Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Şantajcılara teslim olmayalım

Türkiye bir ahlak sınavından geçiyor. Karanlık eller MHP’yi gizli çekilen şantaj kasetleriyle vurmaya kalkıyor. Ama silah ters tepti. MHP halkın gözünde mağdur ve oyları yükseliyor. Eğer biraz etik duruşumuz, biraz demokrasi inancımız varsa, medyasıyla siyasetçisiyle hepimiz MHP’ye sahip çıkmalıyız. CHP lideri çok cesur bir adım attı MHP’ye sahip çıktı. Herkesin aynı cesaretle şantajcılara karşı çıkması gerekiyor. Yoksa karanlık kasetlerin kimi vuracağını kimse hesaplayamaz.

KILIÇDAROĞLU’NUN ÖZGÜVENİ ÇOK ARTMIŞ...

Kemal Kılıçdaroğlu, dün gece 32 inci Gün Seçim-Özel programında, hiçbir siyasetçinin gösteremeyeceği bir cesaretle ortaya çıktı ve kaset skandalı konusunda, MHP’ye beklenmedik bir destek verdi. Oyunu kurallarına göre oynamak istediğini, böylesine bel altı vuruşlarıyla siyaset yapılmaması gerektiğini söyledi.
 
MHP’ye arka çıktı.
 
Bahçeli’yi yanlız bırakmadı.
 
Bizde genel olarak, rakipleriniz hakkında iyi sözler sarfetmek suçmuş gibi görülür. Oysa Kılıçdaroğlu, çok etik bir duruş sergiledi.
 
Son kurultay öncesinden beri karşılaşamamıştık. Bu defa uzun uzun sohbet etme imkanımız doğdu.

Dikkat ettim, kendine özgüveni artmış .

Karşımda bambaşka bir Kılıçdaroğlu buldum. Meydanlardaki kıpırtıdan ve partisinin oy kazanmasından memnun.

Tabii , her lider gibi iktidar olmayı hedefliyor, ancak  yüzde 30’larda bir oy almayı da bir başarı olarak göreceğini saklamıyor.
 
Beni en çok etkileyen, Kürt Sorununa yaklaşımı oldu.
 
Ana Dil ve Yerel Yönetim reformuyla atılacak adımlar konusunda çok netti. Birden bire, seçim sonrası için ümitlerim arttı. Tabii, iktidarın tutumu çok önemli, ancak ben Erdoğan’ın Kürt Açılımının arkasını bırakacağını da hiç sanmıyorum. Hele bir de CHP ile işbirliği içinde hareket edilebilirse, büyük mesafe alınabilir.
 
Konuşmasını dikkatle izlediğinizde, Başbakan’ın aynı konudaki yaklaşımlarıyla Kılıçdaroğlu’ nun düşüncelerinin birbirinden pekte uzak olmadığını hemen görüyorsunuz.
 
Böyle tarihi bir işbirliği fırsatı yakalanabilirse , emin olun ülkenin önü açılır.
Söyleşide duyduklarımdan dolayı, Kürt Sorunundaki son gelişmelerin yarattığı kötümserliğim , önemli ölçüde azaldı.

*   *   * 

MHP’YE SALDIRILAR TERS TEPİYOR...

Kimin kafasından, ne amaçla çıkmış olursa olsun, eğer biraz etik duruşumuz, biraz demokrasi inancımız varsa, hepimiz MHP’ye sahip çıkmalıyız.

Son dönemde, sadece  siyasete değil, toplumun hemen her köşesine sinen, kasetle şantaj modasına karşı çıkmalıyız.

Bahçeli’ye destek olmalıyız.

Eğer bu olaya bir mahalle dedikodusu şeklinde yaklaşır, sorumlu olanları anlayışla karşılar, kasettekileri “onlar da yapmasalardı” diye eleştirmeye kalkarsak, yarın önümüzde yüzlerce kaset buluruz.  Hemde, hangisi doğru, hangisi düzmece anlayamayız.

Bir şeye karar vermemiz gerekiyor: Özel yaşamı, genel ahlak kurallarına mı bağlayacağız, yoksa özel yaşamı tümüyle kişilerin kendi taktirlerine mi bırakacağız? Gizli kameralara, şantaj kasetlerine  göz mü yumacağız, yoksa tepki mi göstereceğiz?

Bundan dolayı, gelin MHP’ye sahip çıkalım.

PÜSKEVİT VE KASETLER MHP’Yİ YÜKSELTİYOR

Son çıkan anketlere bakacak olursanız, bunca badireye rağmen MHP’nin puan kaybetmediğini, tam aksine 1-2 puan arttırdığını göreceksiniz. Oysa genel beklenti, Başbakan’ın uzun süredir MHP ve Bahçeli hakkındaki sert sözleri, kaset şantajlarının  bu partiyi sarsacağı, hatta baraj altı bırakacağı şeklindeydi.

Tam tersiyle karşı karşıyayız.
MHP şu anda kamuoyu gözünde mağdur durumda. Kaset şantajı ters tepti. Bir de buna PÜSKEVİT olayının getirdiği sempati dalgası eklenince, karşımıza bambaşka bir manzara çıktı.

Kamuoyu işte böyledir.

Vurduğunuzu sanırsınız. Halk tam aksine tutum alır.

*   *   *

KIZMAYALIM, DEMİRTAŞ DOĞRULARI SÖYLÜYOR...

BDP’nin eski Başkanı Demirtaş’ın Çarşamba günü “PKK’lılar burada terörist olarak kabul edilmiyorlar” demesi,  bazı çevrelerde tepki  yarattı.

Ne kadar kızarsak kızalım, ancak Demirtaş doğruyu söylüyor. Güneydoğu’da büyük bir kesim PKK’nın yaptıklarını, bizim suikast-cinayet olarak gördüğümüz eylemlerini “Devlete karşı bir savunma-hakkını arama” olarak görüyor.

Biz ne kadar kabul etmesek dahi, PKK’lılar onların çocuklarını öldürseler dahi, affediyorlar. Onları başka gözle izliyorlar.

Biz bu gerçeği kabul etmiyoruz, ancak hiç değilse milyonlarca kişinin bizden farklı düşündüğünü bilelim.  Kızmak yerine, çözüme nasıl ulaşacağımızı hesaplayalım.
      

X