"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Şamdan’da sabaha karşı çay saati

Bir keresinde Mehmet Tuna’yla uzun yıllar çalışmış Murat Güney (şu anda Vento’nun işletmecisi) anlatmıştı:

‘Her gecenin sonunda Mehmet Tuna bizden çöplere gidip bakmamızı isterdi. Orada yapmak istediği şuydu. Hangi malzeme ne kadar tüketilmiş, israf edilen bir şey var mı, bunları tespit ederdik! Eğer fazla malzeme kullanıldıysa, mutfakta kimin buna yol açtığı bulunurdu. O kadar titizdi’.

Ve işte çalışanlarını her konuda baştan sona eğiten Mehmet Tuna’nın Etiler Şamdan’ı 30’uncu yılına giriyor 2 Kasım’da.

Zırt pırt açılıp kapanan, sürekli ismi, cismi değişen mekanların yanında enteresan bir vaka Şamdan. Müdavimleri de öyle.

Hani böyle durumlar için hep şu söylenir, ‘hakkında tez yazılması lazım’ (Kolaydı tez yazmak! Bakınız, benim başımda böylesi bir tez çalışması var şu sıralar).

Neyse, 30’uncu yılın şerefine Şamdan’a uğradık sevgili müdavimlerinden Lal’le. Nitekim burası müdavimsiz gidilirse sıkıcı olabiliyor. Sonuçta Lal, kapıdaki Affan Bey’den içerdeki barmenlere kadar herkesi tanıyor yıllardır.

Müzik yine her telden, ama çok eğlenceli içerisi. Ama karşı masa dikkatimizi çekiyor sabaha karşı 04.00’te (ki Şamdan eğlencesi için normal bir saat). Bir baktık, birtakım siyah ceketli adamlar (bir nevi Kurtlar Vadisi konseyi) çay içiyorlar ince belli bardakta. bir gece kulübünde, bu zaman diliminde demli çay saati nasıl bir şeydir? Müdavim kadın Lal’in tahmini şu yönde oldu:

‘Bu arkadaşlar muhtemelen ertesi gün oruç tutacak. Az önce yemek yemişlerdir, şimdi de çay içiyorlar. The Mümin in Etiler Şamdan yani...’

Kaktüs ahalisinin garson eylemi!

Bugün gece hayatının kült mekanlarından gidiyoruz. Sırada yazar-çizer, reklamcı tayfasının vazgeçemediği yılların Kaktüs’ü var. Burası da garsonu, barmeni ve müdavimiyle hep aynıdır, pek değişmez. Ama işte geçen haftalarda bir değişiklik olmuş.

Kaktüs garsonlarından Ertuğrul Bey, Cezayir’e (Murat Çelikkan’ın ortağı olduğu, Fransız Sokağı projesinin yanı başındaki mekan) transfer olmuş. ‘E, n’olmuş’ diyene şaşırtıcı not: Kaktüs müdavimi bu duruma o kadar içerlemiş ki, Ertuğrul’a telefon açıp SMS atarak ‘geri dön’ çağrısında bulunuyormuş.

İşte hakiki müdavim, işte eylem (diyorum, bu da günün sloganı olsun).

Diva desteğini çekti, ama kitabı bitmek üzere

Müzik yazarı Naim Dilmener mail atmış, ‘Bu gece uzun bir aradan sonra ilk kez Babylon’da dj’lik yapacağım, haberin olsun’ diye. Doğrusu şahane bir haber.

Dilmener’in ‘Dünden Bugüne Pop’ gecelerinde çaldığı şarkıları özlemiştik. Hastalığından sonra bu gece yeniden (dj kabinlerine) dönüyor işte, sevindirici. Bu arada geceye Alpay da canlı performansla katkıda bulunacakmış.

Merak ettiğim bir şey vardı, onu sordum Naim Dilmener’e. Malum, uzun zamandır üzerinde uğraştığı bir Ajda Pekkan kitabı var. İlk zamanlar Pekkan’ın da destek verdiği kitap bitmek üzereymiş.

Ama kitabın yazımı artık Ajda Pekkan desteği olmadan sürüyormuş. Benim duyduğum, ‘diva’nın kitaptaki bazı bölümleri (erotik film çevirdiğine dair iddialar mesela) istemediği, bu yüzden geri adım attığı yönündeydi.

Gerisini Naim Dilmener anlatsın: ‘Evet, şu anda herhangi bir desteği yok. Zaten olmasına da gerek yok. Çünkü ‘biyografi’ kitabı değil bu. Tıpkı, Hafif Türk Pop Tarihi gibi. Ajda Pekkan’ın 45 yıllık (1961-2005) müzik yaşamını tamamen kronolojik sırada anlatan bir inceleme kitabı. Yani kaynağım dergi ve gazeteler. Bir de sırf kitap için İlham Gencer ve Fikret Şeneş’le iki uzun görüşme yaptım. Kitapta onların anlattıklarına da yer veriyorum’.
X