"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Şampanya değil ‘akustik sahne aksesuvarı’dır o

RAKICIYIM desem hakiki akşamcılara ayıp etmiş olurum. Ancak Lato’yla balık organizasyonu yaparsak filan içiyorum.

Ama rakı konusunda tercihim kesinlikle Yeni Rakı’dır. Yani gelenekçi kanattanım diyebiliriz.

Soğuk su varsa buz kullanmam, rakının üstüne cila olsun diye bira içmem filan. Biraz adap bilirim yani.

Sahte rakının yarattığı paniği tam olarak görmek için geçen hafta sonunu beklemem gerekti.

Klasik Kadıköy turunun ardından kendimi Moda’ya attım, Koço’da tezgah açtım. Niyetim balık yiyip iki kadeh rakı içmek, çok yakında oturan eski bir arkadaşı bulup Moda günlerimizi anmak filan...

Garson ‘Ne içersiniz?’ diye sordu, ‘Ufağın yarısı’ dedim. Normalde dönüp gitmesi gerekir di mi? İlk üç saniyesi gayet manasız geçen bakışmamız sırasında marka belirtmemi beklediğini anladım.

Şöyle yakındaki masaları bir taradım, halk kendini Tekirdağ’a vurmuş. Garson halden anlayan biri, ‘Yeni Rakı için, bize güvenebilirsiniz’ dedi.

Şimdi ifadesini nasıl anlatabilirim bilemiyorum ama bir deneyeyim. Sanki sahte rakı hadisesi sonrasında doğan güvensizliği, mekanlarına karşı güvensizlik gibi alıyordu.

Yani ‘Yeni Rakı istemem’ desem -diyeceğimden değil, tabii ki Yeni Rakı’cıyız hálá- ‘Demek bize güvenmiyorsun usta, kırdın şimdi kalbimi en onarılmayacak şekilde’ diye küsecek.

Neyse uzatmayayım; hafiften bir depresyon yılları ABD’sinde içkinin yasak olduğu dönem havası da doğdu bu arada zaten. Acayip bir işler çeviriyormuşuz gibi ‘Yeni Rakı olsun tabii...’ dedim.

Gayet de güzeldi. Arkadaşım gelince ufağın diğer yarısını da isteyip tamamladık beraber.

Bu arada tabii ki ilk yudumu aldıktan sonra ‘Böğk!’ diyerek gözleri açmaca, dili çıkarmaca gibi dana şakaları yapmadık.

Yan masada birileri yaptı da ondan söylüyorum. Komik değildi!

***

Rakının ardından neyin sahtesi varsa ortaya dökülmeye başladı bu arada. Sahte sigara, sahte takvim, sahte nazar boncuğu, sahte kelebek camı... Sayın işte aklınıza ne gelirse.

Dünkü gazetede 3 bin 800 şişe sahte şampanyadan söz ediliyordu. Haberi okuyunca anlıyorsunuz ki bahsedilen şey ‘pavyon şampanyası’ diye bildiğimiz zamazingo.

‘Pavyon şampanyası’ nedir diyeceksiniz tabii. Bunlar pavyonlarda sahneye çıkan şarkıcıya duyulan gem vurulamaz hayranlık hislerini ifade etmekte kullanılan, şampanya efekti verilmiş fakat içilemez bir sıvı içeren şişelerdir.

Artık ne koyuyorlar içine tam bilemeyeceğim ama ‘zobonk’ diye patlıyor, köpükler saçılıyor filan ama tat olarak tabii ki bir Krug değil. Hatta içerseniz büyük ihtimalle son cümleniz ‘Ne iyi ettik de buraya geldik di mi Hilmi Ağbi; ooooh şampanya da pek güzelmiş’ filan olabilir.

Ne diyordum ben? Hah, o yakalananlara ‘sahte şampanya’ demek yanlış olur. Çünkü kendine ait bir adı var: ‘Akustik sahne aksesuarı’

Nereden mi biliyorum, bugüne kadar hiç almadıysam 20 kere almışımdır arkadaşlarımın evine giderken maymunluk yapmak için.

Şişenin üstünde nal gibi ‘akustik sahne aksesuvarı’ yazar.

Bilelim, öyle konuşalım di mi?
X