Prof.Dr. Mikdat Kadıoğlu
Prof.Dr. Mikdat Kadıoğlu
Prof.Dr. Mikdat KadıoğluYazarın Tüm Yazıları

Sayın Başbakan Tayyip Erdoğan’a açık mektup

Sayın Başbakanım, su sorununa çözüm bulmak için "Su Şûrası" toplayarak problemin geniş bir açıdan ele alınması talimatınızdan cesaret alarak yazıyorum.

Çünkü ülkemizdeki su probleminin nedenleri ve çözümü sanıldığı gibi tek değil. Şu ana kadarki klasik uygulamalar ve yaklaşımla bu büyüyen problemi çözemeyiz.

"Proaktif ve sürdürülebilir gelişme politikaları" bir bütün halinde uygulanmadıkça maalesef su problemi ülkemizde giderek artacak. Ehliyeti dikkate almayan kadrolaşma yüzünden Türkiye’nin hava, su, iklim, enerji, afet politikalarında şimdiye kadar söz sahibi olamayan meteoroloji mühendisleri, "Su Şûrası"nda da birey veya kurum olarak muhtemelen yer alamayacak. Bu nedenle, bu konudaki görüş ve önerilerimi burada 10 madde halinde dile getirmek istiyorum:

1- Suyun para kadar kıymetli olduğu anlaşıldığına göre acilen yerel yönetimlerimiz, "Su Bütçesi"ni hazırlayıp 1 Ekim 2007 olan su yılının başından itibaren uygulamalı.

2- Diğer afetlerle birlikte ülkemizde kuraklıkla mücadele için "kriz yönetiminden", "risk yönetimine" geçilerek artık reaktif değil proaktif politikalar geliştirip uygulamayı temel ilke olarak benimsemeliyiz. Böylece mevcut Kriz Merkezleri’nin, "Afet Yönetim Merkezleri"ne dönüştürülerek "risk yönetimi" çalışmalarının da yapması sağlanmalı.

KURUMLAR BİRLEŞTİRİLMELİ

3- Kuraklığı gelişmiş ülkelerde olduğu gibi meteorolojik, hidrolojik, tarımsal ve sosyo-ekonomik yönleri ile tek bir elden ve doğru bir şekilde izleyememekteyiz. Bunun için, örneğin ABD’deki Nebraska Üniversitesi’nde olduğu gibi ülkemizde tek olan İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Bölümü’nde "Kuraklık İzleme ve Önleme Merkezi" kurulmalı.

4- 1959’da yürürlüğe giren 7269 sayılı Umumi Afetler kanununun yerine acilen "Afet Çerçeve Yasası" çıkartılarak kuraklık gibi 28 adet meteorolojik afet de mevzuata dahil edilmeli. Belediyeler, Afet İşleri Genel Müdürlüğü, Acil Yardım Genel Müdürlüğü gibi kurumlara meteoroloji mühendisi istihdamı için gerekli kadrolar verilmeli.

5- Acilen hidrolojik ve meteorolojik hizmetler tek çatı altında toplanmalı ve meteorolojideki devlet tekeli kaldırılmalı. İklim, hava, afet ve su birbirinden ayrılmaz konulardır. Bu konularda sağlıklı politikalar geliştirebilmemiz için DMİ, DSİ ve EİEİ yerine "Hidrometeoroloji Enstitüsü" gibi tek teknik kurum oluşturmalıyız.

6- Ülkemizde kuraklık, sel, fırtına, don, vb. afetlerin etkin yönetimi için mevcut hidro-meteorolojik gözlem şebekemizi yenileyerek kapasitesini artırmamız ve afet öncesi süreçte erken uyarı sistemlerini tek elden geliştirerek kullanabilmemiz gerekiyor.

SUYU TAŞIMAYIN

7- Vatandaşların, yönetimlerin, kurumların kuraklık nedeniyle ortaya çıkabilecek problem ve etkilerinin zararlarını azaltmak için alınması gereken önlemleri tanımlayan "Kuraklıkla Mücadele Planları" hazırlanıp uygulanmalı. Böylece zamanında önlem alınmasını sağlayan, tüm paydaşları sürece katan proaktif bir yapı oluşturulmalı.

8- Kuraklıkla mücadelede sadece yapısal yaklaşım uygulamak yetmez. Acilen "Su Çerçeve Yasası" çıkarılmalı. Azalan su varlığımız, şehirlerarasında taşınmamalı, doğal bütünlük bozulmamalı su yerinde değerlendirilmeli. Çarpık şehirleşme, su havzalarındaki yapılaşma ve kirlilik nedeniyle su kalitesini, arz ve talebi olumsuz yönde değiştirmesine izin verilmemeli. Şehirler, su havzalarının kapasitesi üzerinde nüfus ve sanayiyi kabul etmemeli. Önerdiğiniz vize gibi kısa vadeli önlemlerle uzun vadede geriye göç de teşvik edilerek İstanbul bir kültür, sanat, ticaret ve eğitim şehrine dönüştürülmeli...

9- Tarım ve sanayide suya olan gereksinimi en aza indirecek teknolojiler desteklenmeli. Suyun sanayide kullanımında kapalı su devre sistemleri geliştirilmeli, atık sular arıtımla geri kazanılmalı. Barajlarda buharlaşma ve kentlerde şebeke su kayıpları engellenmeli...

10- Yiyecek gıda ve içecek su kalmadığında diğer bütün sosyo-ekonomik kaygılar anlamsız kalır. Bu nedenle, Türkiye Kyoto ötesi sürece hazır olması için acilen konumunu belirleyerek müzakerelere başlamalı. TBMM Küresel Isınma Araştırma Komisyonu Raporu da kabul edilerek öneriler bir an önce yürürlüğe girmelidir...

Bilginiz ve gereği için saygılarımla arz ederim.
Yazarın Tüm Yazıları