"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Sanatçı olmanın ‘üç şart’ı

HÜRRİYET’te ‘Woody Allen Kriterleri’ haberini okuduğumda, gerçek bir sanatçının alçakgönüllü kuralları üzerine bir kez daha düşünme gereği duydum.

Neydi bu üç şart?

1) Kalacağım otelde karşılama heyeti ve kırmızı halı istemiyorum.

2) Otel ve sahne alacağım konser alanına giriş ve çıkışta asla arka kapıyı kullanmam.

3) Konseri duyuran afişlerde asla benim tek resmime yer verilmemeli. Tüm grubun içinde bulunduğu bir kare yer almalı.

Eğer bunlara riayet edilmezse ne olur? Sanatçının yanıtı kesin:

Konser salonuna girmem.

Girmemekle iyi edersiniz, ben de o zaman salonda değil yanınızda yer alırım.

YAPAY KAPRİSLERİN KRALLARI VE KRALİÇELERİ BUNU OKUDULAR MI?

WOODY ALLEN’
ın gerçek sanatçının tavrını belirten bu üç şartını, grubunun fotoğrafının da yer aldığı bir poster yapıp, ya da herkesin okuyabileceği büyüklükte afişler bastırıp, tiyatro kulislerine, sinema platolarına, televizyon stüdyolarının sanatçı giyim odalarına asılmasını öneriyorum.

Bu mesaj, onlara, sanatçıyı sanatçı yapan unsurların, takındıkları edayla, kırmızı halıyla ilgisi olmadığını anlattı mı, algılayabildiler mi, bir özeleştiri yaptılar mı?

Evet demeyi öylesine istiyorum ki... Ama ne yazık ki diyemeyeceğim.

Devletten bile öneri geldiğinde, first class uçak bileti, limuzin isteyenlerin yüzü kızardı mı?

Kırmızı halı beni çıldırtır, kırmızıyı gören boğa kadar hiddetlenirim, öfkelenirim.

Sahne kapısından girerim diyenler de, halkın hücumunu(!) varsayanlardır. Sanatçıyı görmek isteyen görsün, konuşsun, soru sorsun. Çünkü Woody Allen, seyircisine, dinleyicisine saygı duyuyor, onlardan kaçmıyor.

Onu kısa bir süre sahnede dinledim. Sanatçının giyiminden, tavrına kadar doğallığıyla sevgimi kazandı. Ayak ayak üstüne atması, ayağıyla tempo tutması, onun sanki binlerce kişinin dinlediği bir sahnede değil de, bir dost toplantısında eline klarneti alıp çaldığı izlenimi uyandı bende.

Grup halindeki fotoğraf isteğine gelince...

Ekibine, arkadaşlarına, meslektaşlarına saygı göstermeyenlere, sadece ben diyenlere sert bir yanıt. Hizaya gelmelerini hatırlatıyor. Sahnede birlikteyiz, birlikte çalıyoruz, birlikte başarı kazanıyoruz, sözünü öğretiyor.

Ben demeyip biz diyen gerçek bir sanatçı Woody Allen. Her şeyin ekip işi olduğu bilincini taşıyan biri.

* * *

GERÇEK
sanatçılar böyle. Türkiye’deki gerçek sanatçılar da Woody Allen gibi.

Sanatçı olamayanlar ise limuzine binip, Kleopatra’nın banyosunu istiyorlar.

Okurlarımın yeni yılını kutluyorum. Sağlıklı, mutlu, yaşama sevinciyle dolu bir 2006 geçirmelerini yürekten diliyorum.
X