Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Salise 19, Hülya 15 günde ölümü yendi

    Serkan AKKOÇ - Esma ÇAKIR
    02 Ekim 2005 - 01:52Son Güncelleme : 02 Ekim 2005 - 01:52

    İkisi de 17 yaşında olan Hülya Karan ve Salise Özdoğan’a, yolun karşısına geçerken aynı sahil yolunda beşer kilometre arayla otomobil çarptı. Biri 19, diğeri 15 gün yoğun bakımda kalan iki genç kız ölüm riskini atlattı.

    MALTEPE Anadolu Meslek Lisesi Kuaförlük Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Hülya Karan, 18 Eylül akşamı Kadıköy’de özel bir kursun tiyatro elemelerine katılmak için ablası Rukiye’yle randevulaşmıştı. Öğle saatlerinde okuldan çıktıktan sonra Tuzla’daki evine giderek üzerine şık bir şeyler giymek istedi. Sahil yolundaki okulundan çıkıp yolun karşısındaki otobüs durağına giderken, ikinci şeridin ortasına geldiğinde, Kadıköy yönüne giden Yeditepe Üniversitesi öğrencisi Gökhan Barış Acar’ın kullandığı Peugeot 407 marka otomobil ona çarparak durdu. Çarpmanın etkisiyle havaya savrulan Hülya, yere düşerek başını kaldırıma çarptı.

    Savcılıktan serbest bırakılan sürücü Acar, ifadesinde yaklaşık 50 kilometre hızla gittiğini söyledi. Acar’ın, otomobiliyle hastaneye götürdüğü Hülya’nın bilinci kapanmıştı. Hülya, hemen yoğun bakıma alındı. 3 kızını da 9 yıl önce boşandığı eşine vermek zorunda kalan Gülten Karan, 1 yıl önce onları yanına alarak birlikte yaşamaya başladı. Henüz doyamadığı ‘hareketli balinam’ dediği, hayat dolu küçük kızı Hülya’yı kaybetmekten çok korkan Karan (37), 15 gündür onun yoğun bakımdan çıkmasını bekliyor. Annesi, yatağının başında kulağına, ‘Meleğim ne olur aramıza dön’ dedikten birkaç dakika sonra ayağını kımıldatarak hayata selam verip hayati tehlikeyi atlattı.

    BİR TANIK OLMALI

    Üniversite sınavını kazanamayınca bir süredir Hülya Karan gibi bir kuaförde çıraklık yapmaya başlayan 17 yaşındaki Salise Özdoğan’a ise Hülya’dan 11 gün önce alışveriş için çıktığı Küçükyalı sahil yolunda, 21.00 sıralarında karşıya geçerken tekstilci Günay Başdoğan’ın kullandığı 34 UD 6781 plakalı otomobil çarptı. İki kaza yeri arasında yalnızca 5 kilometre vardı. Başdoğan, başından ve boynundan yaralanan, sol bacağı ile leğen kemiği kırılan Salise’yi hastaneye kaldırdı. Doktorlara göre Salise’nin büyük oranda hayati tehlikesi vardı. Ama Salise onları şaşırtarak 2 gün önce yaşama tekrar sarıldı ve yataklı servise alındı.

    Salise’nin mide kanseri olan babası Özcan Özdoğan ile annesi Hanife Özdoğan, bir yandan kızlarının yaşamasına seviniyorlar ama diğer yandan da çaresizlik içindeler. İfadesinden sonra serbest bırakılan sürücünün kendilerini hiç arayıp sormadığını anlatan Özcan Özdoğan, ‘Maddi durumumuz çok iyi değil. Hastaneye 30 milyar liralık senet imzaladım. Nasıl ödeyeceğimizi bilmiyorum’ diyor.

    Kazayla ilgili görgü tanığının çıkmamasına da içerleyen Özcan Özdoğan, ‘Günay Başdoğan, kızımı hastaneye yetiştirmek için olay yerinden ayrılmış. Böylece polis, sadece onun ifadeleri doğrultusunda bir kroki hazırlamış. Yakınındaki esnafla konuştum. Orada öyle bir kaza olmadığını söylüyorlar. Kaza yeri tam netleşmedi. Başdoğan, 60 kilometre hızla gittiğini söylüyor. Ancak bu durumun gerçekliği bile şüpheli. O yüzden görgü tanıklarının ortaya çıkması bizim için çok önemli’ diye isteğini dile getirdi.

    Yaşaması için dua ediyorum

    Günay Başdoğan: ‘Sahil yolunda radar olduğu için sol şeritten en fazla 60 kilometre hızla gidiyordum. Yol karanlıktı. Çarptığım kızın üzerinde siyah elbise vardı. Bir anda önüme çıktı. Frene bastım ama mesafe çok kısaydı. Hastanelere 3 milyar liraya yakın ödeme yaptık. Kızın yaşaması için her gün dua ediyorum.’

    50 km hızla gidiyordum

    Gökhan Barış Acar:‘Yeşil yanınca yavaşça arabayı hareket ettirdim. Yolun ortasında bir kızın karşıya geçmeye çalıştığını gördüm. 50 km hızla gidiyordum. O da, ben de önce geçme konusunda kararsız kaldık. O geriye doğru adım atınca hızımı kesmedim. Ama sonuçta ona çarptım. Işıklardan yeni çıktığım için hızımı daha artırmamıştım.’
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı