Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Şakasal tarih hesaplaşması

Hadi ULUENGİN

Münasebetsiz bir 1 Nisan şakası olarak algılanmasın diye, fasılasız yirmi saat toplanan mahkeme jürisi kararı açıklamak için perşembe sabahını bekledi. Doksanına merdiven dayamış lanet ve arogan ihtiyarı on yıla mahkum etti.

Alman işgali altındaki İkinci Savaş Fransa'sında Nazi işbirlikçisi Mareşal Petain hükümetine Bordeaux yöresi idari sekreteri olarak hizmet veren ve ardından da siyasete atılarak 5. Cumhuriyet kabinelerinde bakan olan Maurice Papon, bu sekreterlik görevini yürüttüğü sırada bölge Yahudilerinin ölüm kamplarına gönderilmesini onayladığı gerekçesiyle hapis cezasına çarptırıldı.

Aylardır duruşmayı tartışan ve yargı hükmünü bekleyen Fransa da rahatladı.

Çünkü, olaylardan elli küsur yıl sonra benimsenen mahkumiyet kararıyla bütün bir ülke özeleştiri yaptı. Geçmişiyle hesaplaştı ve kendisini akladı.

Fransa şimdi çok daha yüceldi.

* * *

KUŞKUSUZ, tarafsız kalmış olduğumuz İkinci Savaş'a ilişkin olarak bizim böylesine vahim suçlarımız yok. Şükür, kimseyi vahşet fırınlarına yollamadık.

Sezar'ın hakkı Sezar'a, ‘‘Milli Şef’’ İsmet İnönü sayesinde dev badireden paçamızı kurtardık. İttihatçı şurekanın Büyük Harp gafletini tekrarlamadık.

Lakin, biz de bu cehennem yıllarından zemzem suyuyla yıkanmış çıkmadık.

Anadolu Ajansı'ndaki Musevilerin bir çırpıda işten atılması; Turancı eski subayların Berlin kurmayının hizmetine gönderilmesi; Almanya'nın çok ihtiyaç duyduğu kromun savaş nihayetine dek Hitler'e satılması; Yahudi mülteci taşıyan Struma gemisinin Nazi torpillerine teslim edilmesi; müttefik zafer kesinleşene kadar Nihal Adsız familyasının faşist hezeyanlarına kol kanat gerilmesi ve en önemlisi, gayrı Müslim yurttaşlarımıza ek olarak dört asır önce İslamileşmiş Selanik kökenlilere dahi ırkçı Varlık Vergisi uygulanarak bunu ödeyemeyenlerin Aşkale'de kürek angaryasına gönderilmesi iki kere iki dört vakıalardır.

Ama Türkiye bunlarda özeleştiri yapmamıştır. Üzerlerine sünger çekmiştir.

Yine tarafsız ve yine alengirli İsviçre gibi kendisini sorgulamamıştır.

Zaten Türkiye, ‘‘soykırım’’ tanımını reddetmekte ve karşılıklı sorumluluğu vurgulamakta yerden göğe kadar haklı olsa bile, Talat ve avenesinin cürüm hanesinde yazılı 1915 Ermeni Tehciri konusunda da özeleştiri yapmamıştır.

Hiç bir varisin miras tercihi hakkı olmamasına rağmen devletin devamlılığı ilkesini işine geldiğinde kabullenmiş, işine gelmediği zaman da reddetmiştir.

Ülkemiz, sevapları kadar geçmişin günahlarını da kabullenmediği için geleceğin rotasını tutturmakta zorlanmıştır ve halen de zorlanmaktadır.

* * *

OYSA, hemen bütün devletlerin tarihinde kara leke ve sayfalar vardır.

Onlar bu sayfaların varlığını kabullendikleri takdirde küçülmezler.

Tersine, yücelirler. Özeleştiri yaparak mazideki günahları üstlenmeleri durumunda geleceğin ufkunu açarlarlar. Kendilerini yeni temelde inşa ederler.

Hem iç bünyede ahlakileşirler, hem de dış politikada çıkar pekiştirirler.

Zaten işte bu yüzdendir ki Helmut Kohl ölüm kamplarında saygı duruşuna gitmektedir. Bonn uluslararası siyaset arenasına bu sayede çıkabilmektedir.

Zaten işte bu yüzdendir ki Romanya Macar azınlık nedeniyle Budapeşte'den özür dilemektedir. Bükreş bu sayede AB'ye aday üye kaydedilmektedir.

Zaten işte bu yüzdendir ki Bill Clinton Afrika gezisinde kölelik sistemi için günah çıkartmaktadır. Washington bu sayede Kara Kıta'ya sarkabilmektedir.

Ve zaten işte bu yüzdendir ki Fransa doksanlık Maurice Papon'u elli yıl önceki suçları için yargılamaktadır. Ülke vicdanını bu sayede aklamaktadır.

Fransa şimdi çok daha yücelmektedir, çünkü mazisiyle hesaplaşabilmektedir.

Darısı bizim başımıza diyelim mi ?

Dersek, acaba günü geçmiş ve münasebetsiz bir 1 Nisan şakası mı olur?













X