Gündem Haberleri

GÜNDEM

    'Sayın Komutan'a arz ne demek' sorusuna cevap verdi

    İSTANBUL (DHA)
    18 Ekim 2011 - 12:25Son Güncelleme : 18 Ekim 2011 - 14:12

    İnternet Andıcı Davası'nda savcı Nihat Taşkın, sanık emekli orgeneral Hasan Iğsız'a, Andıç'da geçen 'Sayın Komutan'a arzın' ne demek olduğunu sordu.Iğsız ise "Sayın Komutana arz demek Genelkurmay Başkanı'na arz demektir. Bu konuda yetkilinin o olduğunu gösterir. Ona arz edilmeden önce kalem oynatılmaz. İşlem yapılmaz" dedi. Sanık Iğsız, Savcı Taşkın'ın bazı sorularına ise kendi dönemiyle alakalı olmadığı gerekçesiyle cevap vermedi.

    İnternet Andıcı Davası'nın 37. duruşması savunması tamamlanan eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Hasan Iğsız'ın çapraz sorgusu ile devam ediyor. Duruşma savcısı Nihat Taşkın, sanık Iğsız'a "Genelkurmay Başkanlığı'nda Andıç ile ilgili nasıl çalışma yürütülmektedir? diye sordu. Iğsız ise "Andıç, Genelkurmay Karargahı'nda herhangi bir konuda onay almak için amacıyla hazırlanan dökümandır. Konu değerlendirilir konunun sorumlusu kim ise o daire tarafından andıç hazırlanır. Daha sonra Genelkurmay Karargahı içinde başka makamların görüşü alınır. İlgili kişilere döküman gösterilir ve hem fikir ise parafesi alınır. Hem fikir değilse nedenini yazar ve andıca ekler" diye konuştu.

     

    "GENELKURMAY BAŞKANI'NA ARZ DEMEKTİR"

     

    İnternet Andıcı Davası'nda duruşma savcısı Nihat Taşkın, sanık Iğsız’a, “İnternet Andıcı’nın yayınlanmasıyla ilgili en yetkili makam hangisidir? 'Sayın Komutan'a arz ne demektir?" diye sordu. Bu konuda en yetkili makamın Genelkurmay Başkanı olduğunu ifade eden Hasan Iğsız, İnternet Andıcı’nın altındaki “Sayın komutana arz" ibaresinin de bu anlama geldiğini söyledi. Iğsız, "Sayın Komutan'a arz' demek Genelkurmay Başkanı'na arz demektir. Bu konuda yetkilinin o olduğunu gösterir. Ona arz edilmeden önce kalem oynatılmaz. İşlem yapılmaz. Genelkumay Başkanı'nın da onayı alınır" diye konuştu. Emekli Orgeneral Iğsız, sözkonusu andıçla ilgili uygulama emri çıkartılmadığını da belirterek, "4 ayrı site kurulması için hazırlık çalışması vardı. Hazırlık dönemi olumlu sonuç verseydi bir emir çıkardı. Ancak böyle bir emir çıkmadı" dedi.

     

    "UYGUN BULUNMAZSA REDDEDİLEBİLİR"

     

    Savcı Taşkın, "Bu andıçta bir daire başkanın, bir amirin imzası olmasaydı Genelkurmay Başkanı'na sunulur muydu?'' sorusuna ise, "Sunulmazdı. Her makam kabul eder ya da redder. Örneğin Genelkurmay 2. Başkanı çalışmayı uygun bulmazsa reddedebilir" diye konuştu.

     

    "ASTLARIMA HER KONUDA GÜVENİRİM"

     

    Savcı Taşkın, "Siz savunmanızda andıçın eklerine bakmadığınızı söylediniz. Bu uygun bir davranış mıdır?" sorusuna ise sanık Iğsız, zaman açısından andıçın tamamının incelemesinin mümkün olmadığını belirterek, "Bu konu bana geldiğinde bakarım nedir istenen yenilik. Eklerini okumam mümkün değildir. Yoksa siz hepsini incelerseniz Genelkurmay Başkanlığı'nda çarkı döndüremezsiniz. Benim astlarım var ben her konuda onlara güvenirim. Tabi o güven duygusunu da astlarım yaratmıştır" dedi. Sanık Iğsız, Savcı Taşkın'ın bazı sorularına ise kendi dönemiyle alakalı olmadığı gerekçesiyle cevap vermedi.

     

    ''MUSTAFA BAKICI’NIN SORUMLULUKLARINI YERİNE GETİRMEDE EKSİKLİKLERİ OLABİLİR''

    Savcı Taşkın soruşturmada en dikkat çekici olan kısmın evrakların kırpılması olduğuna dikkat çekerek sanıklardan İsmail Hakkı Pekin’in bu konudaki anlatımlarını hatırlattı.

    Savcı Taşkın, "10 yıllık bir çalışma her zaman lazım olabilecek bir arşiv bir şube müdürünün emriyle silinebilir mi?" diye sordu. Iğsız, "Burada denetim eksikliğinden söz etmek mümkün. Tümgeneral Mustafa Bakıcı, İç Güvenlik Daire Başkanı’yken, Bilgi Destek Dairesi de emrine verildi. Nefes alabilecek durumda değildir. Kendi asli işi zaten çok yoğunken ikinci bir dairenin sorumluluğu yüklendi. Evet bu konuda bir denetim zaafiyeti ortaya çıkmıştır. Bakıcı, çok ağır mesaisi olan hafta sonları da çalışan bir arkadaşımız. Asli görevi ağırlıkta olduğundan Bilgi Destek Dairesi ile ilgili sorumluluklarını yerine getirmede eksiklikleri olabilir" dedi.

    ASKERİ SAVCILIK TARAFINDAN SORUŞTURMA BAŞLATILMIŞTIR

    Savcı Taşkın, "İhbar mektubunda İrticayla Mücadele Eylem Planı ele geçirildikten sonra Albay Dursun Çiçek’in ödüllendirildiği, Bilgi Destek Dairesi’nde çalışan diğer personellerin sürgün edildiği iddia ediliyor. Bu iddialar doğru mu?" diye sordu. Iğsız ise "Önce, 12 Haziran 2009 günü sabahı, "İrticayla Mücadele Eylem Planı" adı ile anılan metnin bir gazetede yayınlanması üzerine Genelkurmay Karargahı’nda o sabah erken saatlerde haber hakkında bilgi sahibi olmayı müteakip, Adli Müşavir’le görüşerek, hiçbir ön araştırma yapmaksızın, o gün yurtdışında bulunan Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’u arayarak bilgi verdim ve konunun derhal yargıya intikal etmesini teklif ettim, kendilerinin muvafakati ile Genelkurmay Başkanlığı’na vekalet eden Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner’in onayıyla Askeri Savcılık tarafından soruşturma derhal başlatılmıştır" dedi.

    "BEN SÜRGÜN EDİLDİĞİ İDDİA EDİLEN PERSONELLE İLGİLİ BİLGİ SAHİBİ DEĞİLİM"

    Iğsız, "Ben sürgün edildiği iddia edilen personelle ilgili bilgi sahibi değilim. Ben muhtalemelen görevden ayrıldıktan sonradır. Ancak Dursun Çiçek’in Bilgi Destek Dairesi’nin başkanı olmuştur" diye konuştu. Iğsız kendisinin verdiği tek emrin sitelerin kapatılması yönünde olduğunu da sözlerine ekledi.

    DURSUN ÇİÇEK DE IĞSIZ’A SORU SORDU

    Söz alan Dursun Çiçek, sanık Hasan Iğsız’a, "Sözde İrticayla Mücadele Eylem Planı ortaya çıktıktan sonra size verdiğim cevabı hatırlıyor musunuz?'' diye sordu. Iğsız ise, "Evet hatırlıyorum. Ben 'Size böyle bir emir verilmiş olamaz' dedim. Savcılığın soruşturma başlattığını söylemem üzerine siz de, 'İsabet olmuş. Gerçek ancak bu şekilde ortaya çıkar' dedin" dedi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı