Spor Şarkısı tribünleri birbirine düşürecek
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Şarkısı tribünleri birbirine düşürecek

Mustafa Ceceli'nin yeni albümündeki 'Kanaryam' adlı parça şimdiden polemik yarattı.

Olay şarkı kanaryam/ Video

ENBE Orkestrası’nın albümünde okuduğu “Unutamam” şarkısıyla tanınan Mustafa Ceceli, çıkışını “Limon Çiçekleri” adlı single’ıyla sürdürdü. Ve kendi adını taşıyan albümüyle de tek şarkılık olmadığını kanıtladı. Şu sıralar herkesin dilinde “Hastalıkta Sağlıkta” şarkısı dolaşıyor. D&R listelerinde bir numaraya oturan Ceceli, albüme tam sekiz şarkı veren Sezen Aksu için “Sanıldığı gibi bana torpil geçmedi” diyor.

Neden albüm sizin adınızı taşıyor?
- Çok megalomanca duruyor ama kesinlikle değil. Şarkıları birbirinden ayıramadık, o yüzden... Albümde 13 şarkı var, içlerinden birini seçmek de bize sıcak gelmedi.
Kartonete bakar bakmaz ilk göze takılan, Sezen Aksu adı...
- Evet, albümde sekiz şarkı Sezen Aksu imzası taşıyor. Kendi eserleri dışındakiler de onun referans ettiği şarkılar.
Sadece size mi bu Sezen Aksu ilgisi?
- Hayır, Cihan Okan’ın albümünde de 7-8 şarkısı var. Yani bir torpil durumu söz konusu değil. Çok uzun zamandır birlikte çalıştığımız için onun onayını almadan bir şey yapmak söz konusu değildi. Bu benim de içime sinmezdi. Hepsi bu...
Ama çıkış parçası Sezen Aksu imzalı değil...
- Bu albümden herhangi bir şarkıyla çıkabilirdim. Önemli olan bir bütünü anlatmaktı. “Hastalıkta Sağlıkta”yla çıkmamızın nedeni ise şarkılarımızı iyi günde kötü günde dinleyicilerle paylaşabilme düşüncesiydi. Aslında bu albümün tek çıkış parçası yok. 
“Hastalıkta Sağlıkta”, “La Cumparsita” gibi bir şarkı olup bundan böyle düğünlerde çalınır herhalde...
- Öyle bir beklenti var.

KANARYA ŞARKISI HER TRİBÜNE DE DÜŞEBİLİR

 “Kanaryam” parçası hangi tribüne düşer sizce? Çünkü Sezen Aksu’nun yazdığı sözlerde “Benim güzel kanaryam, dokunmaya kıyamam, ama bahardan yüz buldum ya öpmeden de bırakmam” diyorsunuz...
- Valla iki yöne de çekilmeye müsait bir parça... Aslında bir bahar şarkısı. Bu şarkıyı Levent Yüksel’in “Dedikodu” şarkısına benzetiyorum. “Ah şu Mualla’yı sandala atıp” der. Iki tribüne de düşebilir.
Albüm, slow ağırlıklı ve aşırı duygusal.
- Benim albümden önce söylediğim üç şarkı da slow’du. Bir albüm sadece slow ya da hareketli şarkılardan oluşmaz ama bana slow parçaları yakıştırıyorlar. Bu yüzden hareketli parçalar, slow’lardan daha az. Tabii ki bu her zaman slow şarkı söyleyeceğim demek değil. Öyle konser de olmaz. Bu geçişi yavaş yavaş yapmak istedim. Her şarkıya 3-4 versiyon yaptım. Terzi kendi söküğünü dikemezmiş ya... Bütün albümlerde çok rahat çalışırken bunda öyle rahat olamadım. Yabancı olduğum bir şey var, o da kendi sesim. Hep başkalarının seslerine aranje yapmaya alışık olduğumdan yabancıladım, “Bu çalan kim” dedim. Her şeyi denedim ama benim ses rengim naturel olduğundan sonunda akustik enstrümanlarla birleştirdim. 
Bu kadar genç bir isimden bu kadar duygusal bir albüm gelmesi ilginç...
- Bu bir geçiş dönemi. Sahnede hareketli parçalar söylerken de beni göreceksiniz.
Romantik şarkılarınız yüzünden kadın hayranlarınızın sayısı hızla artıyor. Ve siz yeni evli sayılırsınız.
- Ben geçen sene evlendim. Bunun hayranları etkileyen bir unsur olduğunu düşünmüyorum. Herkesin hayatında bir insan olabilir, bu normaldir. Daha dinleyicilerden bir yorum gelmedi.

HACI OLSAM DA BARDA PROGRAM YAPABILIRIM

Hacı olduğunuzu biliyoruz. Peki barlarda, içkili ortamlarda program yapacak mısınız?
- Ben içmiyorum ama işim ayrı. Ben işimle inancımı kesin hatlarla ayırdım. Hiçbir ayrım yapmıyorum. Daha önce Levent Yüksel, Nükhet Duru gibi isimlerle çalıştığım için içkili mekanlarda çaldım zaten. Rahatsız olmuyorum. Bu tamamen insanın iç dünyasında yaşadığı özel ve güzel bir şey.
Yakın zamanda konserler olacak mı?
- 11 Aralık’ta Eskişehir’de, 12’sinde ise Izmir’deyim.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle