Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Saygısızlık özgürlük müdür?

DELİNİN kuyuya attığı bir taşı kırk akıllı çıkaramaz sözü için örnek aransa Danimarka’da yayınlanan Jyllands-Posten gazetesinin yaptığından daha iyisini bulmak herhalde çok zor olurdu.<br><br>Gazete geride kalan eylül ayında bir gün, Müslüman okuyucuları rahatsız eden 12 karikatür yayınlayınca tepkiler başlamıştı.

İslam ülkelerinin tepkisine Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen ilgi göstermeyince mesele büyüdü. Oysa en azından, "Ben gazetecilere karışamam" şeklindeki yanıtının ardından "Bununla birlikte İslam alemini rahatsız eden karikatürler nedeniyle üzgünüm" deseydi olay biterdi.

Şimdi bir taraf, "Biz Allah’ı da karikatürize ederiz çünkü ifade özgürlüğü, bize bu hakkı verir" diyor.

Öte taraf "Kutsal değerlerimize hakaret etmeye hiçbir şekilde hakkınız yok. Çünkü bu ifade özgürlüğünün sınırları içine girmez" diye ısrar ediyor.

Sonuç şu ki... Samuel Huntington’un korku ile bakılan "Medeniyetler çatışması" tezi -veya kehaneti- karşımızda dans etmeye başlamış gibi.

Biliyorsunuz bu karikatürler son günlerde, "ifade özgürlüğü" gerekçesiyle Fransa, Almanya, İsviçre, İtalya, Hollanda, İspanya ve son olarak Ürdün’de yayınlandı. Gerçi Fransa ve Ürdün’deki gazetelerin genel yayın yönetmenleri bu yüzden işlerinden kovuldu ama tartışma daha da tırmandı.

Kanımızca konunun temelde "ifade özgürlüğü" bağlamında görülmesi hukuk yönünden doğrudur. Günümüzde "hakaret" eylemlerinin dahi "ceza yasasına" konu olmaması eğilimi güçlenmektedir. O nedenle "hakarete uğradığını" ileri süren kimseye, "Hukuk mahkemesine git, dava aç, tazminat al" deniyor.

Ancak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi daha önce verdiği iki kararla, "İnsanların dini inançlarını zedeleyici yazılar, karikatürler ya da filmlerin ifade özgürlüğü kapsamında sayılmaması gerektiğini" hükme bağladı. (Otto-Preminger-Avusturya kararı ile İ.A.-Türkiye kararı)

Kaldı ki karikatürlerin hukuka aykırı olmadığı kabul edilse bile, başta Danimarka’dakiler olmak üzere bu "karikatür" olayında "İslam alemi zihniyetini değiştirsin" diye ısrar eden meslektaşlarımızın kendini beğenmiş bir tavırla hareket etmeleri son derece yanlıştır. Çünkü dünyadaki tek doğrunun onların kitaplarında yazdığına ilişkin hiçbir iddia yoktur.

"Biz Allah’ı da karikatürize ederiz" diyen ve Hazreti Muhammed’i sarığı üstünde bomba taşıyan bir terörist gibi gösterenler, karşılarına Hazreti Meryem’i örneğin fahişe gibi gösteren bir karikatür çıkarsa buna tahammül etmelidirler.

Yahut da İslam ülkesi halklarının hukuk içinde kalmak kaydıyla başta Danimarka olmak üzere, söz konusu karikatürleri yayınlayan ülkelerin mallarını boykot etmesini, bu yayınlara karşı sesini duyurmasını anlayışla karşılamalıdırlar.

En doğru yaklaşım, Türkiye’deki Yahudi cemaatinin Hahambaşısı Rav. İshak Haleva ile Cemaat Başkanı Silvyo Ovadya’nın dün söylediği gibi "hangi dine veya inanca sahip olunursa olunsun, diğer dinlere en az kendi din ve inancımıza gösterdiğimiz saygıyı göstermek zorunda olduğumuzu" unutmamaktır.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI