"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Şair Hasan Hüseyin’in kızı olan ünlü model

"Hasan Hüseyin Korkmazgil’i bilir misin" dedi arkadaşım, "Nasıl bilmem gençliğimizin şairi" dedim, "Peki onun model olan kızı kim" deyince birazdan şok geçireceğimi anladım...

Gençliğimizin en önemli üç şairinden biri Ahmed Arif, diğeri Nazım Hikmet’se üçüncüsü Hasan Hüseyin’di.

Ezbere bilirdik şiirlerini, Ahmet Kaya’yla birlikte söylerdik şiirlerinden bestelenen şarkıları...

"Kör olasın demiyorum, kör olma da gör beni" dediği Acıyı Bal Eyledik şiiri...

"Dostum dostum güzel dostum/Bu ne beter çizgidir bu/Bu ne çıldırtan denge/Yaprak döker bir yanımız/Bir yanımız bahar bahçe" dediği Amenna şiiri...

Bunun gibi niceleri...

En popüler olanı Acılara Tutunmak’tı...

Hasan Hüseyin’in, "Acı çekmek özgürlükse/Özgürdük ikimiz de/O yuvasız çalıkuşu/Bense kafeste kanarya" dediği...

Kelepçenin Karasında Bir Ak Güvercin mi desem, Kandan Kına Yakılmaz mı; Kızılırmak mı desem, Koçero Vatan Şairi mi?..

Biz böyle dalıp gitmişken Hasan Hüseyin külliyatına, ayılıp "Peki kimmiş bu usta şairin kızı olan model" dedim...

Adını hatırlamadı!

Şaka yapıyorsam namerdim, arkadaşım modelin adını hatırlamadı.

Karşımızda Eyşan Özhim oturuyor, zaten mevzu da ondan çıktı, Eyşan Özhim’i karşısında görünce "babası şair olan model" haberi tetiklendi bizimkinin kafasında...

Döndük Galatasaray maçına, ben arada ha bire model, oyuncu ismi sayıyorum.

O değil, bu değil...

Maçta 80’inci dakika oldu, ben artık umudu kestim.

Tam bu sırada; "Buldum! Eylem Şenkal" dedi...

Meğer bizim Eylem Şenkal (hani dizilerde oynayan, sunuculuk yapan, Modeller Kickbox’ta dövüşen Eylem), şair Hasan Hüseyin Korkmazgil’in kızıymış.

1984’te ölmüştü şair, Eylem de ikinci eşinden 1977’de doğmuş...

Eylem Şenkal’ın sitesine baktım, sevdiğim şairler bölümünde geçiyor sadece babası Hasan Hüseyin Korkmazgil’in adı...

Neden öyle olduğunu bilmiyorum, onu da öğrenip yarın yazarım artık.

Bu ceza kime?

Galatasaray maçı aldığı için Kalli’nin, Lincoln ve Hakan Şükür’ü kadro dışı bırakması alkışlanıyor...

Ya maçı kaybetseydi?

Zaten Hasan Şaş, Ayhan, Sabri yok, tribünde seyirci yok, rakip Beşiktaş...

Tüm bunların üstüne, böyle zor bir günde takımı Lincoln ve Hakan’sız bıraktığı için yerden yere vurulmayacak mıydı?..

Daha da kötüsünü düşünün; Beşiktaş’ın 4-0, 5-0 gibi tarihi bir farkla kazandığını...

Son dakika kadro dışı bırakma şovunun altından ne yönetim kalkabilirdi ne de Kalli.

Disiplin elbette önemli...

Ama ben "Hiçbir futbolcu kulübün üzerinde değildir" türünden hamasi laflara inanmam.

Hepsinden önemlisi kulübün çıkarıdır...

Beşiktaş’ı yenmek kulübün çıkarınaysa, o gün Lincoln’e de göz yumarsın Hakan Şükür’e de...

Maç sonrasında da basarsın en ağır para cezasını.

Sion deplasmanında takımı ipten alan adamdı Lincoln...

Aynı disiplinsizliği o maçtan önce yaptığını, yine kadro dışı bırakıldığını ve maçın da 3-0 bittiğini düşünün.

Ceza kime verilmiş olacaktı; UEFA’dan elenen Galatasaray’a mı, bir maç oynamayıp parasını alamayan Lincoln’e mi?

Bu yüzden önemli maçlar öncesinde önemli oyuncuların kadro dışı bırakılması futbolcudan çok kulübe verilmiş cezadır.

Yönetim ve Kalli dua etsin, Beşiktaş çok kötüydü...

X