Sanayide karamsar tablo

DHA
30.07.2009 - 11:53 | Son Güncelleme:

TÜRKİYE'nin önde gelen sanayi kuruluşlarının faaliyet gösterdiği İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB), küresel ekonomik krizin olumsuz etkisini hissetmeye devam ediyor. Son bir yılda 50'ye yakın işyerinin üretimini durdurduğu, 7 binden fazla çalışanın işsiz kaldığı bölgede, tehlike çanları susmuyor.

İAOSB Yönetim Kurulu Başkanı Hilmi Uğurtaş “2009'un ilk 6 ayında firmalar büyük oranda daralma yaşadı. Haziran ayından itibaren gerileme hız kesti. 2009'u, 2008'e göre yüzde 20'den fazla ciro kaybıyla kapatabiliriz” dedi.

Yaklaşık 500 firma ve 20 bini aşkın çalışanıyla Türkiye'nin önde gelen sanayi bölgelerinden biri olan İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi, küresel krizin olumsuz etkisinden kurtulamamanın sıkıntısını yaşıyor. Son 1 yılda 50'ye yakın işyerinin kepenk kapattığı, 7 bini aşkın çalışanın işsiz kaldığı bölgede, haziran ayı itibariyle ekonomik gerileme hızı yavaşlamış olsa da düşüş sürüyor.

Bu yıl için, bölgenin ilk 6 ayını değerlendiren İAOSB Yönetim Kurulu Başkanı Hilmi Uğurtaş, karamsar tablo ortaya koydu. Bölgedeki büyüme oranlarının, 2008 Eylül ayından itibaren büyük düşüş içine girdiğini belirten Uğurtaş “Son bir sene içinde, bölgedeki çalışan işçi sayımız 30 binden 23 bine geriledi. Birçok firma kepenk kapatmak zoruna kaldı. En çok tekstil sektörü etkilendi” dedi.

Uğurtaş, krizin etkisinin azaldığını söyleyenlerin yanıldığını belirterek, “Haziran ayı itibariyle, gerileme hızında belirgin yavaşlama var. Ancak, düşüş sürüyor. 2009'un ikinci yarısında ve 2010 yılında da daralmanın süreceğini ön görüyoruz. Daha fazla firmanın kapanmaması ve işçi çıkartılmaması için tedbirler alıyoruz. Kriz öncesi her yıl ortalama yüzde 10'luk büyüme oranımız vardı. Ancak bu yıl kriz nedeniyle, 2008'e göre yüzde 20'den fazla zararla kapatabiliriz” dedi.

KRİZ VAR AMA ÇARE YOK

Kısa vadede ekonomiyi canlandıracak, piyasalara hareket getirecek bir formülün şu an için olmadığını ifade eden Uğurtaş, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından başlatılan ‘Kriz Varsa Çare de Var’ kampanyasının somut adım atma noktasında olumlu olduğunu ancak, amacına ulaşmadığını, parası olmayan insanın harcama yapamayacağını belirtti. Uğurtaş “Kriz nedeniyle en çok küçülen 4'ncü ülkeyiz. Türk ekonomisi ihracata dayalı bir ekonomi. Bu nedenle, krizden kurtulmak için ilk önce dış pazarların hareketlenmesini beklememiz gerekiyor” dedi.

Hilmi Uğurtaş, hükümetin açıkladığı son teşvik yasasının da beklenen pozitif etkiyi yaratmadığını söyledi. Uğurtaş “Bölgesel değil, sektörel teşvik yapılmalıydı. Manisa ve Kayseri'nin teşvik kapsamında olması siyasal çelişkileri yarattı. İzmir'deki bir firmanın, Manisa'da yatırım yapması hem verimliliğini düşürür hem de zaman kaybına yol açar. İzmir teşvik yasasından verim alamaz” diye konuştu.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı