Şampiyonlar Ligi finalinin yemek bütçesi 1 milyon euro

Şampiyonlar Ligi’nde yola devam edecek takımımız kalmadı ama Avrupa’da şimdiden final hazırlıkları başladı bile.

Bu yılki final 27 Mayıs’ta Roma Olimpiyat Stadı’nda yapılacak.

Her Şampiyonlar Ligi finalinde olduğu gibi, özel davetler, yemekler ve şampanyalı kutlamalar bekliyor Roma’da finalist takımları.

Geçtiğimiz hafta işte o yemeğin bütçesi belli oldu.

Tam 1 milyon euro...

Bir gecelik organizasyonun sırf yemek ve catering maliyeti için UEFA, 1 milyon euro harcayacak.

Stadın yanına özel çadırlar kurulacak, dünyanın dört bir yanından gelen uzman aşçılar yemekler hazırlayacak ve finalde şampanyalar patlayacak.

1 milyon euroluk bu kutlamayı organize edecek olan da bir Türk firması; Do&Co...

Atilla Doğudan’ın sahibi olduğu catering şirketi son olarak Avrupa Futbol Şampiyonası’nın yemek hizmetlerini vermişti. Hatta İstanbul’da 2005’te oynanan Liverpool-Milan finalinde de onlar vardı. Hatta Milan 3-0 öne geçince maç bitmeden Milan amblemli 400-500 kadehe şampanya doldurmuşlar.

Ancak maç önce 3-3 sonra 4-3 Liverpool lehine dönünce ne yapacaklarını şaşırmışlar.

Apar topar Milan logolu kadehlerden, Liverpool logolu kadehlere aktarılmış şampanyalar.

Bu yıl da 1 milyon euro bütçeyle hazırlayacaklar bu önemli yemeği işte.

Önce kamu binalarını yıkmak gerek

Uludağ’a giderken "Bana kimse burada kayak yaptıramaz" demiştim Ali Ağaoğlu’na.

Çoktandır kayakçıların hafta sonu gözdesi Kartalkaya zaten.

Hele ki İstanbul’a daha da yakın Kartepe de açılınca Uludağ son yıllarda kayakçıların gözünden düşmüş bir merkezdi.

Düşünün her açtığı yeri hınca hınç doldurmasıyla meşhur İzzet Çapa’nın geçen sezon St.Bernard adıyla açtığı restoran/club bile çalışmadı dağda.

Ben de yıllardır kayak yapmaya gitmiyorum Uludağ’a...

Dün yazdım işte Ağaoğlu telesiyjlere 7 milyon euro yatırmış, pistleri birleştirmiş, kayak yapmak açısından iştah kabartıcı gözüküyor.

Bu yıl Uludağ’a gideceğim gitmesine de dağın asıl sorunu olan 18 kamu binası hálá yerli yerinde duruyor. 21 otel, 18 kamu binası var Uludağ’da...

DSİ’nin Karayolları’nın ve diğer kamu binalarının binaları komünist Rusya’sından daha beterdir. Konaklarsınız geceliğine 30-40 lira ödersiniz, yersiniz içersiniz 10-20 lira verirsiniz.

Buraya da bakanlar milletvekilleri bürokratlar eşini dostunu gönderir...

Yıllardır böyle bu.

Bu binaların bazıları boş bugün ama çözüm hepsini yıkmaktan ya da özelleştirmekten geçiyor.

Geçen yıl bu zamanlarda Başbakan, "Uludağ’ı yıkıp yeniden yapacağız" demişti.

Unutuldu gitti.

Bir yıldır değişen hiçbir şey yok. Bu sezona Ali Ağaoğlu’nun kişisel çabalarıyla hareketli geçirecek gözüküyor.

Ama Başbakan’ın, Uludağ’dan önce oradaki kamu binalarını yıkması gerekiyor.

777’yle New York’a

Boing 777, ’efsane uçak’ olarak anılıyor havacılık sektöründe. Uzun menzilli uçuşlar için kullanılıyor.

300-400 koltuk kategorisine sahip uçak kategorisinde lider konumda...

THY bu uçaklardan almaya karar verdi.

6 tane alacağı söyleniyor.

İkinci uçak üç ay sonra diğer uçaklar ise takip eden aylarda filoya katılacak. Ancak THY’nin 777’yi kullanacak pilotu yok.

Hemen panik olmayın canım, filoda bugüne kadar 777 olmadığı için kullanacak pilot da yoktu. Boing’in göndereceği özel ekiplerden bunun eğitimini alacak pilotlar. Özellikle New York’a uçacak yolcuların bu habere çok sevineceğine eminim.

THY Airbus’larla uçuyordu New York’a ve business’ı bile konforlu değildi.

777’lerle uzun uçuşlar keyifli hale dönüşecek şimdi...
Yazarın Tüm Yazıları