Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sakladığım cevap...

BAZEN cevaplarımız vardır ama soru yoktur.<br><br>Sorusu olmayan cevaplar kafamızın içinde "bir gün işe yarar" diye sakladığımız boş kutular gibi oradan oraya atılarak durur.

Cevap var...

Soru yok...

Diyelim ki ben, kimi zaman "Şimdi birisi bende cevabı olan soruyu sorar" diye ağızlarının içine bakarım.

Cevabıma uygun soruyu soran olmaz.

O zaman ben "Şöyle bir soru sorsak acaba..." diye başlarım.

Ama "Durup dururken ne alakası var?.." diye ağzıma tıkarlar cevabıma aradığım soruyu.

Cevabım elde kalır, boynumu bükerim.

Kimi zaman bir anda o cevabı bende olan soru soruluverir.

O zaman gözlerim yuvarlaklaşır, kulaklarımın ucu aşağı doğru eğilir, ağzımın sağ yanı hazırlık olarak açılır, yerimden fırlarım "İşteeee..." diye başlarım.

*

İşte...

Siyasi iktidar medyaya kızmaya başlayıp, hatta medyayı neredeyse "ajan-provokatör" olmakla suçlamaya koyulunca...

Bizim medya sordu:

"Suçlu medya mı?.."

Bunun cevabı üç yıldan beri zaten bende vardı:

Medya; cumhuriyet rejiminin, Mustafa Kemal devrimlerinin, çağdaşlığın yediği tokatlara değil.... Bir işadamı gibi dolar kuruna, borsaya bakarak bu iktidarı destekledi.

Oysa medyanın ortaçağ kültürü ve inanç sömürüsü üzerinde hiçbir şeyin kurulamayacağını bilmesi gerekirdi.

Ne ekonomi, ne dış politika, ne hukuk, ne istikrar, ne mistikrar...

Ve bizler bunu hatırlattıkça "İstikrarı bozan birer fesat" olmuştuk. Zaman zaman da vatan haini...

Tecrit edildik, dışlandık, azarlandık, aşağılandık, sakıncalı bulunduk, bir kenara itildik.

Sorunun yanıtıdır bu...

Medyanın herkesten daha akıllı, daha uyanık, daha laik ve çağdaş Türkiye’den yana olması gerekir.

Medyanın bilmesi lazımdı; gericilerle ileri gidilmez...

Tüm bunları görmemezlikten gelmek:

Evet, suçtur.

Suç...
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI