Dünya Haberleri

DÜNYA

    Sandıktan çıkan batılı mesajlar

    Yavuz Çekirge
    28.07.2007 - 11:22 | Son Güncelleme: 28.07.2007 - 09:14

    AKP'nin zaferle çıktığuı 22 Temmuz seçimlerinin dünyadaki yankıları devam ederken, batı medyasında da sonuçlar analiz ediliyor. Yavuz Çekirge, "Batı basını sandıktan hangi mesajın çıktığını düşünüyor?", "Türkiye'ye nasıl bakıyor?" ve "AKP İslamcı bir Parti mi?" gibi sorulara yanıt aradı. İşte yanıtlar..

    Ali Sarp'ın 'sandıktan çıkan mesajlar' yazısı için tıklayın

    The Economist dergisinde ve daha bir çok muteber batılı medya organlarında ardı ardına Türkiye ve seçimler konusunda   başyazılar  yayınlanıyor. Sandıktan çıkan mesajlar irdeleniyor,bazı sonuçlara varılmaya çalışılınıyor. Hemen hemen tüm batılı ve doğulu günlük gazetelerde başyazılar yayınlandı.

    Hepsinde ortak bir terminoloji kullanıyor.
    "İslamcı AKP ", "İslami görüş", "Ilımlı islam", "Demokratik İslam".
    Özellikle The Economist başyazarının yorumu ilginç.

    Yazar, kronolojik bir tablo çiziyor.Osmanlı İmparatorluğunda  İslamın ve dinin yeri  , Atatürk döneminde  İslam ve dinin yerini sorguluyor. Gelişmeleri ve güçlükleri isyanları darbeleri örneklerle anlatıyor.  Askeri  darbelerin İslamı kontrol altına almak  amacıyla yapıldığını söylüyor.Generallerin ,laik cumhuriyetin bekçisi olduğunu ve İslamı sıkı bir kontrol altında tutma göreviyle  kendilerini yükümlü gördüğünü söylüyor. Bu görevin de İslamı 1960,1971 ve 1980 darbeleriyle yerine getirildiğini,giderek cumhurbaşkanlığı krizi esnasında ordunun bir muhtıra yayınlayarak müdahale tehdidinde bulunduğunu söylüyor.

    Sıkı kontrol ve darbeler

    Yazara göre, Cumhuriyetin kuruluşu ve onu izleyen yıllarda İslam dini çok sıkı kontrol altında tutulmuş giderek her türlü dini etkinlik yasaklar altındaymış.İslamın ehlileştirildiği yıllar olarak adlandırıyor bu dönemi.Yazar artık  Türkiye'de İslamın  serbest bırakılmasının zamanının geldiğini söylüyor.Son seçimlerde ortaya çıkan seçmen tablosunun bunu kanıtladığını düşünüyor.

    İslamın erken serbest bırakılmasının veya serbest bırakılmada geç kalınmasının o toplum için büyük zararlar verebileceğinden söz ediyor.

    Cezayir ve Fas'da yaşanan çatışmaları İslamın erken serbest bırakılmasına bağlıyor. Orada ortaya çıkan karışıklıkların toplumdaki dengelerin yeterince demokratikleşme sürecini yaşayamamasından kaynaklandığını düşünüyor.

    Öte yandan Mısır'da Müslüman Kardeşler gubunun demokratikleşme olgunluğuna eriştiğini fakat Mübarek yönetiminin bunu göremediğinden söz ediyor.

    Türkiye'de İslam demokratikleşme aşamasındadır.
    Giderek Türkiye'de son yaşanan olaylarda ortaya çıkan tablonun demokratikleşme aşamasına geçildiğinin bir göstergesi olduğunu düşünüyor.

    AKP'nin Türkiye'deki İslami hareketin evrimleşmesinden oluştuğunu düşünüyor.  AKP'nin de İslami kökten gelen bir parti olduğunu ,ama diğer İslamcı partilerin aksine cumhuriyetin temel ilkelerine bağlı olduğunu açık bir dille ifade ederek geniş bir seçmen tabanına seslenme olanağı bulduğunu ve en önemlisi bunu seçmenlerin yarısını ikna ederek yaptığını vurguluyor.

    Yazara göre İslam çıkışlı  AKP, cumhuriyetin değerlerine bağlı muhafazakar bir parti haline dönüşmüştür. Tayyip Erdoğan ve arkadaşları bu dönüşümü başarmışlardır.  Demokratik söylemleriyle de partiyi toplumun  merkezinde de bir yere konuşlandırmışlardır.  Bu seçimler bütün dünyaya Türkiye'de demokratik güçlerin  kontrolü ele geçirdiği mesajını vermiştir.

    İslami bir toplumda batlılı demokrasilerdeki prensiplerle bir siyasi sistem kurulabilir , Türkiye bunun en bariz örneğidir.

    Sandıktan çıkan mesaj ve sonuç

    Ekonomist dergisi başyazısı, diğer basın oranlarında çıkan yazılardan pek farklı değil. Biz ne kadar farklı düşünürsek düşünelim,Avrupa ve Türkiye kalın bir çizgiyle birbirinden ayrı görünmektedir.  Her yazıda bu farklılıklar dile getirilerek AB müzakere sürecine atıfta bulunulmaktadır.
    Bu farklılığın en bariz öğeleri şunlardır:

    "İslam,ve dinin siyasete etkisi,
    "Parlemento işleyişi ve Ordunun demokrasiye etkisi,
    "Ekonomik durum,
    Batılı basın özellikle bu seçimlerden sonra ortaya çıkan tablo çerçevesinde bize bir mesaj iletmek istemektedirler.

    İçinde yaşadığımız coğrafyada dengeler ,AB ile birlikte hareket etmemizin ve batılı demokrasilerin paralelinde hızlı bir kalkınmanın eşiğinde olduğumuzu bu nedenle hiç vakit yitirmeden yolumuza devam etmemiz gerektiğini göstermektedir.

    Bu bağlamda CHP ve MHP'nin  Kuzey Irak'a askeri müdaheleci,AB karşıtı, etnik milliyetci söylemleri çağdışıdır.  Bu seçimlerde halk bu tür  siyasi açmazlara karşı olduğunu kanıtlamıştır. AKP  yönetimi'nin bütün bunları değerlendirdiğini düşünmek istiyorum.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı