Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Sanal yorumlar

    Hürriyet Haber
    26 Eylül 1998 - 00:00Son Güncelleme : 26 Eylül 1998 - 00:01

    NOSTALJİ SOYUT ÇİZGİLERLE BULUŞTU

    ‘‘Gerçekte yeri olmayıp, zihinde tasarlanan, mevhum, farazi, tahmini’’. Yukarıdaki cümle özellikle son zamanlarda dilimize doladığımız meşhur sanal kelimesinin sözlük anlamı. İstasyon Sanat Merkezi Moda Tasarımı öğrencileri gerçekte yeri olmayan tasarımlar hazırlamaları gerektiğini öğrendiklerinde biraz zorlanmışlar.

    Ama ortaya çok çeşitli alt başlıklar çıkmış: Sanal kaos, sanal erotizm, isyan, zıtlık, sanallaşan doğa, mitoloji, direniş, dönüşüm, asimilasyon... Mezun olacak 13 öğrenci, sanal kavramının biraz da ‘soyut’ ve ‘geçmişte kalmak’ ile karıştığı çalışmalarını yarın İstanbul The Marmara Oteli'nde düzenlenecek bir defile ile sergileyecek.

    ERİTMEK VE YOK ETMEK

    Deniz Dalkaya'ya ait olan tasarımlar sanal asimilasyonu simgeliyor. Deniz, genel olarak eritmek ve yok etmek üzerine gittiğini söylüyor. Erotizmin, kadının yok olması, kendini sorgulama. Deri malzemelerin ağırlıklı olarak kullanıldığı tasarımlarda ayrıca doğal işlenmemiş elyaf kumaş, rugan, koyun derisi ve kadife göze çarpıyor. Deriyi renklendirmek yerine tercihini doğaldan yana kullanmış.

    ÖZLENEN DOĞA

    Yelda İşlekel'in 16 parçalık koleksiyonu, ‘Sanallaşan Doğanın İki Yüzü’ adını taşıyor. Haliç adlı tasarımın iki versiyonu var. Birincisi Haliç'in 'Altın Boynuz' olduğu döneme ait. İkincisi ise kirlenmiş, bir Haliç. (en üstte büyük fotoğraf) Doğanın özlenen hali renkli bir kuş gibi (üstte). Bu tasarımın petrol atıklarına bulanmış olan eşi ise doğanın gitgide yok oluşunu simgeliyor. Malzeme olarak şifon, deri, kuştüyü, kaset bandı, boncuklar, teller ve kauçuk kumaş kullanılmış.

    TELLER VE BOYNUZLAR

    Koleksiyon Ayten Kurtulan'a ait. ‘‘İnsanoğlunun içindeki iyilikle savaşan tek güç o. Şeytan... Bu savaşı yüreğindeki iyilikle yenen tek varlık da yine insan.’’ Parlak fantezi kumaşlar, teller, boynuzlar ve batik kullanılmış. Moda Bölümü Başkanı Mercan Demirbağ, ‘‘Herkesin kendine göre bir sanalı var. Öğrenciler de bunu yorumladı. Sadece teknoloji ile sınırlı olduğu düşünülüyor. Oysa biz başka hangi açılardan bakabiliriz diye düşündük’’diyor.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı