« Hürriyet.com.tr

Şaşırtıcı duraklarla dolu bir yolculuk

Hürriyet Haber
X
İÇ ANADOLUNe Akdeniz’in özlenen mavisi vardır, ne Karadeniz’in derin yeşili, ne de Ege’nin insana dört mevsim yaşam sevinci veren iklimi, İç Anadolu’da... Bozkırlarına, yer yer çöl kadar kurak topraklarına, volkanik tepelerine ve bazen Konya Ovası’ndaki kum fırtınalarına bakarak, turizmdeki ününü büyük ölçüde Kapadokya’ya borçlu olan İç Anadolu Platosu’nun geri kalanının, gezmek görmek isteyene çok az şey vaat ettiği sanılır. Oysa, Konya’dan başlayıp Konya’da sona eren, dört günlük bir güzergah üzerinde, böyle düşünenleri şaşırtacak duraklar var. Topkapı Sarayı’ndan sonra Türkiye’de en çok ziyaret edilen ikinci tarihi yer olan Mevlána Müzesi’nin bulunduğu Konya, tam olarak kazıldığında yeni bir Kapadokya olabilecek Kilistra, yaklaşık dokuz bin yıl önce, insanın ilk kez yerleşik düzene geçtiği Çatalhöyük, neredeyse yarım asırdır çölleşmeye karşı mücadele veren, krater gölleri ve obrukları hálá tam bilinmeyen Karapınar, İvriz Hitit kabartmalarından geriye tek bir örneğin kaldığı Ereğli, çok iyi korunmuş freskleriyle Niğde’deki Gümüşler Manastırı, Toros Dağları’nın eteklerindeki ürpertici mağaralarıyla Taşkale...NASIL GİDİLİR?İstanbul- Kocaeli- Bolu- Ankara- Konya 673 km İzmir- Turgutlu- Uşak- Afyon- Konya 549 km Ankara- Konya 263 km Uçak; Konya Havaalanı (0332 239 13 43) merkeze 17 km. mesafede. Her gün THY’nın (444 0 849- 0332 351 20 32) seferleri var. Otobüs; Özkaymak 0332 235 47 10, Kontur 0332 265 00 80, Kontaş 0332 265 01 30. Konya Otogarı 0332 265 02 44 Tren; İç Anadolu Mavi Treni’nin İstanbul (Haydarpaşa)- Adana arası karşılıklı seferleri var. Haydarpaşa- İzmit- Bilecik- Eskişehir- Kütahya- Afyon- Konya - Karaman- Adana güzergahında sefer yapan tren İstanbul’dan 12 saatte Konya’ya varıyor. İzmir Basmane ile Batman Kurtalan arası gidip gelen Posta Treni ise İzmir- Manisa- Uşak- Afyon- Konya- Karaman- Adana- Malatya- Diyarbakır- Batman- Kurtalan güzergahını izliyor. Trenin İzmir’den Konya’ya varması 17 saat sürüyor. Konya- Haydarpaşa arası karşılıklı seferleri bulunan Meram Ekspresi’nin durakları ise Konya- Afyon- Kütahya- Eskişehir- Bilecik- İzmit- Haydarpaşa. Konya’dan Ulukışla’ya ulaşımı sağlayan Raybüs, Konya Meram- Çumra- Karaman- Ereğli- Ulukışla arasında karşılıklı sefer yapıyor. Yolculuk 3.5 saat sürüyor. Toros Ekspresi’nin güzergahı, Gaziantep- Adana- Karaman- Konya- Afyon- Kütahya- Eskişehir-Bilecik- İzmit- Haydarpaşa. Tren, 14 saatte Gaziantep’ten Konya’ya varıyor. Konya Garı 0332 322 36 70. Demiryolları 444 8233- 444 TCDD.GEREKLİ TELEFONLARKonya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Konya hakkında broşür ve Mevlána hakkında ücretsiz dağıtılan kitapları burada bulabilirsiniz. Mevlüt Bektaş, oldukça yardımcı. Mevlána Cad. No: 65, 0332 351 10 74- 0332 353 40 20 Konya Emniyet Müdürlüğü 0332 233 33 36 Konya Tıp Fakültesi Hastanesi 0332 323 26 00 Karapınar Belediyesi 0332 755 10 63 Ereğli Belediyesi 0332 713 18 16 Niğde İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü 0388 232 33 93 Niğde Emniyet Müdürlüğü 0388 232 40 00 Niğde Devlet Hastanesi 0388 232 22 20 Taşkale Belediyesi 0338 235 40 16 Karaman İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Görevliler bilgili ve yardımcı. 0338 213 38 12 Karaman Emniyet Müdürlüğü 0338 213 53 61 Karaman Devlet Hastanesi 0338 212 95 64KONYA KİLİSTRA SİLLEKonya- Karaman- Niğde güzergahının civarında yapacağınız gezinin ilk gününü, Kilistra ve Sille’ye ayırabilir, günün sonunda Konya’ya dönerek, yarım gün Konya merkezdeki bazı önemli yapıları gezebilirsiniz. Ancak bu program yetişmezse, yolculuğun sonunda Konya’ya döndüğünüzde de bazı yerleri görebilirsiniz. Konya’da görülecek yerler şöyle; Topkapı Sarayı’ndan sonra Türkiye’de en çok ziyaret edilen ikinci tarihi yer olan Mevlána Müzesi, Selçuklu çini işçiliğinin olağanüstü örneklerinin arasında Kubád- ábád Sarayı duvar çinilerinin de bulunduğu Karatay Medresesi (Karatay Çini Eserleri Müzesi), minberi Selçuklu ahşap işlemeciliğinde zirve kabul edilen Alaeddin Camii, yine Selçuklu dönemine ait taş ve ahşap işçiliğinin en güzel örneklerinin sergilendiği ve süslü kapısıyla da dikkat çeken İnce Minare Medrese (Taş ve Ahşap Eserleri Müzesi), Mevlána Müzesi’nin avlusundaki Selimiye Camii, 13. yüzyılda İslami eğitim vermek amacıyla açılan Anadolu’daki çinili medreselerin ilki ve Konya mezar taşı işçiliğinin sergilendiği Sırçalı Medrese ve Mezar Anıtları Müzesi. Bu günün sonunda Konya’da konaklayabilirsiniz.İNANÇ TURİZMİ POTANSİYELİ1997’den beri kazıların devam ettiği ve henüz tam olarak turizme açılmamış olan Kilistra, yine de bugüne dek açığa çıkanlarla görülmeye değer. Bakir bir doğanın içinde, mağaralar ve yükseklerde kayalara oyulmuş inziva odaları var. Bugüne dek yapılan kazılarda, beş şapel, bir şaraphane, bir su sarnıcı, on karlık, bir seramik atölyesi, iki gözetleme kulesi, bir karakol, bir manastır grubu, bir şehir merkezi kazılıp temizlenmiş. Kentin girişindeki Kral Yolu’nun tepeden görüntüsü de oldukça etkileyici. Yerel adı Gilissıra olan SİT alanı Gökyurt köyü, İncil’de anlatılan efsanelerde adı geçen antik Kilistra üzerine kurulmuş. Eğer kazı Başkanı ve Konya Müzesi Araştırma Görevlisi Nurettin Özkan (0332 351 89 58, 0536 496 60 88) oradaysa, Kilistra’yı ondan dinleme fırsatını kaçırmayın. Kilistra’da büyük bir inanç turizmi potansiyeli öngörüldüğünden, Orta Hitit, Helenistik ve Roma buluntularından çok erken Hıristiyanlık dönemine öncelik veriliyor. İ.S. 1. yüzyılda Hıristiyanlık Anadolu’da yayılmaya başladıktan sonra, İ.S. 46 ve 51’de Tarsuslu Aziz Paulos müjdeci olarak bu bölgeden geçerken, Kral Yolu üzerinde olan Listra ve Kilistra’ya da uğrar. Dağlarda yaşayan Homonadlar’ın yağmaladığı Listra, o sırada Roma için önemli bir merkezdir. Çoğu Hıristiyan olan kent halkı, paganist baskılardan kaçmak ve saklanmak için Kilistra’ya gelir ve burada bir yeraltı şehri kurarlar. Sümbülini Kilisesi, Aziz Paulos’un buraya gelip vaaz verdiğinin ve bir süre burada yaşadığının göstergesi olarak kabul ediliyor. Doğası bakir olduğu kadar, geleneklerini koruyan Gökyurt köyünün yaşamı da öyle kalmış. Bu geleneklerden biri, Kapadokya’da Kirebolu buradaysa Gilabba olarak bilinen yerel bitkinin meyvesinden yapılan içecek. Kutsal kabul edilen kabak da düğünlerde sadece kadınların masasına konuyor. Kızlarsa düğün yapıncaya kadar saçlarını kesmiyorlar.ÇAY ÜZERİNDEN GEÇENKÜÇÜK KÖPRÜLERToros Dağları’nın devamı olan ve halk arasında Takkeli olarak bilinen, sönmüş volkan krateri Küçük Gevale Dağı’nın eteğindeki vadide kurulmuş Sille, kendi halinde, sessiz, eski bir Rum köyü. Sille Çayı üzerinden geçen küçük köprüler evleri sokaklara bağlıyor. Sille, Hıristiyanlığın Anadolu’da yayılmasıyla birlikte önem kazanmış. Çevrede Roma dönemine ait kilise ve manastırlar var. Civardaki kayalara oyulmuş Hagios Khariton Manastırı ya da bir diğer adıyla Deyrieflátun’u (Akmanastır), Mevláná da zaman zaman ziyaret edermiş. Osmanlı’nın son zamanlarına kadar zengin bir kasabayken Cumhuriyet’in ilk yıllarında yaşanan mübadele ve 1928- 1932 yılları arasında baş gösteren kuraklık ve kıtlık nedeniyle, Sille eski rengini yitirmiş. Köye girer girmez hemen Bizans dönemine ait Aya Eleni Kilisesi göze çarpıyor. M.S. 327 yılında, Bizans İmparatoru Konstantin’in annesi Helena, hac için Kudüs’e giderken, Konya’ya uğrar, erken Hıristiyanlık dönemine ait kayaya oyma mabetleri görür ve burada bir mabet yaptırmaya karar verir. Büyük ölçüde, 1923’e kadar kullanılmasından dolayı tavanı bu kadar iyi korunmuş olan kilisenin içi görmeye değer. Etraftaki tepelerde inziva odaları var. Kilise pazartesileri kapalı ancak bazen zamansız da kapanabiliyor. Gitmeden, Sille Subaşı Muhtarı Hüseyin Aksay’dan (0532 255 78 60, 0332 244 91 30) kilisenin açık olup olmadığını öğrenebilirsiniz. Ayrıca mihrabındaki kalemişleri etkileyici Mezaryaka Camii ve Sille (Himmet Ölçmen) Barajı’nın civarındaki manzaralar görülebilir. NASIL GİDİLİR?Kilistra, Konya’nın 50 km. güneybatısında. Eski yol, Konya- Antalya istikametinde gidenler ve yol üzerinde Kilistra’yı görmek isteyenler için uygun. Konya’dan Antalya karayoluna çıkıp, Akören (Hatıp) istikametinde devam ederken, 34. km.’de Hatunsaray kasabasına girmeden, köprüden sağa dönün ve ‘’Gökyurt köyü 12 km.’’ yazılı tabeladan sapın. 46 km.’lik yeni asfaltlanan yol ise Antalya’dan Konya’ya gidenler ve Kilistra’yı görüp eski yoldan Konya’ya devam edecekler için uygun. Konya merkezden, şehiriçi çevreyolu bağlantısından, sağa Antalya yönüne sapın ve 36 km. sonra Erenkaya köyünden sola dönün. 10 km. içeride, yol üzerindeki Kayalı köyünü de geçince, Kilistra’ya varılıyor. Sille, Konya’nın 8 km. kuzeybatısında. NEREDE KALINIR?Konya kent merkezine yaklaşık yirmi dakika uzaklıkta ve Masera Alışveriş Merkezi’nin hemen bitişiğindeki Hilton Otel ***** (0332 221 50 00) kentin en şık oteli. Dündar Otel **** (0332 236 10 52), kent merkezine 4 km. mesafede. Geniş ve rahat odaları olan Bera Otel Mevlána*** (0332 350 42 42), merkezdeki en iyi seçeneklerden. Balıkçılar Otel *** (0332 350 94 70), turist gruplarını ağırlayan, Konya’nın köklü otellerinden. Kentin merkezinde olmasa da Meram Sema Otel *** (Meram, 0332 322 15 10), Meram’ın yeşillikli ortamında olmak isteyenler için, köklü bir isim. İki yıldızlılar arasındaki en iyi seçeneklerden biri, merkezdeki Dergah Otel ** (0332 351 76 61). Turistik Konya Hotel (0332 351 92 12), Türk ailelerin tercih ettiği, hesaplı bir konaklama seçeneği.NEREDE YENİR?Mevlána Müzesi ve Gül Bahçesi manzaralı terasıyla Mevlevi Sofrası (0332 353 33 41), merkezdeki en iyi restoranlardan. 140 yıllık eski bir Konya konağında hizmet veren Köşk Konya Mutfağı (0332 352 85 47), Konya’da gerçek anlamda yöresel yemek denince akla gelen ilk ve belki de tek isim. Cemo (0332 235 04 27), Konya’nın en iyi etli ekmek yapan lokantası, bıçakarası ve peynirli börekte de iddialı. Şifa Restaurant’ın (0332 352 05 19), hızlı servisi ve lezzetli yemekleri var. Ahmet Büyükkoyuncu’nun evi olarak bilinen eski Sille evinde açılan, yöresel yemeklerin de verildiği Sille Konak Cafe Restaurant (Sille, 0332 244 92 60), bir aile işletmesi ve keyifli bir bahçesi var. 15 yıldır, Beyaz Saray’da (0332 350 66 36) Konya’nın geleneksel yemekleri sunuluyor. Fransız mutfağı ağırlıklı olarak dünya mutfağı yemekleri ve içki Opera Restaurant’da (Meram, 0332 325 00 08).KARAMANAyrılmadan önce müzeye mutlaka uğrayınKaraman’dan yeniden Konya’ya dönüp, yolculuğunuzu başladığınız yerde bitirebilirsiniz. Karaman’dan ayrılmadan önce, Karaman Müzesi’ne (Pazartesi hariç her gün, yazın 08.00- 12.00 ve 13.30- 18.30, kışın 08.00- 12.00 ve 13.00- 17.00 saatleri arasında açık. 0338 213 15 36) mutlaka uğrayın. Karaman Müzesi’nde sergilenenler arasında en çok merak edilen, Arkeolojik Salon’un ortasındaki vitrinde bulunan, defineciler tarafından Manazan Mağaraları’ndan yuvarlanmış, M.S. 6.-7. yüzyıla ait genç kadın cesedi. Tüf kayaya oyulan bu toplu yerleşimler, ısı ve nemi sabit tutma özelliğine sahip olduğundan ceset çürümeden kalabilmiş. Genç kadının üzerinde giysisi ve yanında desenli kumaş parçaları var. Karaman’dan Konya’ya giderken, Konya- Karapınar güzergahını tercih ederseniz, Madenşehir’e (Binbir Kilise) de uğrayabilirsiniz. Karadağ’ın eteklerinde, kargı çatıları olan kerpiç evlerin bulunduğu, SİT alanı Madenşehir, Binbir Kilise olarak bilinen tarihi kalıntıların üzerine kurulmuş. Girişte, düzgün kesme taştan, sağdaki ilk bina Büyük Kilise (Mahalaç Kilisesi). Kuzeydeki Çanlı Kilise yıkıntı halinde. Ayrıca sarnıç, darphane ve mezarlık var. Karapınar yoluna çıkıp soldan Konya’ya devam edebilirsiniz.Yolculuğunuzu daha da uzatmak isterseniz, Konya’ya devam etmeyip, Karaman’dan güneye Mut’a inen yola girin. Bu yol, Akdeniz kıyısında, Silifke’ye varır. 200 km.’lik bu güzergah, Toroslar’dan Akdeniz’e inerken, tekrar Orta ve Batı Toroslar’ın buluştuğu Taşeli Platosu’ndaki Ermenek’e sapıp burada sona erer. Yol üzerinde Alaoda Mağarası ve özellikle günbatımında Alahan Manastırı görülmeye değer.NASIL GİDİLİR?Karaman’dan Konya’ya, Madenşehir üzerinden giderseniz, Binbir Kilise olarak bilinen bu bölgeyi de görmüş olursunuz. Karaman’dan Karapınar yönünde, Kılbasan kasabasından geçerek, 27. km.’de Dinek köyüne gelinir. Sapaktaki Madenşehir tabelasından sola sapın, 10 km. içeride Madenşehir (Binbir Kilise) var. Binbir kiliselerin bir kısmı da Madenşehir’den 7 km. daha yukarıdaki Üçkuyu’da (Deyle). Tekrar Dinek yoluna gelip, Konya- Karapınar asfaltına çıkarak, Konya’ya devam edin. 90 km. sonra Konya’dasınız. ÇATALHÖYÜK KARAPINAR EREĞLİDokuz bin yıllık tarihSille ve Kilistra’yı gördükten sonra, ertesi gün için programınıza Çatalhöyük, Karapınar ve Ereğli’yi koyabilirsiniz. Günün sonunda Niğde’de konaklamak uygun olacaktır. Yaklaşık dokuz bin yıl önce, insanoğlu ilk kez Çatalhöyük’te (Her gün 08.00- 17.00 saatleri arasında açık. 0332 452 56 21), yerleşik düzene geçmişti. Avcılık ve toplayıcılık yaparken, yerleşik hayata geçip hayvan ve bitkilerle içiçe bir yaşam kuran ilk toplum Çatalhöyüklüler oldu. Sığırı bile evcilleştirmeyi başardılar. On bin kişilik bir nüfusla, elli futbol sahası genişliğinde bir alana kurulan, Mezopotamya ve Mısır medeniyetlerinden bile eski kent, gerçek anlamda insanlık tarihine ışık tuttuğundan son derece önemli. Kazı alanından çıkarılanların çoğu Konya Arkeoloji Müzesi (Her gün 08.00- 12.00 ve 13.00- 17.00 saatleri arasında açık. 0332 351 32 07) ile Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde (Pazartesi hariç her gün, 09.00-17.00 saatleri arasında açık, 0312 324 31 60) sergileniyor. Ancak ören yerinde, replikaların bulunduğu küçük müze de kazı sırasında çekilen fotoğraflar ve varılan sonuçlar açısından görülmeli. TARİHTEKİ İLK MANZARA RESMİBugün yüksekliği 21 metre olan ve tam 16 katı saptanan Çatalhöyük evlerinin dikkat çeken bir özelliği duvarlarındaki kabartmalar ve duvar resimleri. Yedinci katmandan çıkarılan ve Konya Ovası’ndaki volkanik Hasan Dağı’nın patlamasını anlatan M.Ö. 6200 tarihli duvar resmi, Guinness Rekorlar Kitabı’na, ‘’tarihteki ilk manzara resmi’’ olarak geçti. Ören yerinde, Çatalhöyük evlerinin gerçek boyutlarda inşa edilmiş örnek bir maketi ve birkaç ev kesiti görülebilir. Ana tanrıça fikrinin ilk kez Çatalhöyük’de doğduğu tahmin ediliyor. Kazı alanındaki küçük müzede, bereketin sembolü, iri kalçalı ve göğüslü ana tanrıça heykelini göreceksiniz. Doğayla kadını özdeşleştiren Çatalhöyüklüler’in pişmiş topraktan şekillendirdikleri heykelcikler, burada ilk zamanlardan beri çanak çömlek yapılabildiğini de gösteriyor.‘’Bir avuç altının olacağına, bir avuç toprağın olsun...’’ diyor, Karapınarlılar. Türkiye’de çölleşmeyle özdeşleştirilen Karapınar, yaklaşık 45 yıldan beri erozyonla gelen çölleşmeye karşı mücadele veriyor. 1960’larda kumullar, rüzgarla birlikte verimli toprağı silip süpürmeye başlamış, üst toprak aşınıp taşınınca geriye ürün veremeyecek taşlar, çakıllar kalmıştı. Erozyon ve kuraklık beraberinde yoksulluk, açlık ve ardından da toplumsal çöküşü getirince göç başladı. Ancak halk mücadele etti. Ağaçlar dikildi, yeni parklar açıldı. Bugün hálá Karapınarlılar, mücadelelerini pekiştirmek için yılda birkaç kez kurak bir arazide toplanıp yağmur duasına çıkıyorlar.Karapınar’ın merkezindeki Sultan Selim Külliyesi’ni gördükten sonra burada daha fazla oyalanmanıza gerek yok. Yerli turistin hálá tam olarak keşfetmemiş olduğu özel bir jeolojik yapıya sahip bu bölgedeki krater gölleri ve obruklar görülmeli. Bu oluşumlar arasında en ilgi çekici olanı, Meke Krater Gölü. Burada tesis, elektrik direği ya da asfalt yok. Yerler volkanik yapıdan dolayı simsiyah. Yaklaşık dört milyon yıl önce, bu volkanik kraterde ardarda iki patlama olmuş. Önce krater ağzında bir göl oluşmuş, yaklaşık 9 bin yıl önce olan ikinci patlamada da göl ortasında bir adacık belirmiş. Anadolu’nun bu en genç volkanik oluşumunun suyu tuzlu ve gölün derinliği 12 metre. Etrafında kamp kurmak mümkün. Bir başka krater gölü de yüzülebilen Acı Göl. Turkuvaz renkteki, acı suyu olan göle etraftaki dağların yansıması büyüleyici. Bozkırın ortasında, bir tatlı su gölü olan Çıralı Obruğu (Çıralı Gölü) da kaçırılmamalı.Karapınar’a 22 km. mesafede Oymalı köyünde, M.S. 7. yüzyıldan kalma, 33 galeriden oluşan, kilise, şaraphane ve su kanallarının görülebildiği bir Bizans dönemi yeraltı şehri de bulunuyor. Gitmeden önce, açık olup olmadığını belediyeden öğrenmekte yarar var. Kendini çölleşmeyle mücadeleye ve Karapınar’ın tanıtımına adamış, gönüllü Tema görevlisi Musa Ceyhan ile (0532 502 07 93) Karapınar’ı ve çevresini gezebilirsiniz.NASIL GİDİLİR?Konya’dan Çatalhöyük’e gitmek için iki yol var. Ancak ikisinde de merkezden Çatalhöyük tabelası bulmayı ummayın. Biri uzun ve daha kolay bulabileceğiniz asfalt yol. Konya’dan Karaman’a giderken 30. km’de, İçeri Çumra’dan tabela Çatalhöyük diye yazar, sola sapınca 45. km’de Çumra ilçesine varılır. Buradan Çatalhöyük levhalarını takip ederek, 12 km sonra ören yerine varılır. 36 km’lik daha kısa olan diğer yol ise, yine asfalt ve bilenler genellikle bu yolu tercih ediyorlar. Saraçoğlu Mahallesi’nden devam ederek, Erler köyü ve Abditolu köyünden geçilir. Çatalhöyük’e en yakın köy olan Küçükköy’den sağa dönünce, 5 km. sonra kazı alanına varılır.NEREDE KALINIR, YENİRNiğde’nin en iyi oteli, üç yıldızlı Evim Otel (0388 232 35 36). Ekonomik konaklama yapmak isteyenler, Otel Şahin’i (0388 232 09 50) tercih edebilirler. İletişim ve rezervasyonun internetten yapıldığı Tyana Pansiyon (Niğde, www.tyanaguesthouse.com), antik Tyanakenti surlarının hemen yakınında ve Roma su kemerlerinin yanında bir ev pansiyon.Acı Göl Tesisleri (Karapınar, 0332 755 57 24), Acı Göl’ün hemen yakınında ve göl manzaralı. Çorba, ızgara ve sulu yemekler için, Köroğlu Çorba ve Kebap Pide Salonu(Ereğli, 0332 710 52 50), sabaha kadar açık. Mis Pide (Ereğli, 0332 713 34 16) de Ereğli merkezdeki temiz lokantalardan. Ereğli- İvriz yolu üzerindeki Hitit Restaurant (0542 367 47 72), çam ağaçları arasında ve göl manzaralı. Yola çıkmadan açık olup olmadığını öğrenmekte ve önceden sipariş vermekte yarar var.NİĞDE TAŞKALEPazar kurulurken kale civarında olunGüne erken başlamanızı gerektiren bu güzergahta, Niğde’de şehir turu yapabilir, buradan Taşkale’ye geçebilir ve ertesi gün Karaman Müzesi’ni gezmek üzere Karaman’da konaklayabilirsiniz.Perşembe pazarının kurulduğu gün, Niğde Kalesi’nin civarında olun. Patates dahil her türlü ürünü köylerinden getiren köylülerin ve güvercin meraklılarının yanından geçip Alaeddin Tepesi’ne yürüyün. Bugün kalenin sadece tek bir ana burcu ayakta ve eski burçlarından birinin üzerinde, 19. yüzyıldan kalma bir Saat Kulesi var. Kalenin güneyinde, bir tepenin üzerindeki Alaeddin Camii 1223 tarihli. Caminin en çarpıcı yanı, Selçuklu taş işçiliğinin belirgin bir örneği olan ve güneş ışınlarının açısına bağlı olarak görünüp kaybolduğu söylenen ‘’Taçlı Kadın Başı’’ figürünün bulunduğu doğu giriş kapısı. Vali Konağı Caddesi’ne doğru ilerlediğinizde göreceğiniz 1409 tarihli Akmedrese, Karamanlılar devrine ait. Giriş kapısı görkemli medrese, bugün Niğde Üniversitesi’nin Güzel Sanatlar Bölümü tarafından kullanılıyor. İç Anadolu’nun en önemli müzelerinden olan Niğde Müzesi’nin (Pazartesi hariç, yazın 08.00 12.00 ve 13.30- 17.00, kışın 08.00- 13.00- 16.30, 0388 232 33 90) kayda değer bir özelliği, eserlerin M.Ö. 8. binden (Altpaleolitik) günümüze kadar, hiç kesintiye uğramadan, sürekli bir kronoloji içinde sergileniyor olması. Müze 2003’te Avrupa’nın en iyi müzeleri arasında ilk 15’e girmişti.ŞAŞIRTICI BİR BAŞKA GİZEM MANAZAN MAĞARALARIKayseri- Adana yolu üzerinde, Niğde’nin 9 km. kuzeydoğusunda, Kapadokya bölgesinin pek rağbet edilmeyen kaya oyma yerleşimlerinden biri olan Gümüşler Manastırı (Pazartesi hariç, yazın 09:00-12:00 ve 13:30-18:30, kışın 08:00-12:00 ve 13:00-17:00, 0537 763 96 51), mutlaka görülmeli. 8.-12. yüzyıla ait yapı, İkonoklastik dönemden ve başka birçok yağmadan kurtulmuş olan freskleri açısından, Bizans döneminin en iyi korunmuş manastırı. Siyah-beyaz geometrik desenlerle süslü, yüksek ve zarif sütunların bulunduğu kilisede, yeşil, mavi ve kahve renklerini içeren freskler var. En ünlü fresk ise, taşa oyulmuş nişin içinde, ‘’Gülümseyen Meryem Ana’’olarak bilinen ve birçokları tarafından Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa’sına benzetilen Meryem Ana tasviri. Niğde’ye 23 km mesafede, Kemerhisar’da bulunan ve tarih öncesinde birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış Tyana’da görülebilen en önemli kalıntı Su kemerleri. Su kemerlerini takip edince, Bor ilçesinde Bahçeli kasabasında, kemerlerin taşıdığı suyun kaynağı olan, M.S. 2. yüzyıla ait havuz bugün Roma Havuzuolarak biliniyor. Niğde’den Karaman’a doğru giderken, İç Anadolu’nun gözlerden uzak küçük kasabası Taşkale’de, Türkiye’nin şaşırtıcı gizemlerinden biriyle karşılaşırsınız; Manazan Mağaraları. Taşkale Kanyonu üzerinde, yumuşak tüf kayaya oyulmuş bu mağaralar, aslında Bizans dönemine ait beş katlı toplu yerleşimler. Bir kattan diğerine geçerken, kısa tünellerde sürünmek ve zamanında yüzeylerine el ve ayak için oyuklar yapılmış, dikey bacalara tırmanmak gerekiyor. Taşkale’nin içinde, yine tüf kayaya oyulmuş buğday ambarları da kaçırmayın. Henüz tam olarak turizme açılmamış olsa da Taşkale’ye 20 dakikalık mesafedeki İncesu Mağarası’nın, 1356 metrelik galerisinin bugün 596 metresini gezmek mümkün. Ancak mağarayı bulmak için bir rehbere, içinde ilerleyebilmek için de bir fenere ihtiyacınız olacaktır.Taşkaleliler, Asya göçebelerinin yaşamında önem taşıyan şaman ritüellerinin bir kısmını sürdürüyorlar. Bir zamanlar düğünlerde eğlenmek için oynanan Seyirlik Oyunları, artık sipariş veren misafirler için organize ediliyor. NASIL GİDİLİR?Niğde- Karaman karayolu üzerinde, Niğde’den 165 km. mesafedeki Taşkale sapağında, ‘’Taşkale/ Manazan Mağaraları’’ yazar. Sapaktan girince, 18 km. sonra Taşkale var. Yine aynı güzergahtan geri dönüp anayola çıkınca, 25 km. sonra Karaman’a varırsınız. Ancak dönüş için bu yolu değil de, manzaralı bir başka yolu tercih edin. Taşkale’den, Yeşildere Vadisi üzerinden, 3 km. mesafedeki Manazan Mağaraları’nı ve ardından da Yeşildere kasabasını geçerek Karaman’da sona eren 47 km.’lik asfalt yol daha keyifli. NEREDE KALINIR, YENİRKaraman’daki en iyi otel, Bayrakçı Otel (0338 212 85 55). İki yıldızlı Nas Otel (0338 213 82 00), ekonomik konaklama yapmak isteyenler için. Taşkale Belediyesi’nin (0338 235 40 16) ancak 3-5 kişiyi ağırlayabilecek kapasiteye sahip bir misafirhanesi var. Niğde’de ev yemeklerinin lezzetini ve ‘’ev hali’’nin samimiyetini yakalayan Ev Hali’nde (0388 232 32 23) enfes bir kahvaltı, zeytinyağlı sarmalar, sac böreği, çorba, mantı, belirli günlerde taze balık ve çıtır çıtır bir ev baklavası var. Niğde Üniversitesi Uygulama Restaurant’da (Rektörlük binası, 0388 232 55 61. Pazar günleri kapalı.) mönü zengin, yemekler lezzetli ve servis mükemmel. Niğde’de kebap ve pide yemek için, Arısoylar Restaurant’a (0388 232 50 35) uğrayın. Taşkale’nin tepesinde, bol oksijen alabileceğiniz Taşkale Gürlük Alabalık Tesisleri’nde (0338 235 43 11), yoğurt, bal, sac kavurma ve alabalık var. Belediye’nin Yeşildere Tesisleri yakınındaki Kepez Canlı Alabalık (0338 232 57 59), Taşkale- Karaman yolu üzerinde. Karaman Müzesi’nin bitişiğinde, tarihi Hatuniye Medresesi’nin içindeki Turistik Hatuniye Restaurant’da (0338 214 65 62), Türk yemekleri bulabilirsiniz.

Kaynak: