Gündem Haberleri

    Şahidi kim susturdu

    Hürriyet Haber
    26.01.2002 - 00:00 | Son Güncelleme:

    ‘SU testisi su yolunda kırılır’ sözüne en cuk oturan bir isim de önceki sabahki suikastla cehennemi boylayan Lübnanlı savaş ağası Elyas Hubeyka'ydı.Ne münasebet, tabii ki Allah taksiratını affetsin falan demiyorum. Dehşet bir katil için de Rabb'a mağfiret dileyerek günaha girecek değilim.Ancak kabul, bu su testisi öyle çabuk kırılmadı. Yalakta parçalanana dek, yirmi yıl boyunca her çeşmede doldu. Tüm Ortadoğu musluklarına ağzını dayadı.Önce İsrail ‘Mossad’ı hesabına çalışıp, çoluk, çocuk ve bebe, 1982'deki o insanlık suçu Sabra ve Şatilam kıyamında yüzlerce Filistinliyi kurşuna dizdi.Sonra pat, aniden gömlek değiştirip Suriye ‘Muhaberat’ına transfer oldu.Cinayetler dizisine yenilerini ekledi. Saddam'la flörtü de unutmadı.Düne kadar aynı kaba def-i hacet eylediği diğer milisleri ise satıverdi.Neyse, Beyrut'un Hazmiye banliyösünde patlayan bombayla herifçioğlu öyle bir uçmuş ki, morgun en uzman otopsi cerrahı dahi parçaları yapıştıramazmış.Eh, cenaze levazımatçısı işin üstesinden gelir ve kutuya diziverir.Yallah, Elyas efendi yallah, şimdi zebanilere hesap ver bakalım.* * *TAMAM, her melanete bulaşmış olan o ‘Lübnan Kuvvetleri’ adlı paralı asker güruhunun şefi Hubeyka'nın mortoyu çekmesiyle dünya bir çirkeften kurtuldu.Buraya kadar her şey iyi. Dediğim gibi, cehenneme kadar yolu var.Fakat olayın esas püf noktası, bambaşka bir yerde düğümleniyor.Söyleyin, ‘şahid’i kim susturdu?* * *EVET, Elyas Hubeyka bir şahitti ve de üstelik, en önemli şahitti.Çünkü, uluslararası hukuk tartışmasına girmeden anlatayım, Sabra ve Şatila katliamlarını düzenlettirmiş olan şimdiki İsrail Başbakanı Ariel Şaron, nam-ı diğer ‘Beyrut Kasabı’, teorik olarak, yakında Brüksel adaletinde yargılanacak. Ve, Hubeyka geçen hafta düzenlediği basın toplantısında Belçika başkentine giderek tanıklık yapacağını duyurmuştu. Üstelik, Beyrut'ta görüştüğü aynı ülke senatörü Josy Dubie'ye, 1982 kıyamında cellat olarak kendisinin değil, İsrail'in kamyonlarla taşıdığı Güney Lübnan milislerinin kullanıldığını öne sürmüştü.Burada duralım. Çünkü, zaten hayatı boyu entrika çevirmiş olan kanlı cani, temize çıkmak ve suçu başkasına yüklemek için yine palavra atmış olabilir.Evet, atmış olabilir ama şu kesin: Her iki durumda da Davudi yıldızlı devlet, özellikle Şaron temiz değil.Elyas Hubeyka, Brüksel yargı organı önünde şunu da söylese, bunu da söylese, bir yerden sıyırtacak olan gerçek, mutlaka İsrail'e dokunacak. Eh, ‘Mossad’ gizli servisinin şöhreti de zaten malum, dolayısıyla önceki sabah Hazmiye mahallesinde infilak eden bombanın fitilini kimin tutuşturduğu hakkında bir tahminde bulunmak için ‘cingöz hafiye’ olmak gerekmiyor.Kaldı ki, Tel Aviv'in suikastle hem Lübnan'a, hem de onun ağababası Suriye 'ye, ‘dikkat et, kolum uzun’ işaretini vermek istediğini söylemek münkündür. Bu yüzden, eylemi Kıbrıs'ta üstlenen asparagas örgütü bir kalem geçelim.* * *ANCAK, İsrail yalnızca bir varsayım. En önemlisi, ama kesin addedemeyiz.Addedemeyiz, çünkü başta Şam, gerek Sabra ve Şatila katliamına arkadan karıştıkları; gerekse Lübnanlı caniyle beraber binbir kumpas tezgahladıkları için, Hubeyka'nın ‘şahitliğini’ istemeyen tek ülke Yahudi Devleti değil ki.Herkesin aynı anda herkesin adamı ve düşmanı olduğu o vıcık vıcık Ortadoğu'da kimin eli kimin cebinde ve kimin kaması kimin böğründe, kolay bilinemez.Nitekim, Elyas Hubeyka, su testisi su yolunda kırılır ve siz sanırsınız ki, sorumlu şudur. Bir bakarsınız, bu çıkar. Falanca dersiniz, filanca sırıtır.Ama ‘şahit’ susturulur, çünkü cürüm çok büyüktür ve suç çok boyutludur.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı