Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sayın Egemen Bağış'a bir soru

HÜRRİYET her eve giriyor...

Son bir kez burada yazalım..
Kapatalım konuyu..

* * *

Ali Güney...
TRT eski genel müdürü..
İmam Hatip Lisesi’nden mezun olmuş, Diyanet’in elemanı olarak bir köyde 6 ay görev yapmış.

* * *

Kendi ifadesi ile...
Köy öğretmeni de olabilirmiş, imam olmuş.
29 yıl müfettişlik, başmüfettişlik yapmış.

* * *

CV’si bu

* * *

TRT’de başlayınca, Başbakan’a yakın bir arkadaşım arayıp, “Burayı BBC yapacağız, patron (Başbakan) senin gibi adamlar istiyor, iyi ki geldin” dedi.

* * *

O dünlerde medyanın 56 Chevrolet’leri her gün popo’larından bir isim uyduruyordu.
Beni birisi sokmuştu TRT’ye...
Kimdi acaba?

* * *

‘O CV’ ile Ali Bey’i genel müdürlüğe yakıştıran yanar-döner 56 Chevrolet tayfa beni TRT’nin 100 numara’sına bile yakıştırmadı.

* * *

Vakit’te, “Gökberk, Egemen Bağış’ın torpiliyle yorumcu olmuş” diye bile yazıldı.
Egemen Bey’i tanımıyordum.
Rahmetli ağabeyi sevgili Nüzhet Bağış’ı aradım.
“Sayın Bakan’a teşekkürler, seneye de BBC’ye sokar mı beni” dedim.
Güldük.

* * *

Filan falan..

* * *

Kimse şunu düşünmedi.
74’te AB’ye girmişim.
Benim CV, Başbakan’ın gönlündeki BBC’ye genel müdür olmama bile yeter...
Aptal da değilim...
Torpilim de Egemen Bey’se...
Beni Stadyum’a yorumcu yapın mı derim sayın Bakan’a?
TRT’ye genel müdür mü?
Bu bir.
Zaten Egemen Bey’in veya Başbakan’ın bir yakınının sokmadığı sonra belli oldu.
Kovuldum...

* * *

Sokan onlarsa...
Kim kovmuştu?
Başbakan mı?
Cumhurbaşkanı mı?
Bu iki.

* * *

‘O CV’ ile TRT’yi yöneten bürokrat, hem de Başbakan’ın TRT’yi BBC yapmak istediği günlerde BBC Genel Müdürlüğü’ne yetecek CV’si olan adamı altı üstü futbol laklak’ına bile yakıştırmadı.

* * *

Fıkra gibi.

* * *

Konuyla ilgisi yok ama...
Sonra benim koltuğa da Hakan Şükür oturdu.

* * *

AB’ye bizi sokmak için gece gündüz çok emek veren Egemen Bey bu durumu yorumlar mı?

* * *

AB’ye girsek n’olur, girmesek n’olur...
Kurumları ‘bu CV’ler yönettikten sonra...

* * *

Köşemde yayınlarım.
Söz.

ÜNAL AYSAL-GENE HACKMAN

Ü.Aysal, A.Polat’a iade-i itibar için genel kurulu toplayacakmış.

* * *

1-) Polat’ın buna ihtiyacı yok.
İtibar kaybı yok.
Dolayısıyla...
İade’sine de gerek yok.
2-) İade-i itibar Genel Kurul’a olmalı..
‘Pisliği’ temizlesin diye başkan seçilen ‘zenci’ çöp’leri topladı, misyonu bitince de ‘beyaz GS’ tarafından bir kez ibra edilmedi.
İki kez de disipline verildi.

* * *

Bir iade-i itibar da Metin Oktay’a olmalı...
Metin Oktay GS’lılarına.
Sade, sıradan, gönül’den GS’lılara...

* * *

Milyonlara...

* * *

‘Zenci başkan’a karşı yapılan organizasyon’a dönem’lerini, sınıf’larını organize ederek destek veren, karşılığında da bu yönetimde birer koltuk verilen bir grup Lise’ci tasfiye olmalı...
Yönetime GS Lise’li olmayan GS’lılar da alınmalı.

* * *

Missisipi Yanıyor tarihin en iyi beyaz-zenci filmiydi..
60’lı yıllar’ı anlatıyordu.
80’li yıllarda çevrildi.

* * *

GS, 2012’de o yılların USA’sından daha beter durumda.

* * *

Ünal Bey dünya vatandaşı, akıllı, vizyoner biri.
Seyretmiştir o filmi...
Bir daha seyretsin...
FBI ajanı Gene Hackman’ın  zenci avcısı Ku Klux Klan’cılarla olan mücadelesini...

* * *

GS’ın herşeyden önce bir Gene Hackman’a ihtiyacı var.

* * *

Adnan Öztürk’le bitirelim...
Başarılı bir profesyonel.
Yıllardır uluslararası bir şirkette yöneticilik yapıyor.

* * *

Evrenselliği diline doladı aylardır.
Haklı da...
Ama
58. madde oldu mu...
Evrensel.
Küme düşme-düşmeme oldu mu.
Evrensel.
UEFA oldu mu...
Evrensel.

* * *

Genel Kurul’da onun da içinde olduğu ‘imtiyazlı grubun’ (Lise) diğer gruba egemenliği gibi evrenselliğe ters durumlar filan oldu mu...
Fransız.

* * *

Olmaz...

* * *

İnsan ya evrenseldir.
Ya değildir.

* * *

Adnan Bey’in inandırıcı olması için evrenselliği her yerde savunması lazım.

BİLGİN’DEN (NEFSi MÜDAFAA)

TV8...
Faik yine ayıp etmiş.

* * *

Eski arkadaştır.
Özünde iyi insandır.

* * *

Tivibu’dan izledim programı, Faik yazıyı anlamamış.

* * *

Teşbih’i de anlamamış.
İroni’yi de...

* * *

Yazı’dan hiç bir şey anlamamış.

* * *

Bir sürü şeye alınmış da...
Fasa fiso hepsi.
Esas alındığı şu...
Ben niye Hürriyet’teyim de.
O değil...

* * *

Gece boyunca söylemek isteyip söyleyemediği bu...

* * *

İki tespit yapmışlar TV8’de o gece.
1-) Faik’e göre Hürriyet’e yakışmıyorum.
2-) Selim Soydan’a göre de terbiyesizim.

* * *

Hürriyet’te şu kısa sürede şunu çakozladım.
Herkes bu gazetede yazmak için canını vermeye hazır.

* * *

Yazan yazıyor...
Yaz(a)mayan da yazan’a yazıyor.
Yazılıyor...

* * *

O yazdıkça da...
Çıldırıyor...
Hele yazan ‘benim model’se...
Spor medyası 100 kat çıldırıyor.

* * *

Faik, bi zahmet bulundukları yerlere yakışan, terbiyeli TFF’cilerin, terbiyeli başkanların-yöneticilerin ve terbiyeli bazı medyacıların tape’lerini de yorumlasa, yorumlatsa ya...
Nasıllar?
Terbiyeli mi, terbiyesiz mi?
Bu bir.
Her yere yakışan-yapışan terbiyeli başkan-yönetici modeli ve terbiyeli yandaş medya ile futbolun geldiği nokta burası.
Terbiyeli sıfır noktası.
Bu iki.

* * *

Futbol’un dili hiç bu kadar terbiyesiz olmamıştı.
Ben bile terbiyeli kaldım yanlarında...

* * *

Nokta.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI