Sakin olun, pilates zayıflatmaz

Sezen Aksu’yla beraber iyice konuşulur ve talep edilir oldu pilates.

Ama herkesin düştüğü ortak bir yanılgı var, pilates zayıflatmaz arkadaşlar, sakin olun.

Naçizane, üç buçuk aydır pilates yapan biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim bunu.

Peki pilates ne yapar? Kaslarınızı kuvvetlendirir, uzatır, esnetir. Ama kilo filan verdirmez.

Yine de pilates yapmaya başladıktan sonra herkes sizi kilo vermiş zannedebilir.

Çünkü vücudunuzun duruşu değişmiştir, kaslarınız uzamıştır, dolayısıyla "ince" görünürsünüz.

Duruş demişken, hakikaten bu kısım önemli. Mesela ben hep dik durduğumu zannederdim.

Pilates hocam Çetin Cin dedi ki, "Evet sırtın dik duruyor ama lordotiğin var".

Haliyle, "Nedir o lordotik yahu?" dedim kendisine.

Her hareketin ne işe yaradığını açıkladığı gibi bunu da ayrıntısıyla açıkladı, sağolsun.

Meğer bizim bel çukuru dediğimiz yere "lordos" deniyormuş.

Lordosun öne doğru çıkıksa, aslında ne kadar uğraşırsan uğraş dik durmuyormuşsun.

Önce bunu düzeltmeye çalıştı Çetin Hoca. Hemen söyleyeyim, sadece yüzde 50’si düzelmiş durumda. Daha çok uğraşmam lazım yani.

Bir de şu var. Her spor salonunda artık pilates dersi var. Ama bu dersi verenlerin hepsinin bu alanda yetkin olduğunu söylemek güç. Yakından biliyorum, Amerikalı bir hocadan sadece 15 gün ders alıp bir anda pilates hocası olanları...

Takdir edersiniz ki 15 günde değil pilates, başka hiçbir konuda yetkin olmak imkansız.

O yüzden pilatese niyetlendiyseniz, sıkı araştırma yapın. Vücudunuzu herkese emanet etmeyin.

Dahası, bel ya da boyun fıtığınız varsa doktorunuza danışıp öyle pilates yapın.

Ayrıca pilates DVD’lerinden bu iş öğrenilmez, onu da aklınızın bir köşesine yazıverin.

Bugün uzman kişi gibi oldum ama elimde değil, bu pilates cidden başka bir şey, içine girdi mi insan çıkamıyor. Ve her ayrıntısını öğreniyor.

Öğrenmişken de aktarıyor işte sevgili (lastik gibi esnek) okur.

Sezen’in son şarkısı

Sezen Aksu demişken, son şarkısını dinledim Halit Kıvanç’la NTV’de yaptığı sohbette.

Şarkının nakaratını not aldım, hoşunuza gider diye aktarıyorum:

"Beşik gibi sallar hayat bizi / Çekip basar vesikalık resmimizi/ Gözlerimiz kimlik belgesi gibi / Ya buz ya da süt mavisi"

Murat Boz’un İbo Şov’da ne işi vardı

Pazar gecesi zapella dünyasında zap zap ilerlerken İbo Şov’a denk gelindi.

Ve ne yalan söylemeli, bi kuple izlendi bu Pan’ın Labirenti gibi program.

O kuple de şundan ibaretti: Nazire Bacı (Şenlendirici) telefonda bağlanmış canlı canlı, "İbrahim Abi" diyordu, "Özür diliyorum ben Hüsnü’den". Niye özür diliyorsa artık, orası muamma...

İbo gaz verdi tabii, "Tabii kadınnn dediğinnn susacak, oturacak, bekleyecek".

Şenay Düdek ise habire beş vakit namaz kıldığının, umreye gittiğinin altını çizdi dolmakalemlerle.

Bir de Ela diye bir şarkıcı vardı, bir tür İbo Bey’in erkek versiyonu. Göğüslerini sağa sola savurmak suretiyle habire haykırıyordu: "Biliyorum ben İbo’nun kime aşık olduğunu, ho ho ho, hi ho hi".

Bu kabus ortamda görüp de şaşırdığım tek isim Murat Boz oldu. Ne işi vardı kendisinin orada çözemedim. Zaten o da kazara stüdyoya düşmüş Klark Kent misali şaşkındı, şarkısını söylerken bile "hangi gezegendeyim ben" der gibiydi.

Hakikaten yok mudur Murat Boz’un doğru dürüst bir danışmanı, şuyu buyu, memleketin gelecek vaat eden tek popstar kişisi merinos halı oldu pazar pazar. Yazıktır...
Yazarın Tüm Yazıları