Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Saksıda çocuk büyüttük…

    Hürriyet Haber
    28 Ağustos 2006 - 22:47Son Güncelleme : 28 Ağustos 2006 - 22:47

    Ziraat Bankası Emekli Bölge Müdürü Gazi Yılmaz’la sohbet ediyorduk, “Biz çocuiklarımızı saksıda büyüttük…” dedi. Şaşırdım. “Bu ne anlama geliyor?” diye sordum. Anlattı… Gülümseyerek söze başladı… (Çukurova’dan Y.Sinan TANYILDIZ)

    Çukurova’da şu günlerde sıcaklar çıldırtıyor. Buna rağmen herkes bir koşturma içinde.

     

    Lakin gelin görün ki piyasada ıstırap var. İnsanlar kazanmak şöyle dursun, olanı muhafaza etme savaşı veriyor…

     

    İşte Gazi Yılmaz’la bunları konuştuk. Gazi Bey 40 yıllık deneyimli bankacılarımızdan biridir. Son olarak da Ziraat Bankası Bölge Müdürlüğü yapmış, daha sonra da emekli olup danışmanlık firması kurmuştur…

     

    - Neden herkes piyasadan şikayetçi? diye sordum…

     

    - Nedeni basit, dedi. Biz hâlâ esnaflık yapıyoruz da ondan. Kurumsallaşamadık, marka yaratamadık, şirketlerimiz geleceği okuyamıyor. Dünyanın nereye gittiğini takip eden firma sayımız bir elin parmakları kadar az. Bir de saksıda çocuk büyüttük…

     

    - Bu ne anlama geliyor? diye sordum.

     

    Gülümseyerek nedenini anlattı:

     

    - Hangi işadamıyla konuşursanız konuşun. Hep şöyle derler. Ben çocukluğumda simit sattım, gazete sattım. Bu şirketi kurabilmek için çok çalıştım. Peki çocuklar? Baba, bu konuda her zaman şöyle düşünür. Ben çile çektim, çocuklarım çekmesin. Bu nedenle de veliahtın altına üniversiteye giderken araba çekilir. Çocuk ne istiyorsa alınır. Çocuk yokluk çekmez. Böyle büyüyen çocuk kazanmaktan ziyade harcamaya programlanmış olur. Okulunu bitirdiğinde kendi fabrikasında çalışacaksa orayı batırır, iş arıyorsa zaten kolay kolay iş bulamaz. İşini bile babası bulmak zorundadır...

     

    Gazi Bey anlattıklarında haklıydı… Çoğumuz öyle değil miyiz? Çocuklarımız çevrelerini bile internette çet yaparak kuruyorlar. Ya telefonla, ya da bilgisayarla kurulan dostluklar da bir süre sonra onları karamsarlığa itiyor. İş hayatına başladıklarında darbe üstüne darbe yiyorlar. İhtimaldir ki onların çalışmaya başladığı dönemlerde biz de hastalıklarımızla uğraşıyoruz ve onlarla ilgilenme fırsatı bulamıyoruz…

    Eğitim sistemiz de kötü… Aileler çocuklarının üniversite bitirmesini istiyor. Hangi üniversiteyi bitirse bitirsin, yeter ki bir diploması olsun. Diplomayı altın bilezik sananlar var. Oysa piyasada diplomalı işsiz o kadar gencimiz var ki, hepsinin durumu yürekler acısı…

    Türkiye’de belli başlı üniversiteleri dışarıda tutarsak, diğer üniversiteler holdingler tarafından itibar bile görmüyor. Ama aranan usta, kalifiye elemansa işte o zaman yetenek ön plana çıkıyor ve meslek okullarını bitirenler tercih ediliyor…

     

    Öyleyse velilerin artık oturup düşünmeleri lazım. Ya çocuklarını meslek öğreten okullara gönderecekler veya belli başlı üniversiteleri kazanmaları için eğitim desteği verecekler.

     

    Bir eğitimci arkadaşım da şöyle demişti: “Yahu herkesin üniversite bitirmesi gerekmiyor ki? Veliler, çocuklarından hırslı… Gelecek nesillerle oynuyoruz. Onların hayatlarını karartıyoruz. Arkadaş ben açıkça öğrencimin velisine söylüyorum. Senin çocuğun okuyamaz ama iyi marangoz olur. Boşuna üniversiteye girmesi için uğraşma, bırak çocuğun marangoz olsun…”

     

    Bence bu tür uyarılar veliler için de önemli… Çocuklarımıza psikolojik baskı yapmayalım lütfen… Neye yetenekleri varsa onu geliştirmelerini sağlayalım. Neticede hayatlarına tek başına devam edecekler… Seçimi de onlara bırakalım… Artık saksıda çocuk yetiştirmekten vazgeçelim…

     

    Bu tabir hoşuma gitti… Saksıda çocuk yetiştirmek… Sularsan büyür, sulamazsan boynu bükülür… Oysa doğada yetişenler aslanlar gibi ayakta duruyor…

     

    Tıpkı Köy Enstitülerinden yetişen ve her işten anlayan nesil gibi… Üstelik öyle bir nesil ki hem edebiyat biliyor, hem matematik… Hem de evde bozulan elektriğini kendi onarıyor, marulunu kendi ekiyor, pırasa yetiştiriyor… Yani adam gibi yaşıyorlar…

     

    Ben eğitim diye buna derim… Bize artık hayatı öğreten bir sistem lazım… Eğer amacımız mutlu yaşamaksa, saksıda çocuk yetiştirerek bunu sağlayamayız…

     

    Gazi Bey’le bunları konuştuk… Siz ne düşünürsünüz bilmem… Yoksa hâlâ saksıda çocuk yetiştirmekten yana mısınız?

     

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı