Gündem Haberleri

    Sami Selçuk: İdamın haklı gerekçesi olmaz

    Hürriyet Haber
    10.12.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Yargıtay Başkanı Sami Selçuk, "Hiçbir gerekçe, ölüm cezasının iğrençliğini örtecek kadar güçlü, haklı ve büyük değildir" dedi.

    İnsan Hakları Günü dolayısıyla düzenlenen "İnsan Hakları Üst Kurul Değerlendirme Toplantısı"nda konuşan Sami Selçuk, küreselleşen dünyada bireyin, devletin önüne geçtiğini söyledi.

    İnsan hakları açısından ölüm cezasına da değinen Selçuk, ölüm cezasının çağcıl ceza hukuku tarafından dışlandığını söyledi. Selçuk, ölüm cezasını "insanın yaşamını, onurunu ve insanlık duygularını hiçe sayan, devlete tasarlayarak hesaplı-kitaplı insan öldürten, caydırıcı olmadığı bilimce kanıtlanan, uğursuzluğuyla Türk yargıcına kalem kırdırtan, yerine getirilmesinden utanıldığı için gizlice infaz edilen, adaleti öçle karıştıran" diye tanımlayarak, bunun "çağcıl hukukunun toptan yadsınması" anlamına geldiğini vurguladı. Selçuk, "Hiçbir gerekçe, ölüm cezasının iğrençliğini örtecek kadar güçlü, haklı ve büyük değildir, olamamıştır" diye konuştu.

    Selçuk, insan hak ve özgürlüklerine saygı işlediği sürece özgürlükçü, çoğulcu, katılımcı demokrasinin hiçbir zaman sürçmeyeceğini vurguladı.

    Geçen hafta Nice'te imzalanan Avrupa Birliği Temel Haklar Antlaşması'nın kendisini heyecanlandırdığı ve düşündürdüğünü anlatan Selçuk, antlaşmanın "ortak değerlere dayalı barışçı bir geleceği paylaşma kararlılığından; insan onuru, özgürlük, eşitlik, dayanışmadan; hukukun üstünlüğünden; özgürlük, adalet alanı oluşturarak bireyi bu odağa konuşlandırmaktan, çeşitliliklere ulusal kimliklere, dinsel felsefi inançlara, akademik özgürlüklere yaşam hakkına saygıdan" söz ettiğini ve ölüm cezasını reddettiğini hatırlattı. Selçuk, özgürlüğün ön koşulunun, başkalarına özgürlük tanımakla başladığını belirterek, "Başkalarına özgürlük vermedikçe kendimiz özgür olamayız" diye konuştu.

    Akgül: BM tarafsız değil

    TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Hüseyin Akgül de, 20. yüzyılın, "İnsan Hakları Çağı" olarak adlandırılmasına rağmen bu nitelendirmenin bütün insanlar için geçerli olmadığını söyledi.

    Birleşmiş Milletler ve onun insan haklarıyla ilgili tüm kuruluşlarının uluslararası sorunlar ve insan hakları ihlalleri karşısında tarafsız olamadıklarını, adil ve kalıcı çözüm sunmakta yetersiz kaldıklarını savunan Akgül, çıkar düşkünlüğünün bunun önüne geçtiğini savundu. Akgül, "İnsan hakları konusunda asıl mesele, çifte standartlara meydan vermemektir" dedi.

    Türkiye'nin terör örgütü PKK ile yaptığı mücadelenin yarattığı ağır maddi, manevi tahribat sürecinin, Türkiye'nin hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan hakları alanlarındaki profilinde olumsuz sonuçlar doğurduğunu belirten Akgül, bu durumun Türkiye'nin insan hakları ve demokrasi alanlarında eleştirilere uğramasına neden olduğunu söyledi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı