Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Samimi bulunmadı

    Hürriyet Haber
    10.07.1999 - 00:00 | Son Güncelleme: 10.07.1999 - 00:01

    İdam cezasına çarptırılan Şemdin Sakık hakkındaki gerekçeli karar açıklandı. Sakık da, tıpkı çetebaşı Abdullah Öcalan gibi sözlerinde samimi bulunmadı. Toplam 72 sayfadan oluşan gerekçeli kararın 16 sayfası Sakık'ın katıldığı eylemleri anlatıyor.

    Diyarbakır 1 Nolu DGM'de idam cezasına çarptırılan örgütün 2 numaralı ismi Şemdin Sakık hakkındaki gerekçeli kararda, İmralı'da ölüm cezasına çarptırılan çetebaşı Abdullah Öcalan gibi samimi bulunmadı. Katliamlarla yükseldiği PKK'da liderliğine oynayınca çetebaşı tarafından tasfiye edilen Sakık'ın Kuzey Irak'ta IKDP bölgesinde bulunduğu sırada teslim olmayı düşünmediği, yakalanınca Abdullah Öcalan gibi barış, dostluk ve kardeşlik çağrıları yaptığı belirtilen gerekçeli kararda, ‘‘Sakık hakkında ceza indirimi uygulanırsa idama çarptırılan bütün örgüt mensuplarına uygulanması gerekir’’ denildi. 30 Mayıs'ta Diyarbakır DGM'de idam cezasına çarptırılan Şemdin Sakık ve kardeşi Arif Sakık hakkında gerekçeli karar açıklandı. Toplam 72 sayfadan oluşan gerekçeli kararın 30 sayfasında Şemdin Sakık'ın savunmasına yer verilirken, 16 sayfada da sanığın katıldığı 191 eylem anlatıldı. İmralı'da idamla cezalandırılan Öcalan'ın gerekçeli kararında belirtildiği gibi, Sakık'ında gerekçeli kararında da, savunmaları samimi bulunmadı.

    KATLİAMLARLA YÜKSELDİ

    Gerekçeli kararda Şemdin Sakık'ın yapılan eylemlerin bir kısmını üstlenmişse de, bir çok eylemle ilgisinin olmadığını iddia ettiği belirtildi. Kararda Sakık'ın örgüt içindeki kanlı yükselişi konusunda da, ‘‘Savunma dilekçesinde belirttiği gibi, çocukluğunun yoksulluk ve sefalet içinde geçmesi nedeniyle devlete karşı kin ve öfke içinde isyan etmiş ve bu duygular içinde katıldığı eylemler katliam derecesinde gerçekleşmiştir. Sanık hunharca işlediği cinayetler sayesinde örgüt içerisinde yükselmeye başlamış, 1989 yılı sonlarında bölge komutanlığı ve merkez karargah komutanlığına kadar yükselmiştir. Sanık sorumlu olduğu bölgelerdeki bütün eylemlerden sorumludur. Sakık'ın yükselme gösterdiği 1989-92 yılları arasında PKK örgütü en tehlikeli boyuta yükselmiştir’’ görüşüne yer verildi.

    İKİYÜZLÜ DAVRANIYOR

    Şemdin Sakık ile çetebaşı Abdullah Öcalan arasında ihtilaf çıktığının doğru olduğu belirtilen gerekçeli kararda, ‘‘Ancak, bu ihtilafta sanığın belirttiği gibi silahlı mücadeleye karşı olmasından kaynaklandığını kabul etmek, hayatın olağan akışıyla bağdaşmamaktadır. Zira sanık silahlı mücadeledeki başarısı ve ülkeye verdiği zararın büyüklüğü nedeniyle örgütün 2 numaralı ismi olmuş, ancak örgüt liderliğine göz koyması nedeniyle Öcalan tarafından tasfiyesi yoluna gidilmiştir. Sanık örgütten kaçıp KDP'ye teslim olduktan sonra devlete teslim olmayı düşünmemiş, güvenlik güçlerince yapılan operasyon sonucu Türkiye'ye getirilmesinin ardından, Apo gibi barış, dostluk ve kardeşlik çağrılarına başlamıştır’’ denildi.

    CEZADA İNDİRİM YOK

    Şemdin Sakık'ın açıklamalarının mahkeme heyeti tarafından samimi bulunmadığı belirtilen gerekçeli kararda, cezada indirime gidilmemesi konusunda ise şu görüşlere yer verildi: ‘‘Bu tür hareketlerin ölüm cezasından kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılmıştır. Diyarbakır DGM tarafından daha önce bir çok PKK örgütü elemanı hakkında ölüm cezası verilmiş, bu cezaların bir kısmı Yargıtay tarafından onaylanarak kesinleşmiştir. Sanığın örgütte kaldığı 18 yıl içinde yaptıkları, eylemlerin çokluğu, vehameti, sürekliliği, işlenen bir çok suçun ayrı ayrı ölüm cezası gerektiren suçlar olması ve sanığın bilgisi ve talimatı doğrultusunda hareket ederek eylem yapan diğer örgüt üylerine ölüm cezası verilmiş olması nazara alınarak, sanığında ölüm cezası ile cezalandırılması gerekeceği kanaati hasıl olmuştur. Eğer örgütün 2 numaralı ismi Sakık hakkında ceza indirimi uygulanarak, verilecek ceza müebbet hapis cezasına çevrilirse, bu maddenin bütün örgüt elemanlarına tatbiki gerekir ki, bu hususun kanunla ve takdir hakkıyla bağdaşması mümkün değildir. Sakık hakkında TCK 59/1 maddesi tatbik edilirse hak ve nesafet kuralları dahilinde hangi örgüt elemanı hakkında nasıl bir gerekçe gösterilerek bu madde tatbik edilmeyecektir?’’

    33 erden Sakık sorumlu

    Gerekçeli kararda, Şemdin Sakık'ın duruşmalarda ısrarla kabul etmediği, 1993 yılında Bingöl'de silahsız 33 askerin şehit edilmesi eylemiyle ilgili olarak, ‘‘Sanığın söz konusu tarihte bölgedeki üst düzey sorumlusu olduğu anlaşıldığından, doğrudan talimat verdiği ve eyleme bizzat katıldığı tespit olunmamışsa da, bu eylemden de sorumlu olduğu kabul edilmiştir’’ denildi.



    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı