Sat-ma-ya-ca-ğız

EKONOMİ SERVİSİ
11.09.2015 - 22:39 | Son Güncelleme: 11.09.2015 - 22:39

Doların 3 liraya kadar yükselmesiyle kısa vadeli borçlarında 17.5 milyar lira maliyet artışıyla karşı karşıya kalan reel sektörün temsilcisi İTO Başkanı İbrahim Çağlar hükümetten 2.70 lira sabit kur ile dolar satmasını istemişti. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ise bunun dolara müdahale anlamına geleceğini ve uygulanabilir olmayacağını söyledi.

İSTANBUL Ticaret Odası (İTO) Başkanı İbrahim Çağlar dolar kurundaki yükseliş nedeniyle reel sektörün kısa vadeli borç yükünün 17.5 milyar lira arttığını belirtip hükümetten kendilerine 2.70 lira sabit kurdan döviz satış yapmalarını istemişti. Bunun 3.5 milyar dolara mal olacağını ve bunun Merkez Bankası’nın bir yıllık kârına eşdeğer olduğunu söyleyen Çağlar’a hükümetten yanıt gecikmedi. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci “İTO Başkanı Çağlar’ın zararlarının telafisiyle ilgili talebi reel ekonomi, serbest rekabet anlamında uygulanabilir görmüyorum. Bu dolara piyasaya müdahale anlamına gelir” diye konuştu.

Zeybekci dün İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) meclis toplantısına katıldı. Toplantıda önce İSO Başkanı Erdal Bahçıvan ve meslek komitesi başkanlarını dinledi. Başkanların ilettikleri sorunlarla ilgili bakan yardımcısının başkanlığında haftaya bir toplantı düzenlenmesini sağlayacağını söyleyen Zeybekci, ekonomide üçüncü çeyrek büyümesinin yüzde 3.8’in biraz altında olabileceğini ancak ihracatın katkısıyla dördüncü çeyrekte yüzde 4’e ulaşılabileceğini kaydetti. Zeybekci, “Türkiye her yıl ortalama yüzde 5 büyümek zorunda olan bir ülke. Bunun altındaki tüm rakamlar bizim için kabul edilebilir değil” dedi.

SABİT KURLA SATILMAZ

Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Zeybekci önce İTO Başkanı Çağlar’ın döviz satış önerisini değerlendirdi. Zeybekci şöyle konuştu: “Doların Türk Lirası’na karşı değer para birimlerinden yüzde 7-8 daha fazla değer kaybetmesi ekonomiyi rahatsız ediyor. Elbette bunun enflasyon, maliyetler ve bilançolar üzerine yansıması olacak. Ama bundan sonraki süreçte 7 Haziran seçimlerinin hükümet kurularak sonuçlandırılamamasından kaynaklanan o belirsizlik 1 Kasım seçimleriyle artık daha belirgin bir hedefge doğru gidecek. Ve yüzde 7-8’lik ekstra değer kaybı da kendiliğinden gidecek. Sabit kur üzerinden reel sektöre döviz imkanı sağlamak da doğrudan piyasaya müdahaledir. Bunun gerekli olduğuna inanmıyorum. Bunun serbest piyasa ekonomisine müdahale olarak yanlış olacağını düşünüyorum.”

Ekonomiye yönelik kriz spekülasyonlarından rahatsızlık duyduğunu söyleyen Zeybekci Türkiye’nin toplam borcunun 400 milyar dolar, kısa vadeli borçların (1 yıllık) 126 milyar dolar olduğunu kaydetti. Türkiye’deki döviz tevdiat hesapları toplamının 190 milyar doların üzerinde olduğunu kaydeden Zeybekci, İSO meclis üyelerine şöyle seslendi:

TEFECİYE DÜŞMEYİZ

“Bugün Merkez Bankası’nın rezervleri 120 milyar dolar civarındadır, bunun içinde kullanılabilir rezervleri 60 milyar doların üzerinde, artı 20 milyar doların üzerindeki bir altın rezerviyle ben size bir esnaf, sanayici veyahut da bir sanayici olarak soruyorum, sizin şirketinizin böyle bir bilançosu olsaydı, şirketinizin 1 yıl içinde acil nakdi paraya ihtiyacı olur muydu? Tefeciye düşme riski olur muydu? Türkiye’nin hali budur arkadaşlar.Tabi ki dünyada bir sıkıntı var, ama Türkiye bunun fazlasını yaşayacak durumda değildir.” “Kur konusunda şu anda yaşadığımız tam anlamıyla spekülatif bir yaklaşımın sonucudur” diyen Zeybekci, “7 Haziran seçimlerinde hükümet kurulamaması ve terör olaylarının etkisiyle ekstra maliyet yaşadık” dedi.

Acemoğlu’nun kitabını okuyun

BAKAN Zeybekci tüm işdüyasına dünyaca ünlü ekonomist Daron Acemoğlu’nun ‘Ulusların Düşüşü’ kitabını okumalarını tavsiye ederek “Okuduğunuzda neden bizim bazı fırsatları kaçırdığımızı niçin gelişmiş ülkelerin bazı fırsatları daha iyi değerlendirdiğini göreceksiniz. Tüm devrimleri ıskalamamızın nedenlerinden biri olarak matbaayı yıllarca yasaklamamız olduğunu tespit edelim. Savaş sonrası Atatürk ‘hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ dedi neden yapamadık tespit edelim. Ne kadar özgürlüğümüz varsa yatırım anlamında ve yatırımların uluslararası güvenliği anlamında o kadar milli gelirimiz olur” diye konuştu.



    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı