"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Sakarya, bu heykellerle Sakarya olarak kalamaz...

ANKARA’ya bir saatlik mesafededir Sakarya.

Son İngiliz-Amerikan haçlı seferini durdurduğumuz yerdir. Türk’ün makus talihini yendiği yer orasıdır. Tarihe boşuna ‘Şanlı Sakarya’ olarak geçmiştir.
Balkanlarda yediğimiz büyük yenilgiden (1911 Balkan Bozgunu) sonra, geri çekile çekile tutunduğumuz son kaledir Sakarya (1921). Umudumuz orada doğdu. “Ankara’nın taşına bak, Gözlerimin yaşına bak, Biz düşmanı esir ettik, Şu feleğin işine bak” diyerek türküler yaktı Ankaralılar. Düşman ordularını orada durduran Bir Mustafa Kemal vardı Ankara’da; İnkilâp fişeğini ilk Sakarya’da patlatan, hürriyet aşığı Selanikli bir civan...
Düşmanı denize döktükten sonra Ankara’yı bayındır etmeye koyulduğunda Mustafa Şanlı Sakarya’yı hiç unutmadı. Ulus’tan Çankaya’ya çıkan bulvarın orta yerine bir kavşak yaptırdı, Hürriyet Meydanı dedi adına. Meydanın bir yanı Güven Park oldu, bu millet eseriyle öğünsün diye parka cesur adam heykelleri koydu, üzerine ‘Türk Öğün Çalış Güven’ yazdırdı.
Sakarya’da ve Eskişehir’de kurulan Kızılay taburlarını unutmadı, Hürriyet Meydanı’na bakan köşeye kocaman bir Kızılay binası yaptı. Kırmızı kiremitten çatısı ve üzerinde kocaman bir hilâl vardı. Ankara halkı bu kavşağa Hürriyet yerine Kızılay demeye başladı.
Sonra, Şanlı Sakarya’nın adı Hürriyet’e açılan bir caddeye verildi. Sakarya’ya açılan sokaklara da ona yakışacak şekilde İnkilâp, Bayındır ve Selanik adları kondu. Sakarya’nın açıldığı diğer bulvarın adı, Türk çiftçisini İngiliz tefecisinden kurtaran Mithat Paşa’nın adı oldu.

HAFIZALARDAN SİLİNİYOR

Peki, bugün Sakarya Caddesi’nde manzara nedir, sorarsanız, 2005 yılından beri yazdan yaza buraya birer ikişer heykel eklendi.
Bunların üstünden bir kış geçtiği zaman çatlayıp çürümeye başlar.
Bu hafta Sakarya Caddesi’nde dört ayrı alanda heykel çalışması başlatılmak üzere. Çelik halatları gerdiler. Yine elektrikli testere sesini haftalarca esnafa dinletecekler. Halkı buradan kaçırtacaklar; 22 gün süren Sakarya Savaşı’nın intikamını alır gibi...
Esnaf endişeli, bu sefer ne hakaret göreceğiz diye korkulu bakıyor. Çünkü geçen yıl yapılan, özellikle Alevi esnafı rahatsız eden Kütük Baba bütün şikâyetlere rağmen orada duruyor. Çankaya Belediyesi’nin ek binasındakiler de orda ona bakıyor, hatta, parti başkanının resmini de o kütüğün yanına asabiliyor.”
Sanat adına utanılacak kalitesizlikte, üstelik çürüyen malzemeyle yapılmış heykeller. Sakarya Caddesi’ne hiç yakışmıyor.
İnsanlar acaba sanata saygısızlık mı etmiş oluruz, korkusuyla, bir şey demeye ürküyor. Oysa, tarihi doğru öğretilmiş ve sanat eğitimi verilmiş bir halk olsaydık, Sakarya Savaşı’nın şanına denk düşmeyen bu çirkinlikleri burada gözümüze sokamazlardı.
Sakarya Caddesi bile adındaki destanla birlikte hafızalardan nasıl siliniyor, halkımız bilsin istedim.
Mahiye MORGÜL
www.mahiye.net

X