Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Şarap spekülatörü

Amerikan şarap dergisi Wine Spectator, bu hafta yılın en iyi 100 şarabını duyurdu. Birinci sırada yer alan şaraba hâlâ inanamıyorum: Washington eyaletinden Columbia Crest. Yıllık üretimi iki milyon kasayı aşan bu dev fabrikanın tüm dünyanın en iyi şarabını yapması nasıl mümkün olabilir? Bu denli yersiz bir seçim yüzünden dergi itibarını kaybediyor.

Şarap sektörü çalışanları aramızda lakaplarla konuşuruz. Örneğin meşhur Amerikan şarap dergisi Wine Spectator’la biz sıkça “Wine Speculator” diye dalga geçeriz. “Spectator” izleyen, “speculator”, yani Türkçe’de de kullanılan spekülatör ise bir nevi atan-tutan anlamındadır. Biliriz ki hem derginin 100 puanlık değerlendirme sisteminin eksikleri hem de çalışanlarının tutarsızlıkları diz boyudur.
Diğer bir lakap da derginin Kaliforniya şarapları eleştirmeni James Laube’ye ait. Aramızda ona Osama Bin Laube deriz. Bin Laube aykırı ve yersiz değerlendirmeleriyle zaman zaman şaraphaneler nezdinde bir nevi teröristle aynı kefeye konur. Napa’da kulaktan kulağa gezen bir hikaye vadinin Hollywood’a dahi konu olan en eski şaraphanelerinden Chateau Montelena’da geçer.
Bin Laube ile Chateau Montelena’nın sahibi Bo Barrett arasında, bir tadım esnasında çıkan bir münakaşa şaraphanenin orta yerinde savrulan yumruklara dönüşür. Bin Laube küfürlerle ve “Vay ben sizi süründürmez miyim” tehditleriyle mekanı terk eder. O yılki değerlendirmelerin sayısı çıkageldiğinde Montelena’nın gözbebeği Laube’den 69 puanı görür. Bu akıl almaz puanın açıklandığı sayının çıktığı gün hâlâ gözümün önünde. İlk iş hemen kendine has olsa da sarsılmaz bir kale olan Robert Parker’ın aynı şarapla ilgili notunu yeniden okumak oldu. İşte tercümesini aktaralım; “Muazzam saflıkta, sıkı dokunmuş bukesinde kuşüzümü likörü, meşin, orman tabanı, mineraller ve meyankökü sergiliyor. Dolgun gövdeli, etkin bitişinde ağır tanenleriyle adeta kamçılıyor. Enfes bir şarap, 1997’den beri tartışmasız en iyi Montelena... 96 puan!”
Şimdi de aynı şarap hakkında Osama Bin Laube’nin 69 puanlık notunu aktaralım; “Sert köşeleri, dereotu ve sedirimsi meşesiyle öne çıkan bu şarap ham, zayıf, otumsu, pürüzlü ve tebeşirimsi tanenli.” Bu iki yorumu art arda okuyunca ben de atladım arabaya, durumu bir de kendi damağımla görmek için soluğu Montelena’da aldım, 1998 rekoltesine kadar hepsini tattım ve beni en etkileyen yıllardan biri 69 puanlık 2001 oldu. Parker’la hemfikir olmamak işten değil, şarap muazzamdı.
Akıl almaz suçlama
Bu sansasyonal saçmalıktaki puan uçurumu medyanın da dikkatini çektiğinde Bin Laube Montelena’yı TCA, yani mantar problemi ile suçladı. Madem şarabı buşone ilan ettin, o zaman neden puan vererek değerlendirdin be kardeşim? Haddini bilen eleştirmen buşone şarabı asla değerlendirmez, yenisini açtırır. Zaten Laube’nin tarifindeki hiçbir özellik buşone bir şaraba ait değil.
Wine Spectator reklamdan ciddi paralar kazanan bir yayın. Reklamın büyüğünü veren dev şirketlerin halk tarafından akrabalığı fazla bilinmeyen markalarına verdiği şişirilmiş puanlar durmadan eleştiriliyor. Dergi öyle açgözlü ki her sene dağıttıkları en iyi şarap restoranları listesi ödüllerinden biri geçtiğimiz yıl hayalet bir işletmeye de veriliyor! Uyanığın biri başvurularla birlikte zorunlu kılınan kabarıkça bedeli ödüyor ve tamamen uyduruk bir restoran adı ve derginin yerden yere vurduklarından geçilmeyen bir şarap listesiyle bu “seçkin” ödüle layık görülüyor!
Bu hafta dergi ilk kez “özenle” seçtiği yılın en iyi 100 şarabını internet üyelerine önceden duyurdu. Birinci sırada yer alan şaraba hâlâ inanamıyorum. Geçmişte saygın şaraplara adanan bu küçümsenmeyecek ödüle bu yıl Washington eyaletinden Columbia Crest layık görüldü. Yıllık üretimi iki milyon kasayı aşan bu dev fabrikanın tüm dünyanın en iyi şarabını yapması nasıl mümkün olabilir ki? Belki kriz var ve hesaplı şaraplar önemli ama bu yersiz seçim derginin zaten sürünen itibarını kanımca iyice tüketiyor.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI