Dünya Haberleri

    Schröder: AB verdiği sözü tuttu

    Hürriyet Haber
    04.10.2005 - 12:26 | Son Güncelleme:

    Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, yazılı bir açıklama yaparak, “AB üyesi ülkelerin Türkiye'nin üyeliği konusunda müzakerelere başlanması yönünde karar almalarından memnun oldum” dedi.

    AB'nin böylece, Türkiye'ye 40 yıldan fazla bir süredir verilen bir sözü yerine getirdiğine dikkati çeken Schröder, Türkiye'nin de köklü değişiklikler başlattığını ve müzakerelere başlanması için gerekli şartları yerine getirdiğini kaydetti.

    Müzakerelerin uzun ve zorlu olacağını, tam üyelik hedefine ulaşmanın da Türkiye'nin elinde olduğunu ifade eden Schröder, ”Türkiye'nin AB üyeliği konusundaki ortak hedefe ulaşılmasını diliyorum. Dinamik bir Türkiye, ekonomik açıdan çok cazip bir ortak. Ayrıca İslamiyet ile Avrupa'daki aydınlanmanın değerlerinin bağdaştırılabileceğini gösteren bir Türkiye, Avrupa'da ve dünyada istikrar ve güvenliğin büyük ölçüde artmasını sağlayacaktır” ifadesini kullandı.

    ÖZDEMİR: AB, AVUSTURYA'YA RAĞMEN GÜVENİLİRLİĞİNİ ISPATLADI  

    Türkiye ile AB üyelik müzakerelerine başlanmasından büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Avrupa Parlamentosu milletvekili Cem Özdemir, Türkiye'nin tüm dostlarının AB'nin aldığı karardan mutluluk duymaları gerektiğini belirterek, ”AB'nin, Avusturya'nın blokajına rağmen genel olarak güvenilir bir ortak olduğunu ispatlamasından memnun oldum” dedi.

    Son günlerdeki tartışmalardan üzüntü duyduğunu belirten Özdemir, artık ileriye bakılması ve Ankara protokolünün Avrupa Parlamentosu tarafından da onaylanması gerektiğini kaydetti.

    Türkiye'deki reformların başka seçeneği bulunmadığını, Türk hükümetinin aşırı milliyetçilerin tutumu yüzünden hedefinden vazgeçmemesi gerektiğini belirten Özdemir, Türkiye'nin bu konuda AB'nin desteğini sağlamayı başarması durumunda gelecekte AB üyesi olabileceğini ifade etti.

    İRAN: TÜRKİYE'Yİ MUTLU EDEN BİZİ DE MUTLU EDER

    İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hamid Rıza Asefi, Türkiye'nin AB ile tam üyelik müzakerelerine başlamasını ”saygıyla karşıladıklarını” söyledi.

    Asefi, düzenlediği basın toplantısında, gündemdeki konuları değerlendirdi ve gazetecilerin sorularını yanıtladı. Hamid Rıza Asefi, Türkiye'nin AB ile tam üyelik müzakerelerine başladığının hatırlatılarak bu konudaki düşüncelerinin sorulması üzerine, “Türkiye'nin AB ile müzakere sürecinin iki ülke (Türkiye-İran) ilişkilerine bir etki yapacağını düşünmüyorum. İran ve Türkiye dost, Müslüman ve kardeş iki ülkedir. İki ülkenin geleneksel ve tarihi ilişkileri vardır. Türkiye, dış siyasetinde ne karar alırsa alsın, iki ülkenin ilişkileri sağlam bir zeminde devam edecek. Biz Türk halkının AB'ye katılma konusundaki kararını ve tam üyelik müzakerelerine başlanmasını saygıyla karşılıyoruz. Türk halkının çıkarına olan her karar bizim de mutlu olmamızı sağlar” dedi.
      
    İRAN'IN NÜKLEER PROGRAMI
      
    Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun (UAEK) İran hakkındaki kararının ardından son durumu değerlendiren Asefi, kararın İran aleyhine çıkması için çaba sarf eden üç AB ülkesiyle (Almanya, İngiltere, Fransa) ekonomik ilişkileri gözden geçireceklerini söyledi. Bu konunun hükümetin gündeminde olduğunu belirten Asefi, “Ama karar almak için acele etmeyeceğiz. AB ülkelerinin tutumlarına göre karar vereceğiz” dedi.

    İran'ın nükleer sorununu çözümü için Rusya'nın arabulucu olarak devreye gireceğine ilişkin iddiaların hatırlatılması üzerine Asefi, konunun çözüme kavuşması için her ülkenin önerisine açık olduklarını, Dışişleri Bakanlığı'nın son bildirisinde de bu konunun açıkça dile getirildiğini kaydetti.

    ABD'nin silahların kontrolünden sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Stephen Rademaker'ın “İran'ın nükleer projelerinde yer alan ülkelere İran ile bu alanda ilişkilerini durdurma” çağrısına da değinen Asefi, ”ABD kendi siyasetini başka ülkelere dikte edemez. Bu açıklamaların hiçbir hukuksal dayanağı yok. ABD hile ve aldatmanın sembolüdür, bu açıklamalar da bunun bir örneğidir. ABD nükleer silahlar bahanesiyle Irak'a saldırdı, ama orada bir şey bulamadı. ABD hile ve aldatmayla dünya kamuoyunu hep aldatıyor” diye konuştu.

    POLONYA: BORCUMUZU ÖDEDİK

    Polonya Dışişleri Bakanı Adam Rotfeld, “Polonya'nın Türkiye'ye ahlaki borcunu ödediğini” söyledi.

    Rotfeld, Rzeczpospolita gazetesine verdiği demeçte, Polonya'nın 1795'te; Rusya, Prusya ve Avusturya arasında paylaşılmasını tanımayan tek ülkenin Türkiye olduğunu hatırlatarak, “Türkler, her zaman, güçlü bir Polonya'nın bulunmadığı bir Avrupa'yı siyaseten dengesiz olarak nitelediler. Bugün Türklere ahlaki bir borcu ödüyoruz” ifadesini kullandı.

    Polonyalı bakan, “Türkiye'nin 10, 15 ya da 20 yıl içinde AB'ye üye olması bu ülkenin modernizasyonunu hızlandıracaktır. Bu da İslam dünyası için bir örnek teşkil edecektir” diye konuştu.

    GISCARD d'ESTAING:
    AB BÜYÜK BİR SERBEST TİCARET BÖLGESİNE DÖNÜŞTÜ

    Eski Fransa devlet başkanlarından Valery Giscard d'Estaing, AB-Türkiye müzakerelerinin başlamasını değerlendirirken, ''AB'nin büyük bir serbest ticaret bölgesine dönüştüğünü, bunun da üzücü olduğunu'' söyledi.

    RTL radyosunda konuşan eski başkan, AB'nin, ''Avrupa'nın siyasi birliğine ilişkin büyük Fransız planından uzaklaşmakta ve geniş bir serbest değişim bölgesi halini almakta olduğunu'' iddia etti.

    D'Estaing, ''Avrupa'nın kurumlarını oluşturması reddedildi ve Avrupa'yı alenen büyük bir serbest ticaret alanına çevirecek iki genişleme hareketine müsaade edildi. Bütün üzüntüm bundan'' dedi.

    D'Estaing, Türkiye'nin üyeliğini destekleyen Devlet Başkanı Jacques Chirac'ı da isim vermeden eleştirdi ve ''Avrupa'nın dışındaki en yoksul ve en büyük ülke'' Türkiye konusunda ''Fransız kamuoyunun görüşünün kaale alınmamasının üzücü olduğunu'' söyledi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı