"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Sanal aşklarım hep hüsranla sonuçlandı

Güzel ve çekici bir kız değilim. Erkek arkadaş bulmak için çareyi internette aradım ama sonuç hep hüsran oldu.

Güzin Ablacığım, ben yüksek okul okumuş, master yapmış, iyi bir işi olan, saygın ve varlıklı bir ailenin ferdiyim.
Yıllarca ailemin sorumluluğunu yüklendim. Biraz bu yüzden, biraz ailemin beni bir “izci çocuk” gibi büyütmesinden, biraz da güzel, çekici bir genç kız olmamamdan ötürü, karşı cins tarafından sevilen, beğenilen bir kız olamadım hiçbir zaman.
Ama yıllar içinde böyle bir ihtiyacı ruhumun derinliklerinde hissettiğimden, çareyi internette aradım. Pek çok sanal aşk yaşadım ama hepsi hayal kırıklığıyla son buldu. Ne travmalar atlattım, ne acıların üstesinden geldim, bir bilseniz...
Son dönemde yine böyle bir deneyimim oldu. Karşımdaki benden 12 yaş büyüktü, ki bu benim için çok fazla. Ancak çok sempatik ve kendinden emin biriydi. Biraz da kaprisli.
Belki “zor” bir insan olmasından dolayı ona bağlandım. Görüştük, ama benim dünya görüşüme çok zıt bir görüşte. Ayrıca bana hiç de nazik davranmadı. Ben de onu ilk görüşte beğenmedim ama bunu görmezden geldim. Kendimi beğenmeye şartlandırmıştım çünkü. Onu kıracağımı düşündüm. Bu yüzden ses çıkarmadım, oysa o beni sanki hiç umursamıyor. Ne yapmalıyım ablacığım?
Rumuz: Sezgilerim

Uzun yıllar erkek gibi yetiştirilmenin, hep ailene ve çevrene hizmet için uğraşmanın sonunda, ne gençliğini ne kadınlığını gerektiği gibi yaşayamamışsın, belli ki. Birden kendine geldiğinde, zamanın hızla aktığını fark edip, mutlaka bir erkek arkadaş edinmek istemişsin. Şu son zamanlarda herkesin arkadaş edinmek için en birinci gözdesi internet arkadaşlığında aramışsın çareyi, ama sanırım sonuç, pek çoklarında olduğu gibi hüsranla bitmiş.
Şimdi de belli ki sana hiç uygun olmayan, ruhuna hitap etmeyen, senden oldukça büyük ve fiziksel olarak da seni çekmeyen birine takılmış kalmışsın. Çok yanlış...
Önce internet arkadaşlığını asla ciddiye almamalısın. Bunu, tüm gençler için söylüyorum, sadece bir eğlence, bir zaman geçirme (ki aslında boşa zaman harcama desem daha iyi olacak) aracı olmaktan öteye geçmemeli. Pek ender olarak internetten doğru düzgün insan çıkabiliyor.
Bence hayatının arkadaşını çevrende, iş hayatında, arkadaşların aracılığıyla bulmanda yarar var. Ama önce kendine güvenmeyi öğreneceksin. “Çirkin kadın yoktur, bakımsız ve güvensiz kadın vardır” derler ya, katılıyorum ben de.

Eski sözlüm yeni birini bulmuş

Ben bir çocuk sevdim. Ona üç senemi verdim. Askere gitti, bekledim, maddi-manevi her sorununda destek oldum. Sonunda sözlendik, meğer tüm vaatleri yalanmış. Yalanları ortaya çıkınca yan çizdi. Ailem istemedi, ben de ayrıldım. Dört ay geçti, ben hâlâ onu aklımdan çıkaramazken, onun yeni bir sevgili edindiğini öğrendim.  Sevmiyorum artık onu, ama içimde bir şey var, atamıyorum. Hayal kırıklığı mı yoksa?
Rumuz: Boşa geçen zamanlar

Bence seninki hayal kırıklığı değil, sevmediğin ve terk ettiğin halde senden sonra bir başka sevgili bulmasının getirdiği öfke ve kıskançlık.
Evet, o adama maddi manevi destek olmuşsun üç yıl boyunca. Ama onun beş para etmez biri olduğunu da yine sen görmüş, ondan vazgeçmişsin. Artık ne yaparsa yapsın, sana ne?
Aslında yerinde bir karar almışsın. Yaramaz bir adammış, ondan kurtulduğun için şükretmelisin.

X