Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Satıcı: İhracat için fazla hayal kurmayalım

    Hürriyet Haber
    23 Temmuz 2001 - 00:00Son Güncelleme : 23 Temmuz 2001 - 00:01

    Geçen hafta TİM'de başkanlık koltuğuna oturan Oğuz Satıcı, ihracatçının bu yılı kendi çabalarıyla kurtaracağını ancak, 30 milyar dolarlık psikolojik sınırın aşılacağı gibi beklentilere de girilmemesi gerektiğini vurguladı. Satıcı, ihracat rakamının ancak geçen yıllar seviyesinde kalacağını kaydetti. Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) 35 yaşındaki yeni başkanı Oğuz Satıcı, kendi ifadesiyle bazen ‘‘kasaba politacısı gibi’’ ‘‘şunu da yapacağız, bunu da başaracağız’’ diye konuşsa da, gerçeklerle yüzleşmeden istenen hedeflere ulaşılamayacağı görüşünde. Yılın ilk yarısında yüzde 13 artışla 15.3 milyar dolarlık rakama ulaşılması ihracatta psikolojik sınır olarak kabul edilen 30 milyar doların aşılabileceğine ilişkin bazı iyimser beklentiler yaratmasına karşın Satıcı'nın yorumu: ‘‘Mevcut şartlarda bu mümkün olmaz.’’Geçtiğimiz hafta Okan Oğuz'dan TİM Başkanlığını devralan Oğuz Satıcı, lokomotif sektörlerdeki durgunluğa rağmen yılın ilk yarısında geçen yıla göre önemli bir performans sağlayan ihracat konusunda abartılı iyimserliğe prim vermedi. Kötü geçen 2000 yılından sonra yakalanan ivmeye bakarak, sadece devalüsyona dayanarak ihracatka psikolojik sınırın aşılamayacağını savunan Satıcı, şunları söyledi:‘‘Yılın ilk yarısını kurtardık. Bütün acılarına, bütün sıkıntalırına rağmen bunu başaran mütaşabbis, itinci yarıyı da kurtaracaktır. İhracat yıl sonunda, mutlaka geçmiş yıllarda gerçekleşen rakamların etrafında olacak. Ama kimse kendini 30 milyar doların üstü için şartlandırmasın. Gerçekçi olmak lazım, mevcut şartlarda bu mümkün değil. Bazı desteklerin verilmesi, bazı tedbirlerin alınması lazım. Bunlar olursa, elbette psikolojik sınır olarak söz edilen 30 milyar doların çok üzerinde rakamlara ulaşabiliriz. Türkiye'de bunun altyapısı var. En başta milyarlarca dolarlık yatırım yapılmış, bunun harekete geçirilmesi lazım. İhracatın 30 milyar doları aşacağının en önemli işareti, kapanan işyerleri tekrar açılır, çıkartılan insanlar geri alınmaya başlamasıdır. Bunlar olursa, Türkiye yeniden üretmeye başlarsa elbette olur. Ama artık müteşebbisin gayretinin karşılığının verilmesi gerekir.’’Mevcut şartların üretim açısından uygun olmadığını, üretim olmadıkça ihracatın da olmayacağını vurgulayan Satıcı, ‘‘Rekabet şartlarımız en az diğer ülkeler gibi olmalı, hatta birinciliğe oyanayacaksak daha iyi olmalı ama şu anda çok daha kötü, çok daha zor’’ diye konuştu. BÜROKRAT RAHATLATILSINPahalı enerji, istindam, finansman gibi sorunların yanı sıra ihracatçının önündeki en büyük engellerden birinin de bürokrasi olduğunu vurgulayan Satıcı, ‘‘Atılım yapması beklenen ihracatçı hala KDV diye bir sorun yaşıyor’’ diye konuştu. ‘‘Niyet mektubuna kadar yansıyan bu sorunu kaldırmanın zamanı geldi de geçti bile’’ diyen Satıcı, bu konuda İçişleri Bakanı ve Emniyet GenelMüdürü'ne şu mesajı gönderdi:‘‘KDV'nin en büyük sorun olmasındaki nedenlerden birisi sağolsun, Emniyet Teşkilatımız, isimlerini dahi artık unuttuğumuz bir sürü operasyon balonu. Sonuçta bürorasi korkutuldu, bürokratlarımız imza atmaktan korktu. ’’Ekonomik programın ‘‘Türkiye'nin çıkışı olabilecek’’ özellikleri bulunduğunu belirten Satıcı, ‘‘Türkiye bundan sonraki geleceğini 3 noktaya bağlamak zorunda. Bunlar üretip ihraç etmek, herkesin parasının kıymetini bilip tasarruf etmesi, turizm ve hizmet sektörlerinin gelişmesi. Bunun başka formülü yok. Derviş, sağolsun geldi, bizi gerçeklerle yüzleştirdi, aklın yolu budur’’ diye konuştu. Satıcı, sözlerine şöyle devam etti: ‘‘Sayın Kemal Derviş'e de bulunduğumuz bazı ortamlarda bunu ifade ettim ve Türkiye'yi gerçeklerle yüzleştirdiği için teşekkür ettim. Türkiye'nin bir sonrasını görebilmesi için mali piyasalarda yapmaya çalıştıkları için teşekkür ettim. Ama buraya kadar. Bundan sonra farklı teşekkürlere ihtiyaç var. Biz bu programın başarıya ulaşması için üretim ve ihracatın şart olduğunun bilincindeki taraflar olarak hükümetle her türlü işbirliğine hazırız. Bu işbirliğine ihtiyaç var. Derviş'in bizimle iletişime geçmesini istediğimizi ve bütün gücümüzle bu işin hizmetinde olduğumuzu bilmesini istiyoruz. ’’Bankalarla tek tek görüşecekOğuz Satıcı'nın ihracatın artırılması için birlikte hareket etmeyi planladığı sektörlerden biri de bankalar. Geçen hafta Kemal Derviş'in yerli ve yabancı bankaların temsilcilerinin ayrı ayrı görüşmesinden ilham alan Satıcı'nın planı, banka yöneticileriyle tek tek biraraya gelmek. Bu görüşmelerle çakışan değil, keşisen menfaatlere göre hareket etmenin yollarının bulunacağını söyleyen Satıcı'nın bu konudaki görüşleri şöyle: ‘‘Yıllardır bir yumurta-tavuk kavgası var aramızda. Tavuğun mu yumurtadan çıktığı, yumurtanın mı tavuktan çıktığı hiç önemli değil ki, sonuçta yumurtaya da ihtiyaç var tavuğa da. Arzu edilen güven ortamı, birlikte hareket ederek sağlanabilir. Bu işler sadece parayla, spekülasyonla, maniplüsyonla, aldım verdim ben seni yendim mantığıyla olmaz. O devir bitti. Biz Sultanhamam'dan gelen insanlar olmamıza rağmen artık bu metodların geçerli olmadığını kabul etmişiz, herkesin de kabul etmesi lazım. Bu noktada bankacılarla ortak çözümler üretebileceğimize inanıyorum. Yeni kadrolaşma hareketi başladıTürkiye'nin birçok yönüyle bir yeniden yapılanma içerisinde olduğunu vurgulayan Satıcı, bu doğrultuda yeni bir kadrolaşma hareketi bulunduğuna da dikkat çekti. Bu hareketi, ‘‘yeni jenerasyonun, yeni vizyonun ülkedeki taşları değiştirmesi’’ olarak özetleyen Satıcı, şöyle konuştu:‘‘Spor klüplerine bakın, Süleyman Seba gibi bir başkan gidiyor, yerine Serdar Bilgili geliyor. UND'ye (Uluslararası Nakliyeciler Derneği) bakın, TİM'e, TOBB'a (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) bakın her yerde yeni kadrolar iş başında. Hatta koca koca bankaların başına geçen gencecik insanlara bakın. Bakıyorum Yapı Kredi Bankası'nın başında benimle aynı jenerasyonda, aynı dili konuşan bir genel müdür var, Akbank'ın başında öyle biri var, diğerinde yine öyle. Artık ülkede yeni bir kadro oluşuyor. Birlikte çok güzel işler başarabileceğiz.’’ Bu yeni yapılanmadan hareketle akademisyenlerden siyasilere kadar hemen her kesimle ileşim kurma hazırlığı yapan Satıcı turizmcilere ilişkin planını yapmış bile. İhracatın artması için Türkiye'nin daha iyi bir tanıtıma ihtiyacı olduğunu savunan Satıcı, turizmcilerle burada ortak hareket etmekten yana. Satıcı'ya göre, eğer dışarda bir Türkiye sempatisi yaratılırsa, Türkiye'ye gelen turist kanalıyla da önemli bir dışsatım rakamına ulaşmak mümkün. Bunun en güzel örneği de Fransa. Tekstil ve hazırgiyim ihracatı 5.5 milyar dolar olan Fransa'da, sadece Paris'e gelen turist kanalıyla bu rakamın birkaç kat artıyor olması. Satıcı, turizmciler sayesinde Türkiye'nin bu kanalda etkin olabileceği görüşünde.
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı