Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Savaş, Türk-Yunan’ı yakınlaştırıyor

    Hürriyet Haber
    09 Kasım 2001 - 00:00Son Güncelleme : 09 Kasım 2001 - 00:01

    AtinaGüney Kıbrıs’tan Yunanistan’a geçince daha ilginç bir manzara ile karşılaştım. 11 Eylül ve Afganistan savaşı, Türk-Yunan ilişkilerindeki barış havasının daha da derinleştirilmesi gerektiği izlenimini arttırmış. Kıbrıs konusunda ise kaygılar giderek artıyor.Haftasonunu Güney Kıbrıs’ta geçirdikten sonra Atina’ya gelince manzara birden bire değişiverdi. Üç gündür süren yağmur daha da azdığı için, kimselerin kafasını dışarı çıkarma imkanı yoktu. Buna rağmen, İsmail Cem’in gezisi ve Türk-Yunan işadamları toplantısı, eskisi kadar olmasa dahi, yeterince ilgi toplamaya yetti.Benim merak ettiğim ilk nokta, Yunan kamuoyunun Afganistan bombardımanına bakışıydı. Eğer, Yunanlılar Türk kamuoyundan daha tepkililer ve Amerikan bombardımanını eleştiriyorlar, dersem hiç şaşırmayın.Yunan halkı daima bizden daha Amerikan aleyhtarıydı ve bu tutumlarını sürdürüyorlar. Açıkça söylememekle birlikte, 11 Eylül olayını da “ Amerikalılar herşeye o kadar burunlarını soktular, Kosova ve Bosna’da öylesine hatalı hareket ettiler, Miloseviç’i öylesine haksız şekilde devirdiler ki, bu olaya adeta davetiye çıkardılar” şeklinde yorumluyorlar.Türkiye’nin savaşa asker vererek katılmasını da “Ankara’nın stratejik kartını daha da değerlendirmesi” şeklinde yorumluyorlar. Bir yerde de, bölgeden uzakta bulunmak ve Afganistan olayına karışmamış olmaktan memnunlar. En büyük kaygıları ise, olayların dünya ekonomisini sarması, zira kendileri de ekonomik açıdan güçlük içindeler.KIBRIS ÇÖZÜMÜ HERKESİ DÜŞÜNDÜRÜYORYunanlıları asıl düşündüren konu, Kıbrıs sorununda bir çözüm bulunup bulunamayacağı.Hemen herkes yolun sonuna gelindiğini, son dönemecin dönüldüğünü ve önümüzde –AB’nin genişleme sürecinde herhangi bir değişiklik olmadığı taktirde- sadece 11 ay kaldığını söylüyor. Yıllardan beri çözüm konuşulduktan sonra, son pazarlığın böylesine yakınlaşması herkesi rahatsız ediyor. Çok kimsenin rahatı bozulmuş durumda. Yunanlılar, kendilerini Kıbrıslı Rumlara karşı borçlu hissediyorlar. 1960’larda Grivas ile Enosis arayışı, ardından da 1974’te Makarios’a karşı darbe yaparak, Türkiye’nin müdahelesine yol açtıklarını kabul ediyorlar. Daha ağırı, 74’deki iki askeri harekat sırasında hiçbir şey yapamamaları , Türk ordusunu seyretmekle yetinmeleri. Şimdi bu hatalarını, Güney Kıbrıs’ın AB’ye tam üye olmasını sağlayarak ödemeye çalışıyorlar.Ancak, sadece Güney girer de , KKTC dışarda kalırsa, buruk bir tam üyelik olacak, öte yandan , bir de Türkiye’nin olası tepkisi var. Bu da Yunanlıları düşündürüyor. Zira kimse eskiye dönülmesini arzulamıyor. Ege’deki barış havası ve bunun getirisi, Türkiye’ye olduğu kadar, Yunanistan’ın da işine daha fazlasıyla yaradı. Savunma harcamalarında önemli kesintiler yapıp, bütçedeki bu tasarrufu ekonomiye yansıtarak, ülke’yi Euro’ya sokabildiler. Şimdi yeniden eski gerginlik dolu döneme dönmek, hele 2004’teki olimpiyatlar öncesinde Ege’nin karışması, kimsenin işine gelmiyor.Iyi de, Kıbrıs paketini kimin bağlayacağı belli değil.Taraflar ellerindeki kartları göstermek istemiyorlar.Neleri kabul edemeyeceklerini söylemekle yetiniyorlar. Neyi kabul edebilecekleri ise bilinmiyor.Belirsizlik havası da gerilimi arttırıyor.İsmail Cem’in TBMM’deki son konuşması ve ardından Başbakan Ecevit ile Devlet Bakanı Gürel’in açıklamaları burada, Türkiye’nin Afganistana asker gönderdikten sonra tutumunu sertleştirdiği şeklinde yorumlanıyor.Bu oyunun önümüzdeki aylarda devam edeceğini bilelim.Bilmemizde yarar olan diğer bir unsur da, çözümsüzlüğün Türk tarafı dahil herkesin başına büyük dertler açacağıdır. Bizim de hesaplarımızı buna göre yapmamız gerekiyor.
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı