"Nihat Demirkol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nihat Demirkol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nihat Demirkol

Sayın Başkan, benim de sözüm var!

HÜRRİYET Ege’nin dünkü sayfalarında bir haber okudum.

Bu ibretlik haberi, araya gitmesin ve tekrar tekrar okunsun diye yazımın içine aynen aktarıyorum:

* * *

“CHP İzmir’de, proje üretmek amacıyla oluşturulan, Bilim Yönetim ve Kültür Platformu’nun (BYKP) Başkanı Prof. Dr. Engin Berber, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na bir mektup yazarak görevinden istifa etti. Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı da olan Prof. Berber, mektubunda ‘dar kadroculuk’ ve ‘ufuksuzluk’tan yakınarak, şunları söyledi:
‘Bilim sanata benzer, istenmediği yerde durmaz. Siyaset bilimi temel almıyorsa, hamasettir. Kendi partililerini dışlayan yöneticilerin, seçmeni kucaklaması mümkün değildir. Benim elbette şu veya bu partilimize karşı kırgınlığım vardır. Ancak partimize kırgınlığım yoktur. Unutmamalıdır ki, Mustafa Kemal Atatürk hariç kimse CHP’den büyük değildir.’
İl Başkanı Tacettin Bayır, Berber-’in yedi aydır partiye gelmediğini öne sürerek, ‘İstifasını zaten yedi ay önce partiye gelmeyerek fiilen vermişti. Kendisini defalarca telefonla aradım. Bana partiye sadece cuma günleri iki saat ayırabileceğini söyledi. Bu iş, haftada bir gün iki saatle olacak iş mi? Çalışmak isteyen onlarca bilim insanı var. Kurul’a bilim insanı öneriyorum kabul etmiyorlar. Eski İl Başkanı Rıfat Nalbantoğlu’na bağlı bir ekip kurmuşlar, kimseyi içlerine almıyorlar’ dedi.
Berber ise istifasının Bayır aleyhine toplanan imzalarla ve parti içindeki anlaşmazlıklarla ilişkilendirilmemesini isteyerek, şöyle konuştu: ‘Son üç ay hariç 14 aydır 20 bilim adamı her cuma saat 18.00’de o partinin kapısından içeri giriyor. Daha önce beş bilim adamı bir arada girmemiştir.” Parti disiplininin ne olduğu bildiğini vurgulayan Berber, “Disiplin cart curtla olmaz. Ayrıca Engin Hoca, ne Bayır’ın, ne Nalbantoğlu’nun adamı olmayacak kadar onurlu bir akademisyendir. Kimseyle özel bir ilişki kurmadığım gibi düşmanlığım da yok’ dedi.”

* * *

İzmir’deki “Bilim Yönetim ve Kültür Platformu”nun öyküsü, tam bir pehlivan tefrikasıdır. Ayaküstü geçiştirilecek sığ bir “maskaralık” da değildir. Engin Hoca az bile söylemişler. Aslında ben bu konuyu, küllenmeye bırakmıştım. Ama madem ki, bazı kulaklar ağzından çıkanı duymuyor; biz de mecburen açacağız bayramlık ağzımızı... Platformun, “Kültür Sanat” komisyonuyla ilgili yaşadıklarımızı, bütün çıplaklığıyla paylaşacağım okuyucularla, seçmenle ve merak edebileceklerle. Ne zaman? Gelecek pazartesi günkü yazımda. Yani, “az sonra...”

X