini boğamıyor. Kendi sahasında oynasa bile üstünlük sağlayamıyor. Bunun tek sebebi fiziksel yetersizlik.
Bu tabloya bakarak Aykut Kocaman’ın çok iyi düşünmesi gerekiyor. Hala zamanı var ve ilk olarak sol bek takviyesini bana göre gerçekleştirmesi lazım. Bu transfer, Fenerbahçe’ye çok şey kazandırır.

Müthiş olacak

LİGİN üstü gibi altı da kaynıyor. Kimin düşeceğini kestirmek şu an çok güç. Her takım transfer yaptı, kadrolar değişti. Kısacası, sezonun ikinci yarısında müthiş kapışmaların yaşanacağı maçlara tanık olacağımız bir lig macerası bizi bekliyor.

Kazım kafayı değiştirmek zorunda

GALATASARAY, Kazım Kazım’ı alarak kendi adına iyi iş yapmış olabilir. Ama bu transfer tartışılıyor. Aslında Kazım, Fenerbahçe’de oynamasaydı ve Avrupa’dan gelmiş olsaydı bugün Galatasaray’ın yaptığına müthiş bir transfer denilebilirdi. Ancak Kazım, denendiği için ve gece hayatı ile saha içindeki disiplinsiz davranışlarıyla taraflı, tarafsız herkesin tepkisini çekmiştir.
Kazım’ın futbolculuğuna söyleyecek lafımız yok. Ama, futbolu Türkiye’de olduğu sürece hiç düşünmedi. Eğer bu kez Galatasaray forması altında düşünürse ve farklı bir futbolcu portresi çizerse, her an takımını 10 kişi bırakacakmış gibi elinde pimi çekilmiş bombayla sahada dolaşmazsa yeni takımına büyük katkı sağlar. Çünkü hem santrfor hem de asıl mevkisi olan sağ kanatta verimli olacaktır ve bu da Galatasaray’ın işine yarar.
Galatasaray’ın esas beklentisi Arda ve Milan Baros’un takıma dönüşü. İki oyuncu tam kapasiteyle sahada boy gösterirlerse, sezonun ikinci yarısında Beşiktaş’ın flaş transferleri gibi de ses getirirler. Otomatikman hücum ve oyun kalitesi artacağından Galatasaray, Avrupa’yı kovalar.

Avni Aker’deki maçlara dikkat

LİGİN kilit takımı Trabzonspor. Bu tartışılmaz. Kozlar elinde. Kazandığı sürece her maç sonu şampiyonluğa adım adım yaklaşacak. Yani, kendi göbeğini kendi kesecek. Camia şampiyonluğu çok istiyor. Bunu da devre arasında yaptıkları takviyelerle kanıtladılar. Kenetlenmiş durumdalar.
Ama şu da var. Bu takımı herkes yenmek isteyecek. Bu kez karşısındaki takımlar aynı şekilde oynamayacak. Daha konsantre olacaklar. Yenilmemek ve çelme takmak için hırslanacaklar. Özellikle Avni Aker’de karşılarındaki rakipler kapanacak ve Trabzonspor bu kez sahasında çok zorlanacak. Katı savunma yapan ekiplere karşı zorlanıyorlar ve üstelik rakiplerin hepsi de güçlendi. Trabzonspor ilk yarıda maksimum oyununu oynadı. Bunun üzerine çıkması lazım. Bunun için de transferlerinin takıma katkısı fazla olmalı.

Timsahlar unutulmamalı

BURSASPOR unutulmaması gereken bir takım. Kimse onları hesaba katmıyor ama başarılı bir sezon geçiriyorlar. Kötü bir Avrupa deneyimi sonrası lige sarılmasını bildiler. Zirvenin uzağında kalmadılar. Bu çok önemli. Kadroları geniş ve iyi. Herkes, birbiriyle uğraşırken Bursaspor aradan sıyrılabilir.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI