"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Sarı pazıbentleri takıp bekleyin

ŞU cümleyi özenle bir yere kaydedin.<br><br>“12 Haziran 2011 genel seçimlerinden sonra, Türkiye’de büyük değişimin, asıl medyada devam edeceğini hep birlikte göreceğiz.”

Basit bir “kehanet” cümlesi değildir bu.
Bu açıkça bir “tebligat”tır.
Yılın son günü adresine “tebliğ edilen” bir “kararı” ifade ediyor bu cümle.
31 Aralık 2010 günü, “Zaman Gazetesi”nde yazıldı.
Tebliğ eden kişi “Hüseyin Gülerce”.
Son zamanlarda herkes onu “Fethullah Gülen’e en yakın kişi” olarak tanıyor.
Şu an ortada “tebellüğ eden” bir kişi veya kurum yok.
Kimse üzerine alınmadı diye bakmayın.
O adreste oturanlar, kim ve neresi olduğunu biliyor.
Adres, cılız da olsa, şu olup bitene hâlâ sesini çıkarabilen birkaç gazete, üç-beş televizyon, internet sitesi,
üç-beş köşe yazarı.
Anlaşılıyor ki onların da “köküne kibrit suyu dökme” kararı alınmış.
Karar yılın son günü tebliğ edildi, 2011’de “infaz edilecek”.
* * *
2010 “tasfiye yılı”ydı.
Daha yılın başından tasfiye listeleri hazırlandı, köşe panolarına asıldı.
Alay-ı valayla tebliğ edildi.
Arkasından da infaz edildi.
Gazeteciler tasfiye oldu.
Ama hâlâ üç-beş çatlak ses var.
Hâlâ horozlanıyorlar.
Sayıları bir elin parmakları kadar da olsa, “genç siviller” hâlâ “rahatsız”, orta yaşlıları da haylice geçkinleri de rahatsız.
“Biat’tan feyiz almışlar”. Dikensiz gül bahçelerinde yetişmişler.
Gülün kendine bile tahammülleri yok, dikenine hiç katlanamazlar...
Lügatleri farklıdır.
“Değişim” dediler mi, bilin ki, “tasfiyedir” anlatmak istedikleri. Yok etmektir.
* * *
Ben, Hüseyin Gülerce’nin söylediklerini ciddiye alırım.
Çünkü bir karar varsa, o mutlaka bu kararı en iyi bilecek mevkidedir.
O cümleyi okudum ve dedim ki:
“Tamam karar alınmış. Sıra infazda...”
Emir ve komuta belli:
“Medya değiştirileceeek... Değiştir...”
Anladım ki; yeni müesses nizamın demir kanunları işlemeye başlamış.
Havada çelik kokusu var.
Kılıç kınından çıkmış ve emir demiri kesmeye başlamış.
Medya değişecek...
Onların istediği istikamette, onların istediği kadar...
Medya tek tip giyecek.
Sivil postal fabrikaları tam kapasite çalışmaya başlamış.
Müesses nizamın “Yat” borusu çalınıyor.
İçtima var... Herkes hizaya...
* * *
Bu yıl, medya patronlarına çekidüzen verme, kılıç artığı gazetecilerin ocağına incir dikme yılı.
Emir büyük yerden geldi.
Bu yıl herkes haddini bilecek.
Ve her şey çok güzel olacak...
Demokrasimiz güllük gülistanlık; güllerimiz de dikensiz olacak.
Ne demişti bir zamanlar bir başka arkadaş?
Memlekete demokrasi lazımsa onu da biz getiririz.
Tam öyle dememişti ama, olsun.
Kenara çekilin, değişimin aslanları, demokratik medya muhafızları geliyor...
Ve ey siz; kalem yerine diken taşıyanlar; sarı pazıbentlerinizi takın...
Takın ki; başkalarını sizinle karıştırmasınlar; hiç olmazsa kurunun yanında yaşlar da yanmasın.
X