« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Şampiyondan gençlere öneriler

Türkiye'nin en eski rallisi olan 40. Boğaziçi Rallisi'ni birinci bitirerek 1999 yılından bu yana şampiyonluğu kazanan ilk Türk pilot olarak tarihe geçen Castrol Ford Team Türkiye pilotu Yağız Avcı, rallilere katılmak isteyenler için en doğru başlangıcın otomobil hakimiyeti ve ileri sürüş tekniği eğitimlerini almak ve ufak bütçeli yarışlara girmek olduğunu söyledi.

A.A.
SON GÜNCELLEME
Avrupa Ralli Şampiyonası'na puan veren 40. Boğaziçi Rallisi'nin birincisi Yağız Avcı, ralli yarışlarına katılmak isteyenlerin önce bazı eğitimleri alması gerektiğini kaydetti.

Otomobilin hakimiyeti ve ileri sürüş teknikleriyle ilgili eğitim alarak ralliye başlanabileceğini ifade eden avcı, söyle konuştu:
“Bu konuyla ilgili sayıları az da olsa eğitim veren kurumlar var. Oralarda eğitim alınabilir. Bunlar tamamen ralliye odaklı eğitimler değil, daha çok otomotiv hakimiyeti ve ileri sürüş teknikleriyle ilgili. O eğitimler alınarak işin bazı püf noktaları ve otomobil hakimiyeti anlaşılabilir. Kurslarda kendilerini gösteren ralli severlere ücretsiz yarışmak gibi ayrıcalıklar da sunulabiliniyor. Yarışların yapıldığı şehirlere veya organizasyonlara mümkün olduğunca gidip, oradaki rallicilerle ilişki içinde de olunması gerekir. Bunun dışında maddi imkanı iyi olanlar direkt başlayabilir. Otomobil rallilerine katılmak isteyenler için en doğru start, otomobil hakimiyeti ve ileri sürüş tekniği eğitimlerini almak ve ufak bütçeli yarışlara katılmaktır. Daha sonra yavaş yavaş profesyonelliğe doğru yol alınabilir.”

Avcı, eğitimlerden, normal şehiriçi araç kullanıcılarının da faylanmasının kazaları azaltacağını dile getirerek, “Eğitimler sadece motor sporları için alınmamalı. İleri sürüş eğitimleri de var. Bu eğitimler otomobilin hakimiyeti konusunda çok faydalı oluyor. Otomobile ne kadar hakim veya bilinçli olursanız o kadar kazaları önleme şansınız var. Eğitimlerin alınması, muhtemel kazaların birçoğunu önleyecektir. Bilinçli sürücülerin sayısı arttıkça özellikle bayram tatillerinde meydana gelen kazalar azalacaktır” dedi.

“Türkiye'de sponsor bulmak zor”

Türkiye'de rallinin henüz çok popüler bir spor olmadığını belirten Avcı, şunları söyledi:
“Avrupa'ya göre oldukça gerideyiz. İtalya, Fransa ve İngiltere şu anda rallinin merkezi durumunda. Aslında 1980, 1990'larda ralliye bir hayli ilgi varmış ancak daha sonra giderek azaldı. İlgi az olunca sponsor bulmak da zor oluyor. Tabi popüler olmadığı için de sponsor firmalar daha çok futbola ya da basketbola kayıyor. İstedikleri geri dönüşü almaları onlar için önemli. Sponsor bulamayınca yurt dışında yarışmak zor oluyor. Çünkü ralli masraflı iş. İki yıldır Castrol Ford Team Türkiye adına yarışıyorum. Önümüzdeki sezonlar için planlanan birtakım yurt dışı düşüncelerimiz var. Eğer herşey yolunda giderse dünya şampiyonalarında olmasa da Avrupa şampiyonalarında yarışma fırsatı bulacağım.

“Ralliye başlamamda en çok babamın etkisi oldu”

Avcı, ralliye başlamasında kendisi gibi rallici olan babasının etkili olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
“Babam Nejat Avcı, doğumumdan bir yıl önce yani 1983'te başlamış yarışmaya. Çocukluğumdan beri yarışların içindeyim. Babamla sürekli yarışlara gelip gidiyorduk, daha sonra işlerin farkına vardıkça ben de merek sarmaya başladım. Ehliyeti alır almaz yarışmaya başladım. Yarışlarda en çok beni ıslak asfalt zeminler zorluyor. Toprak ve asfalt tecrübemiz bir hayli fazla, çamurda da bir sıkıntı çekmiyoruz ama asfalt biraz ıslak olunca zorluyor. Ralli pilotuyum ama trafikte oldukça sakin kullanıyorum. Çünkü otomobili yavaş kullanmak çok keyif veriyor. 7 yıldır 2004 model otomobilime biniyorum. Lastiklerini daha yeni değiştirdim.”

Bunları da Beğenebilirsiniz