"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Sarıgül: Vakit tamam

BURSA’ya giderken yolun İnegöl kesiminde, eski Kumburgaz Belediye Başkanı Dr. Hüseyin Çorbacıoğlu ile karşılaşıyoruz.

Yanında da eski Durusu (Terkos) Belediye Başkanı Engin Akman ile Şişli Belediye Başkan Danışmanı Necmi Hayal var.

Dr. Çorbacıoğlu, geçen hafta sonu Prof. Yaşar Nuri Öztürk’ün Halkın Yükselişi Partisi’nin (HYP) genel sekreteri, diğer iki isim de aynı partinin genel başkan yardımcıları olmuşlar. HYP’nin yeni Genel Başkanı Önder Günay da Sarıgül’ü bekleyenler arasında...

Körfez’i dolaşırken Gölcük’ten Bursa’ya kadar yol üzerinde en az 8 yerde kadınlı-erkekli gruplar Sarıgül’ü bekliyorlar. Yol güzergâhında sık sık ‘Çare Sarıgül’ yazıları dikkat çekiyor... Bu yazıyı başka kentlerde de gördük.

CHP’den ayrıldıktan sonra Sarıgül’le hareket eden Dr. Çorbacıoğlu, “Sayın Genel Başkanımız Mustafa Sarıgül’ü büyük bir konvoyla karşılayacağız” diyor. Bir gece önceden miting hazırlıklarını denetlemişler. Kafa karışıklığına karşı duruma açıklık getirelim. Sarıgül, ‘Türkiye Değişim Harketi’ni (TDH) oluşturmadan önce, bir erken seçim ihtimaline karşı önlem almış ve Prof. Yaşar Nuri Öztürk’ün istifasından sonra bazı arkadaşlarını bu partinin yönetimine sokmuş... Yukarıda bahsettiğimiz isimler ‘B planı’nın aktörleri olmuşlar.

TDH’nin kuruluş dilekçesi ocakta verildikten sonra haziran ayında yapılacak kurultayda Sarıgül partinin başına geçecek; seçim zamanında yapılacağına göre, Sarıgül’ün örgütlenme çalışmaları için önünde uzun bir zaman bulunuyor. Bu süre içinde de sahayı geniş tutmaya çalışıyor. Bursa mitingi de dün bunlardan biriydi. İzmit ve Batman’dan sonra Sarıgül’ün dün Bursa’da da umutlandığı söylenebilir.

İç Anadolu Bölgesi sorumlusu Erol Erdem heyecanla anlatıyor: “Ben Erkan Mumcu döneminde Anavatan Teşkilat Başkan Yardımcısı’ydım.

Bu harekete katıldıktan sonra Sarıgül sevgisini gördüm. Köy köy, kasaba kasaba dolaşıyoruz arkadaşlarla, parasız pulsuz... Eskiden siyasetçiler kahveye geldiklerinde köylünün yarısı dışarı çıkardı, yarısı da sandalyeyi çevirirdi, şimdi Sarıgül deyince dışarıdakiler bile içeri giriyorlar. Bu, bu hareketin çok şeyler yapacağını gösteriyor.”

Sarıgül’ün ‘atanmış’ il ve ilçe örgütleri kaynaşmış, bunu ‘amatör ruh’ olarak nitelendiriyorlar. Siyasette bunun çok önemli olduğu bilinir.

ANAHTAR ANKARA’DA

Bursa’nın Şehreküstü (Fomaro) Meydanı yeniden düzenlenmiş. Sarı bayraklarla donatılmış, sunucu “Yakın geleceğin Başbakanı” olarak tanıtıyor Sarıgül’ü; kuruluş dilekçesi için 50-100 bin kişiyle Ankara’ya gideceklerini söylüyor.

“Başbakanlık’tan anahtarı almaya gideceğiz” diye ekliyor. Zaten Sarıgül de esas bunu vurguluyor. “Vakit tamam” diyor. Bu, heyecan yaratıyor tabii.

Sarıgül’ün söylemlerinde, Allah, sevgi, barış, bayrak vurgulamaları dikkat çekiyor.

Başta İstanbul olmak üzere Balıkesir, Çanakkale, Kütahya ve Çankırı’dan ‘yeni yüzler’ gördük. Çok sayıda araç da vardı. Bursa polisi bunu 100’ü otobüs olmak üzere 250 araç olarak bildirdi.

Miting alanında, sakallı bir amcaya “Sarıgül’de ne arıyorsun?” diye sorduk. Yanıtı hayli ilginç:

“Güne sabah namazını kılarak başlıyor, Müslüman adam... Yaşlıları cuma günlerinde Eyüp Sultan Camii’ne gönderiyor.”

Kendisini merakla izleyenler arasında bir ev kadını bize “Fethullah’a laf söyletmem diyormuş... AK Parti’yi de eleştirmekten kaçınıyor”

dedi. Bir hanımla görüşürken, “kafasındaki soruların cevabını bulmak üzere mitingi izlediğini” söyledi.

Sarıgül’ün Bursa örgütünde DP’den de katılanlar olmuş; ama CHP’den bu saflarda yer alan bir isim öğrenemedik. DP ve ANAP birleşmesi Bursa’da sıkıntı yarattığı yerel basında gündemdeki en önemli konulardan biri.

‘Derde derman Sarıgül’ ama TDH’nin lideri, bunu daha köşeli halde söylemeli.

 

TDH’nin eski 11 ‘vekili’

? BURSA’daki mitingde hareket içinde yer alan eski milletvekilleri şunlar: AKP’den İsmail Ericekli, Ali Öğüten; CHP, ANAP ve DSP’den; Hasan Aydın (Genel Sekreter), Yüksel Yalova, Bülent Tanla, Dr. İsmail Değerli, Muharrem Toprak, Yüksel Yalova, Hüseyin Özcan, Zeki Eker, Feridun Pehlivan.

 

10 kilo elmaya 1 bardak çay...

? TEVFİK Caymaz kendini “Ben CHP’nin eski Niğde İl Başkanı’ydım... Önder Sav ihraç etti beni, yargı kararıyla geri döndüm. İtirazlarım üzerine parti kayyuma teslim edildi... Seçime gittik, yine kazandım ama yeniden görevden aldılar. Şimdi Sarıgül’le hareket ediyorum” diye anlatıyor.

CHP ile görülecek hesabı varmış.

“Onu bırak da bize elmayı anlat” dedik ve sonra da dinledik: “Geçmişte 25 kiloluk bir sandık elma ile bir koyun alınırken, bugün perişanlık yaşıyoruz. Sofralık elmanın kilosu 40-50 kuruş; sıkmalık elma ise 4 kuruş... Yani 10 kilo sıkmalık elma bir bardak çay değerine düştü; 12 kilosu da bir ekmek fiyatına... Becerikli bir işçi günde 1 ton elma toplayabilir, alacağı ücret de 30 lira... Anlayacağınız üreticiler, çevredeki beş meyve suyu fabrikasına çalışıyor, üründen cebine para kalmıyor. Niye buzhaneye konmuyor derseniz, fiyatın yarısını buzhaneci alıyor. İlaçlamanın da türlerde bozulmaya yol açması ayrı bir endişe kaynağı. Bu bakımdan Tarım Bakanı, acilen bölgeye el atmalı.”

 

Sabri Erbakan’dan taşocağı itirafı

 

? KARAYOLLARI Genel Müdürlüğü ve daha sonra Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarlığı’nda bulunan Sabri Erbakan, TDH’nin kurucuları arasında yer alacak. Çok sevildiği dikkatimizi çekti. Sohbette kendisine ciddi bir sorunu aktardık:

“Yalova’dan Bursa’ya, Bandırma’dan İzmir’e giderken dağlar diş çürüğü gibi oyulmuş taşocakları ile dolu; doğayı ciddi şekilde tahrip ettikleri gibi çirkinleştiriyorlar da... Dünyanın hiçbir yerinde de böyle bir manzara görülmez... Bu işlere hiç önlem alınmaz mı?”

Yanıtı: “Taşocakları Maden Kanunu’na göre veriliyor. Karayolu yapılırken, devlet ‘ocak’ gösteriyor. İzin valilere ait. Dediğiniz çok doğrudur... Ben bu taşocakları sorunuyla mücadele edemedim. Şimdi bu yerlerden Çevre Bakanlığı sorumlu, temizlemesi ve disiplin altına alması lazım...”

Erbakan’ın da söyleyemediği belki de şu: “Evet taş, kum ve çakıl taşı ocakları siyasilerin yeni rant mekânları. Kimse soruna çevresel açıdan bakmıyor;Türkiye Cumhuriyeti’nden nefret eden bir anlayış coğrafyamızdan da hıncını almak istiyor. Yağmala gitsin...”

Bursa ve Yalova valileri kentlerine şöyle karşılıklı olarak gidip gelirlerse vahametin hangi boyutlara geldiğini görebilirler. Sonra da ocakları işletenleri, “Bunları iç tarafta niye açmadınız; kapattığınız ocaklarını niye yeşillendirmediniz” diye sorgulamalılar.
X