Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Şahinkaya yine sahnede

    Hürriyet Haber
    13 Kasım 2001 - 00:00Son Güncelleme : 13 Kasım 2001 - 00:01

    YENER Süsoy, hafızlarımızda küllenmeye başlamış bir olayı daha su yüzüne çıkarttı: Emekli Büyükelçi Yalım Eralp'le konuşmuş. Daha doğrusu Eralp'i konuşturmuş.Böylece 12 Eylül'ün Milli Güvenlik Konseyi üyesi dört yıldızlı beş paşasından biri olan Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya'nın adı bir rüşvet olayına karıştı mı karışmadı mı konusu tazelendi.Eralp'in verdiği, dün Şükrü Elekdağ'ın da doğruladığı bilgiye göre 1981 sonbaharında bir gün ABD Senato Dışilişkiler Komitesi Başkanı Senatör Percy'nin aracılığıyla F-16 uçaklarının üreticisi General Dynamics'in Başkanı, Washington Büyükelçimiz Şükrü Elekdağ'a başvurarak ‘‘Türkiye'nin ihtiyacı olan askeri savaş uçaklarından F-16'lar yerine F-18'i almaya çalışanlar var. Bunlar F-16'ların yeteneklerini düşük gösteriyorlar. Nitekim bize bir Türk işadamı, 8-9 milyon dolar rüşvet vermezseniz bu iş elinizden gider’’ demiş. Bunu Elekdağ o tarihte Devlet Başkanı Kenan Evren'e ve MGK Genel Sekreteri Necdet Üruğ'a kurye ile bildirmiş. Şimdi Evren, genelde Elekdağ'ın ve Eralp'in aktardıklarını doğruluyor. Evren hatta, ‘‘Şahinkaya Paşa, menzili daha uzun diye F-18'leri istiyordu’’ diye ekliyor.O zaman uçak alımı konusu bir kurula bırakılmış. Onlar da sonuçta F-16'lara karar vermişler.Hikáyenin özü bu.Önce anımsatalım ki, bu iddia kamuoyumuz yönünden hiç de yeni değil. Nitekim Ağustos 1986'da bu iddialar gündeme gelmiş, 20 Kasım 1986'da da SHP'li milletvekilleri Cüneyt Canver ile 22 arkadaşı ‘‘Uçak alımında çıkar sağlamak...’’ dahil birkaç başka yolsuzluk iddiası içeren bir önerge vererek Tahsin Şahinkaya hakkında Meclis Araştırması yapılmasını istemişlerdi. Ama yanılmıyorsak, Anayasa engeli yüzünden sonuç alınamamıştı.Dahası... Şahinkaya'nın 1967-68 yıllarında Bandırma 6.Ana Jet Üs Komutanı iken ‘‘üssün hangarlarını kiraya verip karşılığında komutanlığa damızlık civciv ve koyun alması’’ da soruşturma konusu olmuştu.Ama tüm bunlarla bir hükme varmak mümkün değil. Özellikle Şahinkaya'nın F-16'larla ilgili suçlamalara ilişkin eylemleri Anayasa'nın yürürlükten yeni kaldırılan Geçici 15'inci maddesi gereğince soruşturulamadı. O yüzden Şahinkaya'nın eli temiz mi, kirli mi hálá bilinmiyor.Biz Şahinkaya olayında kendisini değil 12 Eylül gibi kapalı rejimleri kınarız. Çünkü bu rejimlerin tabiatı ve yapısı, ahlaksızlığı, yolsuzluğu, rüşveti, irtikapı, kısaca aklınıza gelecek her fenalığı korumaya müsaittir.Öyle müsaittir ki, alenen bilinen bir gerçeği yazmaya kalkanın başına ‘‘Silahlı Kuvvetler'in manevi kişiliğini tahkir’’den başlayıp ‘‘vatan hainliğine’’ kadar sayısız suçlama ve bela gelebilir.Bunları özellikle parlamento dışı çözüm arayanlara söylüyoruz.
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı