"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Sandıkta ne oldu

CHP Kurultayı sonuç itibariyle değişim arzusunu ortaya koydu.

Esas mesaj buydu. Bu bakımdan kurultayın başarılı geçtiği söylenebilir. Örgütler ilk kez bir kavgayı arzu etmediğini ortaya koydu. Kongrenin ‘ayıbı’ bazı grupların korsan listeler çıkarıp CHP’ye ‘leke’ sıçratmaları oldu.
Kılıçdaroğlu, bu gruplara neden hakim olamadı?
Aslında ekibini -10 kişiyi- belirlemeli; il başkanları ile 60 kişilik anahtar listeyi yapmalıydı. Bu liste il başkanlarının sunumuyla yapılmalıydı.
Bunu yapmadığı için ‘kargaşa’ çıktı; listesi delindi; ‘sahteliklere’ karşı YSK’ya çok sayıda itiraz yapıldı.
Halbuki, esas anahtar listesine aldığı 98 kişi, kendine göre başarılı gördükleriydi. Bunlar yarın her kademede görev yapabilir; milletvekili ve belediye başkanı olabilirlerdi.
Bir siyasetçi dostumuz sordu; “Liste kavgası yapanlar yarın İstanbul’da CHP’li belediye sayılarını artıracak mı?”
Kurultayın bir özelliği de eski ile yenilerin barışmasıdır. Hiçbir listeye konulmamasına karşın Fikri Sağlar, Genel Başkan’ın listesini delebilmiştir.
Gürbüz Çapan ve Celal Doğan beklentilerin üzerinde oy sağlamışlardır.
Sonuçta delege, değişim ve dönüşüm için Kılıçdaroğlu’na güçlü bir yetki vermiştir. Artık söylem ve tavırları dikkatle izlenmelidir. Lider olmak zordur.

GÜNÜN SÖZÜ

“Tüzük ve programının temelini oluşturan Kemalizm’e çağdaş bir içerik kazandıramayan CHP’nin bu yeni dönemde ideolojisi ne olacaktır? Bu sorunun yanıtı, ‘CHP sosyal demokrat bir program uygulayacaktır’ ise önce sosyal demokrasiyi tanımlaması gerekir. ‘CHP hangi ideolojinin programını gerçekleştirmek için iktidar olmak istemektedir?’ sorusunun yanıtını yeni yönetim kadroları mutlaka vermelidir.”
Yrd. Doç. Dr. Engin ÜNSAL

Yargıç, erken mi ayrıldı?

CHP Kurultayı’nda, çaba göstermelerine karşın Yüksel Çakmur, Süleyman Çelebi, Prof. Süheyl Batum (539) Melda Onur, Dr. Gürbüz Çapan (493), Celal Doğan, Berhan Şimşek (481), Aydın Ayaydın, Nur Serter, Yakup Kepenek, Eşber Yağmurdereli listeye giremedi. Ancak, 350-500 dolayında oy almaları ‘yenilgi’yi değil, başarılı olduklarını gösteriyor bir anlamda. Aday olmaması istenen Ordu Milletvekili İdris Yıldız 551 oy sağlaması dikkat çekti. Kılıçdaroğlu’nun danışmalarından eski yargıç Mithat Ali Kabalı (391) listede yer alamadı.
Artvinli olup Ankara’daki Karadenizliler ve Sav ekibine yakınlığı ile bilinen Halit Toraman’ın listeye girmesi Karadenizlilerin ağırlığını göstermesi bakımından ilginç bir durum yarattı.
DYP kökenli Bülent Kuşoğlu ve Aytunç Çıray’ın listeye girmelerinin de bir anlamı olmalıdır.
Eski Milletvekili Çetin Soysal, 43. sırada seçildiğini, ‘maddi hatalar’ yüzünden 51. sıraya indiğini, kadın ve genç kotasından iki kişinin gelmesiyle liste dışı kalabileceğini söyledi. “Ben bu işi anlamadım. Haksızlığa uğradım mı? Avukatlarım itiraz edecek” dedi. ‘Tabanın Sesi’ anahtar listesinin sözcüsü Nazım Güvenç kendisinin ve bazı arkadaşlarının oylarının, (örneğin kendisinin 296’dan 24’e) düşürüldüğünü söyledi.
YSK’ya yapılan yoğun itirazların bugün 17.00’ye kadar sonuçlandırılması gerekiyor. Sandıklar hâkim gözetiminde iyi korunabildi mi? Sayımlarda daha sonra bazı değişiklikler nasıl oldu. Seçim yargıcı neden erken ayrıldı salondan.

11 anahtar liste çıkarıldı

DERELERİN Platformu Sözcüsü Rizeli gazeteci Ömer Şan 389 oy sağlamasını başarı olarak nitelerken, PM seçimlerinde iki asıl (Beyaz ve sarı) liste dahil tam 11 anahtar liste çıktığını söyledi ve şunları ekledi: “Bunun dışında 20, 30 ve 35’lik başka listeler de vardı; bazıları da bölgesel bazdaydı. Herkes birbirini çelmeliyordu yani. Böyle bir seçimi partime yakıştıramadım. Korsan listelerin de bir anlamı vardı. ‘CHP Demokrasi ve Değişim anaktar listesi’nde ‘anahtar’ sözcüğünün yanlış yazılması bir gruba mesajdı. Bir başka listede Genel Başkan’ın soyadı ‘Kılıçtaroğlu’ yazılmıştı; bu da bir başka işaretti. Korsan listenin korsanı da olmaz!

‘Halkın Savcısı’ Feyyat’ı kaybettİk

KENDİSİNİ Çerkezköy Savcılığı’ndan tanırız. Gerçekten halkın savcısı idi. Yargıda ve senatörken ortaya koyduğu iddialar, gözlemler ve mücadele ile geçen 88 yıllık bir yaşam sürdürdü Mehmet Feyyat... Hürriyet’teki ilanında ‘Güle güle, güllerle’ diye yazıyor. Vasiyeti üzerine, memleketi olan Van Gevaş’ta toprağa verildi. Scala Yayınları sahibi Hakan Feyyat’la geçen yıl konuşurken “Babanın anılarını hazırla, sonra pişman olursun” demiştik. Hakan, geçen ay telefon etti ve “393 sayfalık bir anı kitabı oldu” dedi.
Dün Feyyat’ın öldüğünü öğrendiğimizde, yoğunluğumuzdan ötürü hâlâ kitaptan söz edememekten kendimize kızdık. Kitabın kapağında bir Van atasözü var: “Ay savcının, gün hâkimin, gönlü boştuk tumansızın.”
Dostları arasında bir adı da
‘Deli Feyyat’tı; 1952’den beri CHP’ye oy verdiğini söylerdi.
‘Halkın Savcısı’ kitabında kendini şöyle anlatıyor:
“Hayatım kamu görevlileri, asker postalı yalayanlar, dincilerin çarığını yalayanlar, politikacılara alet olan sahtekârlar ve devleti temsil etmeyen insanlarla hukuksal mücadele vererek alay etmekle geçti.
Hayatım boyunca benim meziyetim budur. Ne savcılığı ciddiye aldım, ne de senatörlük müessesesini. Senatörlüğü hep halk için kullandım. ‘Devlet halkın altındadır...’ düsturunu daha lise yıllarımdan bu yana şiar edindim kendime.
Şu memlekette kaç Mehmet Feyyat var ki?”

Polat Tower için unutmayın bunları

YÜK. Mak. ve Gemi İnşa Mühendisi, eski Samsun Milletvekili Ali Eser’in bir uyarısı var: Polat Tower’daki yangında yapılan enayiliği değil de binanın ‘aklı’nı öne çıkaran bilgiçlere birşeyler söylemek istiyorum. “Çıra gibi” yanan dış kaplama-mantolama acaba TUS’çular, belediye, proje müellifleri vb. kademelerce hiç mi merak edilmemiş?
Bu konuyu daha gerçekçi olarak ele alarak benzer ‘tower’lara dikkat etmeliyiz.
SEMİH Kartal diyor ki: 1990’lı yılların başında Polat’ın olduğu yer Şişli Belediyesi’ne ait bir alandı. Yaklaşık 3 sene duran bir panoda, “Bu arsa Şişli Belediyesi’ne ait olup bu alana park yapılacaktır” yazısı bulunuyordu.
Daha sonra (yanılmıyorsam Gülay Atığ döneminde) bu tabela kaldırıldı ve bir müddet sonra da Polat İnşaat’ın burada rezidans yapacağı öğrenildi.
Maalesef ülkemizin her belediyesinde yapılan bu tür rant ve çıkar değişiklikleri unutulmaktadır. İmar değişikliği nedeniyle arsanın bir inşaat firmasına satılması kim bilir kaç kişinin ahını/bedduasını almıştır? Sayın Polat kurban kesmeye kalkmadan önce bunu da düşünmeliydi.

X