Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sandık başında 26.6 saat kalacağız

Muharrem SARIKAYA

Seçimlerde oy kullanma süresi dün Yüksek Seçim Kurulu tarafından 9 saat olarak belirleniyor. Oysa bu süre içinde oy kullanma işleminin bitmesi olasılık dahilinde gözükmüyor.

Nitekim, İzmir'in Menderes İlçesi Seçim Kurulu Başkanlığı'nın, TBMM Başkanlığı'na 23 Şubat'ta gönderdiği yazı da bunu doğruluyor.

Yani İlçe Seçim Kurulu, bağlı olduğu YSK'yı tekzip ediyor.

İlçe Seçim Kurulu'ndan gelen bu yazı, Meclis Başkanı Hikmet Çetin tarafından TBMM'de temsil edilen tüm siyasi parti liderlerine gönderiliyor.

İlçe Seçim Kurulu Başkanı Turgut Ceyran, TBMM'ye gönderdiği yazıda oy verme sürelerine dikkati çekiyor.

* * *

Büyükşehir, il, ilçe ve köylerde, ne kadar sürede oy kullanılacağının hesabını yaptıktan sonra yazısını şu sözlerle bitiriyor:

‘‘Tüm yurtta bu şartlar altında sağlıklı bir seçim yapılması mümkün değildir...’’

Ceyran, bunun gerekçesini de tek tek açıklıyor.

Önce sandıklarda oy kullanacak seçmen sayısından yola çıkıyor.

YSK, bir sandıkta oy kullanacak seçmen sayısını 180-240 olarak belirliyor.

Yani ortalama 200 seçmen...

Ceyran, büyükşehirlerde, milletvekili, il genel meclisi, büyükşehir belediye başkanı, ilçe belediye başkanı, muhtar ve ihtiyar heyeti seçimleri için dört sandıkta oy kullanılacağı varsayımından yola çıkıyor.

Her seçmenin bir sandıkta oy kullanması için gereken en az süreyi de iki dakika olarak kabul ediyor.

Dört sandıkta bir seçmenin harcayacağı vakit bu hesaba göre (2x4) 8 dakika oluyor.

Her sandıkta 200 seçmen varsayıldığında, seçimin bitmesi için bin altı yüz dakikaya (200x8), yani 26.6 saate ihtiyaç duyuluyor.

Bu süre il ve ilçeler için de aynı oluyor.

Köylerde ise üç sandıkta oy kullanılacağı için 20 saate gereksinim bulunuyor.

Başkan Ceyran, YSK'nın verdiği 9 saatin yetmeyeceğinin altını çiziyor.

Büyükşehirler, iller ve ilçeler için 17.6 saate (26.6-9), köyler için de (20-9) 11 saate daha ihtiyaç olduğunu vurguluyor.

Ardından ürkütücü olan şu söyleri sıralıyor:

‘‘Seçime giren partilerin 21 adet olması, oy kullanacak tüm seçmenlerin büyük bölümünün nasıl oy kullanılacağı konusunda yeterince bilgisinin bulunmadığı düşünülecek olursa bu sürenin iki misline çıkması son derece tabiidir..’’

* * *

Başkan Ceyran, dikkatleri bir noktaya daha odaklıyor:

‘‘Köylerde 11 saat, belediye teşkilatı bulunan yerlerde 17 saat vatandaşın bekleyerek oy vereceğini düşünmek mümkün değildir...’’

Sandık başındaki görevlinin bu kadar süre bekleyemeceğini de hatırlatmadan geçmiyor.

İlçe Seçim Kurulu Başkanı bu uyarıyı yapıyor. Meclis Başkanı da siyasi partilere gönderiyor.

Şimdi merkezdeki partileri şöyle bir korku sarmaya başlıyor:

‘‘Radikal partiler sabahın erken saatinde kendi seçmenini sandık başına rahatlıkla yığabilir. Bir sandık başında 100 seçmenini bloke etse ve bunları devamlı çevirse yeterli. Bizim seçmen ise pazar günü ancak öğlen uyanır. Sandık başına gittiğinde saatlerce kuyrukta da beklemez.’’

Seçim kararı alınalı sekiz, yasakları başlayalı da iki ay oluyor.

Ancak her olayda olduğu gibi, bu olayda da ‘‘hiçbir şey yokmuş’’ gibi davranılmaya devam ediliyor.



X