Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Şans bazen kendiliğinden gelir, bazen de insanlar şansı yaratır...

Gerçekten “şans” diye bir şey mi var, yoksa insanlar kendi şanslarını kendileri mi yaratıyor?

Galiba ikisi de doğru.

Baksanıza “Sayısal Loto”daki son çekilişe.

Birkaç hafta kimse altı tane sayıyı doğru olarak bilemiyor. İkramiye birikiyor.

Derken önceki günkü çekilişte dokuz kişi birden altı sayıyı da doğru biliyor

ve bu dokuz kişinin her biri 905 bin lira kazanıyor.

Şans acaba geçen haftalarda tatile mi çıkmıştı?

Ya da cumartesi günü mesai yapıp dokuz kişi arasında bütün hünerini mi gösterdi?

Bir kişiye ikramiyenin tümünü çıkartsaydı ve kazanan tam anlamı ile kazanmış olsaydı

daha doğru olmaz mıydı? Demek şans da kendince sosyal adaletçi ve servetin dağıtılmasından yana.

Sayısal Loto’daki durum insan iradesinden

bağımsız bir “şans”ın var olduğunu kanıtlıyor.

 

Yaratılan şanslar

 

Bir de insanların bilinçli ve çalışkan olmaları halinde yaratılan “şans” var.

Diyelim ki iki öğrencisiniz ve önünüzde bir sınav var.

Biriniz gece gündüz çalışıp sınava hazırlanıyor, diğeriniz ise dalga geçiyor ve sınava

iki gün kala ders kitaplarına şöyle bir bakıyor.

Çalışkan öğrenciye sınavda hangi soru gelirse gelsin, hepsine cevap verebilecektir.

Dalgacı öğrenci ise eğer şanslıysa, cevaplarını tesadüfen bildiği birkaç sorudan bir tanesi gelirse, sınavda başarılı olacaktır.

Yani çalışkan öğrenci kendi şansını kendisi yaratmıştır.

Eğer çalışma hayatında da aynı tempoyu sürdürürse, “Şans gelip kapımı çalsın” diye beklemeye hiç gerek duymayacaktır. Dalgacı öğrenci ise, çalışma hayatında da hep şanslı olmayı ümit edecektir.

Ömür kısadır ama yaşadığınız süre boyunca da hayat bir maratondur.

 

Rus ruleti de bir piyangodur

 

Tavla başına her oturduğunuzda “Ah bir düşeş gelse” diye bekleyebilirsiniz, ama

yaşamın her safhasında zar atmanız veya piyango çekmeniz mümkün değildir.

Şansı fazla zorlamak ise, şarjörlü tabanca ile Rus ruleti oynamaktan farksızdır.

Bütün büyük başarıların arkasında uykusuz geceler, alın teri, göz nuru ve alınan nice riskler vardır.

Tabii ki insanlara ve doğaya özenli davranan, kurallara uyan, yasalara saygılı ve haklı rekabetin erdemine inanmış insanların başarılarından söz ediyorum.

Gaddar, yüreğinde sevgi olmayan, amacına ulaşmak için her yolu geçerli gören ve kendi başarısını başkalarının başarısızlıkları üzerinde kuranlar için, başka kurallar geçerlidir. Ama biliyoruz ki toplumlarda bu tür insanlar çoğunlukta değildir.

Şansı da kutlamalıyız

Özetle, tabii ki piyango bileti almaya da, Sayısal Loto oynamaya da devam edecek insanlar. Neticede hiç piyango bileti almadan sürekli büyük ikramiyenin kendisine çıkmasını beklemenin de akla sığar yanı yoktur. Ancak geleceğe dönük hesapların, sadece “şans”a güvenilerek yapılması da, ezici çoğunluğun hayal kırıklığı içinde hayatını geçirmesine sebep olur.

Rüyasında yedi tane at gören, kahvaltıya oturduğunda masada yedi dilim ekmek bulan, sokağa çıkınca yedi tane tanıdığı ile karşılaşan ve gidip bütün parasını at yarışında 7 numaralı ata yatıran ve o atın da 7’nci olduğu adamın hikayesini duymadınız mı?

Sayısal Loto’da altı bilen dokuz kişiyi de, durup durup sonra dokuz kişiyi birden sevindiren şansı da kutluyorum.

 

Bir yastıkta kocasınlar...

 

Yeni Çin Ajansı’nın haberine göre 106 yaşındaki Pan Şiting, 8 yıl önce tanıştığı 81 yaşındaki

Çen Adi ile evlenmiş.

Liman kenti Venzu’da yapılan düğünden sonra konuşan damat Pan, “Artık biz de aile olduk. Ölünceye kadar ayrılmayacağız” demiş.

Zaten bu çift ölmeden evvel ayrılırsa, bu daha büyük haber olur.

 

Siyasetin bilinenleri ve bilinmeyenleri...

 

Bu yazı yazılırken referandumun sonucu belli değildi. Sadece Güneydoğu’dan gelen

yeni şehit haberleri yüreğimizi yine yakmaktaydı.

Ama sonuç ne olursa olsun, bugün de Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı, Tayyip Erdoğan’ın Başbakan ve AK Parti’nin de iktidar olacakları kesindir.

Yani referandum sonuçlarına ilişkin çeşitlemelere takılmak yerine, siyasetin ve güvenliğin bilinmeyenleri üzerinde kafa yormak daha doğru olacaktır. Bunların başında da Kuzey Irak’a dönük gelişmeler, Türk-Amerikan ilişkilerinin geleceği ve Avrupa Birliği’nin 6 Kasım’da açıklanacak “İlerleme Raporu”nun içeriği var.

X