Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Şahin: "Basın yeter ki sınırları zorlamasın"

    Bülent DİKTEPE/ KARABÜK, (DHA)
    03.05.2011 - 14:18 | Son Güncelleme:

    TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin Türkiye’de basının, görevini Basın Ahlak Yasası çerçevesinde özgürce yapma imkanına sahip olduğunu belirterek, "Yeter ki bu sınırlar zorlanmasın. Ve basın mesleği başka amaçlar için istismar edilmesin, kullanılmasın. 301’den dolayı hakkında soruşturma açılan, tutuklu olan ve dava olan gazeteci kalmadı. Geçmiş ile kıyasladığımız da bugün basın özgürlüğü alanında daha öndeyiz, eksikler varsa giderilir" dedi.

    Dün, seçim bölgesi Karabük’e gelerek ziyaretlerde bulunan TBMM Başkanı ve Ak Parti Karabük milletvekili adayı Mehmet Ali Şahin, bugün de esnaf ziyaretlerine devam etti. Hürriyet Caddesi’nde esnafı ziyaret eden Şahin ile selamlaşan vatandaşlar, işsiz çocukları için iş istedi. Şahin, gazetecilerin, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yapılan operasyonla ilgili sorusuna şu karşılığı verdi:

    "Yapılan bu operasyonun adli bir operasyon olması lazım. Yargı herhangi bir suç ihbarı karşısında hareketsiz kalamaz. Görevi neyse onu yerine getirecektir. Ancak seçim öncesi yapılmış olması kamuoyunda bir takım tepkilere de neden oldu. Ama yargı organlarının takdiridir. Birşey söyleyecek değilim. Nitekim Kültür ve Turizm Bakanımız İzmir Milletvekili adayı Sayın Günay, bu konu ile ilgili görüşlerini dün kamuoyu ile paylaşmış. Sonucu bekleyeceğiz. Herhalde bir takım usulsüzlükler tespit edilmiş olmalı ki bazı yargısal faaliyetlerde bulunulmuş, gözaltılar olmuş. Yargı organları kimseden talimat almazlar. Hakimlerimiz ve savcılarımız bağımsız ve tarafsız görev yapmak durumundadırlar. Ne yasama organından, ne de yürütme organından talimat alarak iş yapmazlar. İşin gereği de böyledir zaten. O bakımdan biz yasama organının üyeleri olarak, yasama organının başkanı olarak ben ve hükümetimiz bu konuyla ilgili herhangi bir adım atacak değiliz. Çünkü yargı bağımsızdır."

    Gazetecilerin, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü hatırlatması üzerine Şahin, "Basın demokratik ülkelerde en önemli güçlerden biridir. 4’üncü kuvvet olarak değerlendirilir. Vatandaşların haber alma hakkını sağlayarak, kamu oyunu aydınlatma ve olan bitenlerden haberdar etme gibi çok önemli bir kamusal görev yapıyorlar. Basının özgür olduğu ve basının da Basın Ahlak Yasası’na uygun hareket ettiği sürece demokratik ülkelerde basınla ilgili herhangi bir olumsuzluk olmaması ve yaşanmaması gerekir. Bugün dolayısıyla tüm basın emekçilerinin Basın Özgürlüğü Günü’nü yürekten tebrik ediyorum" dedi. Şahin tutuklu gazetecilerle ilgili olarak ise, şöyle konuştu:

    "Gazetecilerin tutuklanması ne yasama organının bir kararıdır, ne de yürütme organının. Tamamen bağımsız yargı organlarının bir kararıdır. Türkiye de kuvvetler ayrılığı ilkesi var yasama, yürütme ve yargı ayrı ayrı organlardır. Türkiye de yargı bağımsızdır ve tarafsızdır. Yargı organlarının faaliyetlerinin hesabını ne Meclis’ten, ne de hükümetten sormanın doğru olmadığı kanaatindeyim. Tutuklanan iki gazeteci ile ilgili savcılık bir iddianame hazırlayarak dava açmış değil. Hangi nedenlerle tutuklandığını doğrusu bilmiyoruz. İddianame hazırlandığında hangi sebeplerle hazırlandığını öğrenmiş olacağız. Bu bakımdan şimdiden davanın içeriğini biliyormuş gibi değerlendirme yapmak yanlış olur. Bir gazeteci de, bir basın mensubu da mesleğinin dışında başka bir nedenle suç işlemiş olabilir. O bakımdan tüm basın mensupları hata yapmazlar, suç yapmazlar diye bir değerlendirmeye katılmıyorum. O bakımdan iki gazetecinin tutuklanmış olmasından dolayı ’Türkiye’de basın özgürlüğü yoktur’ diye bir değerlendirmeyi haksızlık olarak görüyorum. ABD’de yayınlanan Türkiye’de basın özgürlüğüyle ilgili raporu da pek isabetli görmediğimi de ifade etmek istiyorum."

    YETER Kİ SINIRLARI ZORLAMASIN

    301’inci maddeden tutuklu gazeteci olmadığını ifade eden Şahin, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    "Türkiye’de basın, görevini Basın Ahlak Yasası çerçevesinde özgürce yapma imkanına sahiptir. Yeter ki bu sınırlar zorlanmasın. Ve basın mesleği başka amaçlar için istismar edilmesin, kullanılmasın. 301’den dolayı hakkında soruşturma açılan, tutuklu olan ve dava olan gazeteci kalmadı. Geçmiş ile kıyasladığımız da bugün basın özgürlüğü alanında daha öndeyiz, eksikler varsa giderilir. Uygulamadan kaynaklanan bazı sorunlar olabilir. Uygulamayı yapacak olan yargı organlarıdır. Yargı mensuplarıdır."

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı